<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aleyna Yenigün, Author at Mercek Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/aleynayenigun/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/aleynayenigun/</link>
	<description>KTÜ Girişimcilik ve Pazarlama kulübüne ait dergidir.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 18 Jun 2023 09:12:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2020/03/cropped-LOGOSSS-e1585067809948-32x32.png</url>
	<title>Aleyna Yenigün, Author at Mercek Dergisi</title>
	<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/aleynayenigun/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hikayesi Olan Şarkılar Part 2</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/hikayesi-olan-sarkilar-part-2/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/hikayesi-olan-sarkilar-part-2/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aleyna Yenigün]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 15 May 2023 09:40:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=5243</guid>

					<description><![CDATA[<p>Müziğin uçsuz bucaksız manzarasında, melodi ve sözlerin ötesine geçen bazı şarkılar vardır. Ruhlarımızın derinliklerinde yankılanan masallar örerek derin bir anlatı taşırlar. Bu Hikayesi Olan Şarkılar yazısında, aşk, dostluk, yas, hüsran ve çaresizlik duygularını ortaya çıkaran iki şarkıyı keşfederek samimi bir yolculuğa çıkıyoruz. Samimiyet ve duyguyla, bu şarkıların ardındaki anlatıları incelerken, aynı zamanda sanatsal icralarına eleştirel bir bakış açısı sunuyoruz. Müziğin gücünün ve anlatması gereken hikayelerin büyüsüne kapılmaya hazır olun!</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/hikayesi-olan-sarkilar-part-2/">Hikayesi Olan Şarkılar Part 2</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="has-medium-font-size wp-block-heading">AHMET KAYA – MAHUR BESTE ŞARKISININ HİKAYESİ</h2>



<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-spotify wp-block-embed-spotify wp-embed-aspect-21-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Spotify Embed: Mahur" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/track/2Sa2Bd3iBMxJro6TGndoMn?si=7be7fab181a14c67&#038;utm_source=oembed"></iframe>
</div></figure>



<p>Hikayesi olan şarkılara Mahur Beste şarkısıyla başlamak istiyorum ve emin olun, tüyleriniz diken diken olacak.</p>



<p><strong><em>“O Mahur Beste çalar,</em></strong></p>



<p><strong><em>Müjganla ben ağlaşırız.”</em></strong></p>



<p>Şiir sahibi Atilla İlhan’dır.</p>



<p>Atilla İlhan’ın yazdığı Kaya’nın seslendirdiği Mahur Beste şiirinin bu mısralarını, eminim ki hepiniz bir yerlerde dinlemişsinizdir.</p>



<p>Kaya’nın ham duygu yüklü tınılı sesi, bu melankolik mısralar ile buluşarak müzik aleminde zamanın ötesine geçip ruhumuzun en derin köşelerine dokunarak ölümsüzlük kazanmıştır.</p>



<p>Peki, bu şarkı Müjgan adında bir kadına mı yazılmıştır? Kaybettiği, yollarını ayırdığı, iki tarafın da bildiği bir besteyi dinlerken Müjgan’ın da dinlediğini düşünerek mi yazılmıştır?</p>



<p>Hayır dostlarım, bu şarkının altında bu kadar hafif bir hikâye yok ne yazık ki, daha derin, daha hissedilmeye mecbur bırakılan bir hikâye var.</p>



<p>Gelin bakalım bu hikâye nasıl başlamış?</p>



<p>1960’lı yıllarda Türkiye’ de sömürgeciliğe karşı devrimci bir dalgalanma sonucu 27 Mayıs 1960 tarihinde asker yönetime el koydu. Ve bununla birlikte Başbakan Adnan Menderes, Dış İşleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam edildi.</p>



<p>Bu idamların ardından Türkiye’de sağ ile sol gruplar arasındaki çatışmalar alevlenmeye başladığı 1970 yılında Deniz Gezmiş, Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan ile birlikte Ankara&#8217;da Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu&#8217;nu (THKO) kurdu.</p>



<p>Bundan 1 yıl sonra takvim 1971 Ocak ayını gösterirken, Ankara’da THKO adına bir bankada soygun gerçekleştirildi.</p>



<p>Diyeceksiniz ki, bu hikâyenin bu şarkı ile ne ilgisi var?</p>



<p>Devam ediyorum o zaman. Soygunun ardından halihazırda haklarında yakalanma kararı olan Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan hakkında “vur emri” verildi.</p>



<p>6 Mayıs 1972’de Atilla İlhan; Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idam haberini o sırada Karşıyaka’dayken radyodan öğrendi.</p>



<p>Üç devrimci fidanın hayatını kaybettiği haberini aldıktan sonra aynı gün vapurla İzmir’e geçerken Mahur Beste’nin ilk dizelerini yazdı.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="703" height="440" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2023/05/adsaef.jpg" alt="" class="wp-image-5245" srcset="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2023/05/adsaef.jpg 703w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2023/05/adsaef-300x188.jpg 300w" sizes="(max-width: 703px) 100vw, 703px" /></figure>



<p><strong><em>“Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı</em></strong></p>



<p><strong><em>Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı</em></strong></p>



<p><strong><em>Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı</em></strong></p>



<p><strong><em>Gittiler akşam olmadan ortalık karardı”</em></strong></p>



<p>Ve vapurdan indikten sonra rıhtım boyunca yürürken diğer dizeler de düştü aklına;</p>



<p><strong>“Gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız</strong></p>



<p><strong>Yalnız kederli yalnızlığımızda sıralı sırasız</strong></p>



<p><strong>O mahur beste çalar müjganla ben ağlaşırız&#8221;</strong></p>



<p>Gelelim müjgan konusuna, ‘müjgan’ eski dilde ‘kirpik’ demektir.</p>



<p>Atilla İlhan ‘müjganla ben ağlaşırız derken aslında bu üç devrimci genç yaşında yaşamın nurundan koparılarak idam edildiğinde döktüğü göz yaşlarının ruha dokunan bir aktarımını yapıyor bize.</p>



<p>Şimdi hepimiz mısraların sayesinde bu üç ismi sonsuza kadar anacağız Atilla İlhan, sanatın günümüzce değersizleşmesinin yanında bu ölümsüz hikayeleri, dokunulmaz sanatınla ardında bıraktığın için teşekkür ederiz.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="650" height="360" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2023/05/WhatsApp-Gorsel-2023-05-14-saat-02.42.43.jpg" alt="" class="wp-image-5246" srcset="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2023/05/WhatsApp-Gorsel-2023-05-14-saat-02.42.43.jpg 650w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2023/05/WhatsApp-Gorsel-2023-05-14-saat-02.42.43-300x166.jpg 300w" sizes="(max-width: 650px) 100vw, 650px" /></figure>



<h2 class="has-medium-font-size wp-block-heading">CEM KARACA – CEVİZ AĞACI ŞARKISININ HİKAYESİ</h2>



<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-spotify wp-block-embed-spotify wp-embed-aspect-21-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Spotify Embed: Ceviz Ağacı" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/track/7pxLdHzMSmGlp7GTpO3b1j?si=d41bd6d8f7a144f2&#038;utm_source=oembed"></iframe>
</div></figure>



<p>Dinlenilecek listelerinin birincisi benim gönlümde bu şarkı, hikayesi olan şarkılarda ise aslında hikayesi olduğu sanılan şarkı denilebilir, bekleyin göreceksiniz. 🙂</p>



<p>Şiir Nazım Hikmet tarafından kaleme alınmıştır.</p>



<p>Rivayete göre, Nazım Hikmet’in kaçak olarak köşe bucak her yerde polisler tarafından arandığı zamanlarda aklına güzel sevgilisi Piraye düşüverir.</p>



<p>Nazım, güvendiği bir arkadaşı vesilesi ile Piraye’ye haber gönderir ve her zaman buluştukları Gülhane Park’ındaki ceviz ağacının altında buluşmak istediğini söyler.</p>



<p>Günü geldiğinde Nazım, ceviz ağacının altındayken ve daha Piraye gelmemişken polislerin geldiğini görür ve çabucak ağaca tırmanır. Polisler Nazım’ın orada olacağını öğrenmiş yakalamak için her yere doluşmuşlar. Derken Piraye de gelmiş ceviz ağacının altına. Beklemiş durmuş fakat Nazım ona hemen üstünde olduğunu belli edememiş çünkü Piraye’nin de polisler tarafından izlendiğini bildiğinden en ufak bir hareketi ile yakalanacağını biliyormuş.</p>



<p>Bekler dururken o dizeleri yazmaya başlamış Nazım Hikmet;</p>



<p><strong><em>&#8221;Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda</em></strong></p>



<p><strong><em>Budak budak serham serham ihtiyar bir ceviz</em></strong></p>



<p><strong><em>Ne sen bunun farkındasın ne polis farkında</em></strong></p>



<p><strong><em>Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı’nda&#8221;</em></strong></p>



<p>Şimdi bu aşk ve çaresizlik kokan hikayenin asılsız olduğunu üzülerek dile getirmeliyim. Bu hikayenin asılsız olduğu kanıtlanmıştır. Fakat gelin beraber Nazım Hikmet’in neden böyle bir şiir yazdığını anlamaya çalışıp kendimiz yazalım hikayeyi.</p>



<p>Nazım Hikmet’in hayatının büyük bir bölümü sürgün ve polislerden kaçarak geçmiştir. O çok acı çekmiş, sevdiğinden, en önemlisi de memleketinden uzakta yaşayıp ölmesi onun için yeterli bir ıstırap olmuştur.</p>



<p><strong><em>“Başım köpük köpük bulut</em></strong></p>



<p><strong><em>İçim dışım deniz</em></strong></p>



<p><strong><em>Ben bir ceviz ağacıyım, Gülhane parkında</em></strong></p>



<p><strong><em>Budak budak, serhan serhan</em></strong></p>



<p><strong><em>İhtiyar bir ceviz</em></strong></p>



<p><strong><em>Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında”</em></strong></p>



<p>Aslında Nazım Hikmet; memleketinden bu kadar uzaktayken bile kendini o şehrin ağacının, denizinin, bulutunun yerine koyarak, şehrin köklerine kadar inerek onu ruhunda hissettiğini söylemek istemiş bize.</p>



<p>Ben oradayım diyor, hissediyorum diyor ama ne sen bunun farkındasın ne de polis farkında!</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="770" height="440" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2023/05/WhatsApp-Gorsel-2023-05-14-saat-02.42.19d.jpg" alt="" class="wp-image-5247" srcset="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2023/05/WhatsApp-Gorsel-2023-05-14-saat-02.42.19d.jpg 770w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2023/05/WhatsApp-Gorsel-2023-05-14-saat-02.42.19d-300x171.jpg 300w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2023/05/WhatsApp-Gorsel-2023-05-14-saat-02.42.19d-768x439.jpg 768w" sizes="(max-width: 770px) 100vw, 770px" /></figure>



<p>Aslında bununla hem mutlu olurken hem de üzülüyor. Polislerin pençelerinden uzaktayken ben ceviz ağacıyım diyor ama sevdiğinin de fark etmediğini bilerek yine derin bir üzüntü yaşıyor. Şarkıyı dinlerken hem kalbimi okşayan bir huzur, hem de bileklerimi kelepçeleyen bir çaresizlik hissiyle baş başa kalıyorum, tam da Nazım Hikmet’in hissettiği gibi.</p>



<p><strong><em>“Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var</em></strong></p>



<p><strong><em>Yüz bin elle dokunurum sana İstanbul’a</em></strong></p>



<p><strong><em>Yapraklarım gözlerimdir şaşarak bakarım</em></strong></p>



<p><strong><em>Yüz bin gözle seyrederim seni İstanbul</em></strong></p>



<p><strong><em>Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım”</em></strong></p>



<p>Şiddetli bir fırtına gibi, mısralar derin bir ıstırabın özünü yakalayarak kederle yankılanıyor. Şair, özenle seçilmiş sözcükler ve çağrışım yapan betimlemelerle, hayatın kötü oyunlarının karşısında zihnindeki hislerin ağırlığıyla yüklenmiş, yaralı bir ruhun portresini çiziyor. Her satır, hüznün ağırlığını taşıyıp okuyucunun kalbinde yankılanan melankolik notaları güçlendiriyor.</p>



<p>Yine de umutsuzluğun gölgeleri arasında, beklenmedik bir neşe parıltısı var. Fırtına bulutlarını delen kırılgan bir ışık demeti gibi, şiir beklenmedik mutluluk ve iç huzurun anlarını ortaya koyuyor. Nazım, en karanlık zamanlarda bile bulunabilen göz kamaştırıcı güzelliği, insan ruhunun dayanıklılığını nazik bir şekilde hatırlatarak ustalıkla ortaya çıkarmış. Bu mısralarda neşe ve memnuniyet, duyguların halısıyla iç içe geçerek, okuyucunun ruhunu aydınlatan ince bir ışıltı saçıyor.</p>



<p>Benim en sevdiğim şarkılardan biri olan Ceviz Ağacı şarkısı, hatıralarımda hem Nazım’ın ceviz ağacının üstündeyken Piraye’yi yukarıdan izlediği görüntüsünü, hem de memleketine olan hasretini o memleketin ağacı, denizi olduğu düşüncesiyle hafifletmeye çalıştığı gerçeğini hatırlatacak.</p>



<p>Dilerim ki bundan sonra memleketimin hiçbir vatandaşı, memleketine hasret bırakılmak zorunda kalmaz.</p>



<p><strong><em>“Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında</em></strong></p>



<p><strong><em>Yapraklarım suda balık gibi, kıvıl kıvıl</em></strong></p>



<p><strong><em>Yapraklarım ipek mendil gibi, tiril tiril</em></strong></p>



<p><strong><em>Kopar ver gözlerimin gülüm yaşını sil</em></strong></p>



<p>Okuduğunuz için teşekkür ederim. “</p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/10/958C0300-0F33-47F4-8455-664ADED1D710-scaled.jpeg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/aleynayenigun/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/hikayesi-olan-sarkilar-part-2/">Hikayesi Olan Şarkılar Part 2</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/hikayesi-olan-sarkilar-part-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sevgiliye Gönderilecek Hikayesi Olan Şarkılar</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sevgiliye-gonderilecek-hikayesi-olan-sarkilar/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sevgiliye-gonderilecek-hikayesi-olan-sarkilar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aleyna Yenigün]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Apr 2023 13:17:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=5190</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Hikayesi olan şarkılar&#8221;a benim favorim olan, Anadolu Rock dünyasının biriciği, Erkin Koray tarafından seslendirilmiş Cemalim türküsü ile başlamak istiyorum. Cemalim türküsünü hikayesinin yanı sıra Erkin</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sevgiliye-gonderilecek-hikayesi-olan-sarkilar/">Sevgiliye Gönderilecek Hikayesi Olan Şarkılar</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&#8220;Hikayesi olan şarkılar&#8221;a benim favorim olan, Anadolu Rock dünyasının biriciği, Erkin Koray tarafından seslendirilmiş Cemalim türküsü ile başlamak istiyorum.</p>



<p>Cemalim türküsünü hikayesinin yanı sıra Erkin Koray’ın sesinden dinlemek bile başlı başına benim için özel bir türkü haline getiriyor.</p>



<p>&nbsp;Lütfen hikayeleri şarkıları dinlerken okuyun.</p>



<p>Gelelim hikayaye,</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-spotify wp-block-embed-spotify wp-embed-aspect-21-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Spotify Embed: Cemalım" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/track/1Xq0htouVuHOkSJxM5DZHu?si=7d127175659240a5&#038;utm_source=oembed"></iframe>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Erkin Koray-Cemalım</strong></h2>



<p>Türkü ismini, Ürgüp’te yaşayıp öldürülen Cemal’in isminden alıyor. Türkü Cemal’in karısı Şerife tarafından yakılan bir ağıttır.</p>



<p>14-15 yaşlarında Cemal ile evlenmiş Şerife huzurla geçen birkaç yıllık evliliği, bir erkek çocuğunun doğumunun ardından Cemal’in öldürülmesiyle son bulmuştur.</p>



<p>Şerife kocasının ölümünün ardından bir oğluyla ortada kalmıştır.</p>



<p>Ürgüp’ün Karlık köyünün varlıklı bir ailesinden olan Cemal, nedeni bilinmeyen bir sebepten düşman ediniyor. Kır atı ile Ürgüp’ten kaçmaya çalışan Cemal atının sekişinden tanınarak yakalanıp kalleşlikle öldürülüyor.</p>



<p><strong><em>“Ürgüp’ten de çıktığımı görmüşler,</em></strong></p>



<p><strong><em>Kır atımın sekişinden bilmişler.”</em></strong></p>



<p>Herkesçe sevilen Cemal’in ölümüne üzülmeyen kalmaz. Eşi Şerife acılarını, yaktığı ağıt ile belki hafifletmeye çalışmış, belki de kalleşlikle öldürülen kocasının hikayesini yaşatmak istemiştir. Kim bilir?</p>



<p><strong><em>“Cemalım cemalım, algın cemalım,</em></strong></p>



<p><strong><em>Al kanlar içinde kaldın cemalım.”</em></strong></p>



<p>Fakat bu sırada Şerife’nin kaderi henüz son hamlesini yapmamıştır. Şerife en sonunda da yetim kalan oğlu Mustafa’yı hasat zamanı atın tepmesi sonucu toprağa vermiştir.</p>



<p><strong><em>“Kır atıma cemin konağı tutmaz,</em></strong></p>



<p><strong><em>Oğlun da pek küçük yerini tutmaz. “</em></strong></p>



<p>Dizelerini sözlerken Şerife, ne yazık ki oğlunun da yerinin boş kalacağını bilmiyordu. Şerife kocasının ölümünün ardından Cemal’in amcası olduğu, yeğeni Hayrullah ile evlenmiştir.</p>



<p>Bu yüzden Cemal’in ölümü Hayrullah’ı da fazlasıyla etkilemiştir. Hayrullah&#8217;ın, Ürgüp’lü Refik Başaran’a “Herkese bir türkü okudun ama bana okumadın.” diye sitem etmesinden sonra Cemalım türküsünü okur.</p>



<p>Hayrullah, Şerife’nin türkünün her çalışında gözünden damla damla yaşlar akıtmasını, Cemal’i bir türlü unutamamasını her zaman anlayışla karşılamıştır.</p>



<p>Dilerim ki kimsenin kaderi böyle örmez ağlarını ve dilerim herkesin hayatında Şerife gibi gönülden bağlanıp unutmayan, Hayrullah gibi de sevgisini anlayışla gösteren insanlar var olur.</p>



<p>Hikayesi olan şarkılar ne yazık ki hikayelerini öğrendikten sonra kalbimizde bir sızı ile dinlememize neden oluyorlar.</p>



<p>Hikayesi olan şarkılar, onlara kendi hikayemizin anlamını yüklemeye engel olduğu gibi aynı zamanda dokunulmaz da oluyorlar.</p>



<p>O zaman gelelim, Kaan Tangöze yaşadığı halde, asla konserlerde duyamayacağınız o şarkıya.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-spotify wp-block-embed-spotify wp-embed-aspect-21-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<iframe title="Spotify Embed: Bal" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/track/7x76RN4ZCsw5DxT8LOmexq?si=acdb48b124a242e1&#038;utm_source=oembed"></iframe>
</div></figure>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Duman-Bal</strong> </h2>



<p>Kaan Tangöze, Duman grubunun solistidir. Kaan Tangöze 2002 yılında çıkan ‘bal’ şarkısını 1995’te sevgilisi Ahu Paşakay’a yazmıştır. İkisi mutlu bir beraberlik yaşadılar.</p>



<p><strong>“Aşkım sen benim canımsın,</strong></p>



<p><strong>Kanıma karışmış kanın.”</strong></p>



<p>Bal şarkısı, ‘Belki Alışman Lazım’ albümünün içerisinde yer alan bir şarkıdır. Albümün lansman gecesinden önce Ahu ile Kaan bir tartışma yaşamıştır. Ahu bu tartışma sonrasında geceyi terk ederek oradan ayrıldı.</p>



<p><strong>“Söyle kimlerden kaçarsın,</strong></p>



<p><strong>Boşuna durmadan ağlarsın.”</strong></p>



<p>Lansman gecesi Kaan Tangöze ‘bal’ şarkısını söylerken gözleri bir yandan da geldi mi, dinliyor mu diye Ahu Paşakay’ı arıyordu. Oysaki Ahu bal şarkısı söylendiği esnada evde kendini elbise dolabının demirine asarak intihar etmiştir.</p>



<p><strong>“Neredesin… Sevgilim…</strong></p>



<p><strong>Söyle neredesin, bal!”</strong></p>



<p>&nbsp;Bunu öğrenen Tangöze, 15 gün boyunca kimseyle görüşmemiştir.</p>



<p>&nbsp;Söylediğim gibi, kader bazen bize acı tesadüfler yaşatır fakat en büyükleri kayıplarla sonlananlardır.</p>



<p>Kaan Tangöze, sevgilisinin intiharından belli bir süre sonra, hayranlarının ‘bal’ şarkısını söylemesinin ısrarı üzerine parmağını gökyüzüne doğrultup, sırtını seyircilere dönerek şu dizeleri okumuştur;</p>



<p><strong>“Neredesin… Sevgilim…</strong></p>



<p><strong>Söyle neredesin bal.</strong></p>



<p><strong>Artık sen benim canımsın,</strong></p>



<p><strong>Canlı kalan tek yanımsın.”</strong></p>



<p>Ve orada ‘bal’ şarkısını da sevdiği kadın ile birlikte kalbine gömmüştür.</p>



<p>Kimseden barışmadan uzaklaşmayın, sevdiklerinize her fırsatta sevdiğini söyleyin ve hissettirin, en önemlisi de; ölümden daha acı olmayan hiçbir şey için birbirinizi kırmayın.</p>



<p>Okuduğunuz ve dinlediğiniz için teşekkür ederim, serinin devamı gelecektir.</p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/10/958C0300-0F33-47F4-8455-664ADED1D710-scaled.jpeg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/aleynayenigun/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sevgiliye-gonderilecek-hikayesi-olan-sarkilar/">Sevgiliye Gönderilecek Hikayesi Olan Şarkılar</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sevgiliye-gonderilecek-hikayesi-olan-sarkilar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sesimi Duyan Var mı?</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sesimi-duyan-var-mi/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sesimi-duyan-var-mi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Onur Yağmur, Rüveyda Şanlı, Nazlıcan Varan, Nida Yaşılak, Çiğdem Bora, Satınur Emir ve Aleyna Yenigün]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Mar 2023 16:59:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Seslendirilmiş Yazılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=5138</guid>

					<description><![CDATA[<p>Değerli Mercek Dergisi okurları ve KTÜ Girişimcilik ve Pazarlama Kulübü üyeleri, 06.02.2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremden kulüp ve dergi olarak bizler de etkilendik. Tüm ülkemizi derinden etkileyen bu olayın ardından dergi ekibi olarak hislerimizi, yaşadıklarımızı bir kez daha kâğıda dökme kararı aldık ve “Sesimi Duyan Var Mı?” yazısını oluşturarak o anları anlattık. Bu vesileyle bir kez daha tüm ülkemizin başı sağ olsun diyoruz ve işte yazarlarımızın hisleri ile sizleri baş başa bırakıyoruz…</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sesimi-duyan-var-mi/">Sesimi Duyan Var mı?</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="has-medium-font-size wp-block-heading"><strong><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/onuryagmur/">Onur Yağmur</a> | Kahramanmaraş</strong></h2>



<p>06.02.2023 / 04.17 / Kahramanmaraş</p>



<p>Uykusu çok ağır olan bir insan olarak derin bir uğultu, kapı gıcırdaması gibi bir sallantı ve ailemin çığlıkları eşliğinde gözlerimi açmıştım. Başta başım dönüyor sandım. Kaldığım odadan çıkıp ailemin yanına gitmek, yürümek bile çok zordu benim için. Sevdiğim insanların en korktukları halini gördü gözlerim. Yukarıdan kafama düşen beton parçaları neyin ne olduğunu anlamamı sağladı. Annem ve kardeşime sarıldım, öleceğiz sandım ve sakince beklemeye başladım…</p>



<p>Gündüz yaşadığımız ikinci depremde baktığım duvarların arkasını görmemin ardından tedirginliğim ise artıyordu. Dışarıda yıkılan bina seslerini duymam ise iyiden iyiye korkutmuştu. Evlerimizden kaçışımızın ardından itfaiyeye sığınmıştık. Orada gördüklerim yaşımı biraz daha büyüttü. Kuru ekmek için birbirini ezen insanlar, sandalyesini ayağı kırık bir insan ile paylaşamayacak kadar gaddar olanlar, 6 kişinin iki battaniye ile oturduğu ortamda tek başına iki yorgan sahibi olanlar… Anladım ki herkes kendisini düşünüyor. Uzaklardan bize yardım tırları gönderenlerin yanında, yardım tırlarını gizlice kendi lehine boşaltanlar da var bu hayatta. 6 Şubat günü lahmacun yemeyi planlamıştım, bir parça kuru ekmeğe şükrettim; o gün üniversite ders seçimim vardı ama yapamadım; misafir olduğum Kahramanmaraş’ı gezecektim, sadece yaşadığıma şükrettim; 7 şubatta çok sevdiğim Malatya’ya dönecektim, memleketimin halini bile göremedim. 3-4 gün sonra karanlık, yağmalanmış bir otogardaydım. Pis bir koku vardı. Garaja gelen nadir otobüslerden bir tanesiydi, daha kapıdan girmeden herkesin yalvar yakar binmek istediği. Kahramanmaraş otogar manzarası çok güzeldir, geceleri şehrin ışıkları çok güzel görünür. Orası o gece duman altı ve şehirde tek bir ışık yok… Onur Yağmur, o gün kendi memleketlerinden Trabzon’a kaçtı…</p>



<h2 class="has-medium-font-size wp-block-heading"><strong><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/ruveydasanli">Rüveyda Şanlı</a> | Malatya</strong></h2>



<p>Van depremini hatırlıyorum. Hemen sonrasında Malatya&#8217;da da küçük depremler olmuştu sanırım. O zamandan kalan bir deprem korkum vardı. Hatta lazım olur diye düdüklü bir anahtarlık almıştım o günlerde. Hep yanımda bulundururum. Şu an bile yanımda. Ama 6 Şubat’ta yanımda değildi.</p>



<p>Alışkanlıktan sık aralıklarla bulunduğum ortamda deprem olursa yaşam üçgenini nerede, nasıl oluştururum diye planlar yaptım hep. Ama 6 Şubat’ta yapamadım, sadece bekledim.</p>



<p>Yıllarca hazırlıklı olduğum şeye en savunmasız halimle yakalandım. En güvende hissettiğim yerde, evimde, en büyük korkuyu yaşadım. Ve gün sonunda birçok şeyimi kaybettim.</p>



<p>Şu an hem acımı yaşıyorum, hem kendimi iyileştirmeye çalışıyorum hem de yeni bir hayat için yeni planlar yapıyorum. Hayat beni, bizi beklemiyor. Kısaca&nbsp;devam&nbsp;ediyorum.</p>



<h2 class="has-medium-font-size wp-block-heading"><strong><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/cigdembora">Çiğdem Bora</a> | Tekirdağ</strong></h2>



<p>Her şeyden habersiz, bir günü daha bitirmiştik. Sonraki güne merhaba demek için yine kapatmıştık gözlerimizi. Ama bu bazılarının son gözlerini kapatışları olacağını kimse bilemezdi. Saat tam 04.17’yi gösteriyordu. Gece gerçekleşen ve ülkemizde derin yaralar bırakan bir felakette uyanışımızın birinci günü… O güne uyanışımın ve arkasından gelen kötü haberlerin karşısındaki şaşkınlığım, “neler oluyor” diyerek yataktan fırlayışım, nasıl bir güne uyanmaya çalıştığımın hafif sersemliği. TV’lerde, sosyal medyada, gazetelerde; can kayıpları, anne ve babaların yürek yakan haykırışları, enkazlardan çıkarılan yaralı insanlar, bir enkazdan diğer enkaza koşan yardım ekipleri. Tüm bu olanlar 6 şubatta… Bizim için, ülkemiz için kötü anılarla dolu olan 6 Şubat günü gerçekleşti.</p>



<p>Tüm ülke olarak ekranlardan gözümüzü ayırmadık, enkazdan çıkan, çıkarılmayı bekleyen insanlar için gece gündüz dualar ettik. Elimizden hiçbir şeyin gelmemesi, sadece uzaktan acılarına ortak olmaya çalışmamız daha da çok acıttı canımızı… Yaşanan tüm acıların dinmesi dileğiyle. Geçmiş olsun.</p>



<h2 class="has-medium-font-size wp-block-heading"><strong><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/nazlicanvaran">Nazlıcan Varan</a> | Eskişehir</strong></h2>



<p>Deprem olduğu sırada yakın arkadaşımla yaptığımız tatilden dönüyordum.</p>



<p>Otobüs oldukça sessizken etrafıma baktığım insanların uykulu hallerini görmekteydim. Ben de yarı uyanık vaziyette ve bir anda otobüsün ani fren yapmasıyla uyandım.</p>



<p>Etrafta çok fazla kar vardı, ben de yol kapandı zannetmiştim. Konuma baktığımda Eskişehir yolu üzerinde olduğumuzu gördüm. Bir anda otobüsteki bütün ekranlar açıldı ve yan tarafımda oturan adamın ekranında yanıp sönen kırmızı son dakika yazısı dikkatimi çekti.</p>



<p>Daha sonrasında adamın sıçrayarak kalktığını gözlemledim. Önümdeki ekran açılmıyordu ve aynı zamanda ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. İçimden şöyle bir şey geçirdim gerçekten çok kötü bir şey oldu galiba dedim ve bi anda yanımdaki adamın telefonla konuşmasına şahit oldum. Sadece şöyle bir cümle duydum. “Nerdesiniz, ölü var mı?“ O kadar korkunç bir cümle ki ne olduğunu anlamamakla birlikte aklıma gelen tek şey ailem oldu.</p>



<p>Annemle iletişime geçtim hemen ve sadece şunu söyleyebildim “Anne galiba büyük bir şey olmuş, iyi misiniz?“ Annem de yarı uykulu yoldan gelmemi beklediği için çok korkarak açtı telefonumu ve şunu söyledi; “kızım deprem olmuş sakin ol, anlamaya çalışıyorum” dedi, kapattı.</p>



<p>Sonra otobüsten ağlama sesleri geldi, telefonla konuşma sesleri yükseldi. Yalnızım ve depremin nerde olduğunu bile bilmiyorum, etrafımdakileri dinlemeye çalışıyorum. Sonra otobüsteki koridorda ayağa kalktım ve boş bir koltuk önünde de açık bir ekran gördüm hemen oraya doğru yöneldim ve anlamaya çalıştım Görür görmez kanım dondu ve buz gibi kesildim.</p>



<p>Sadece bir tane arkadaşım geldi aklıma Hatay’dan. Hemen onu aradım ve bana tek söylediği söz şuydu “Dışardaydım iyiyiz çıktık, Allahtan uyanıktık annemle babamı uyandırdık ve bir kaç mont alıp çıkabildik, şarjım çok az beni merak etmeyin ama sende dikkat et“ dedi. O yol nasıl bitti, o yoldan ben nasıl eve geldim gerçekten hatırlamıyorum ve benim için çok tedirgin edici bir yolculuktu.</p>



<p>Tam 2 gün sonra da bulunduğum şehirde yardımlar yapılmaya başlandı, bulunduğum şehirdeki stadyuma 3 gün yardıma gittim. Koliye her bir şey koyduğumda oradaki insanlara yardım ettiğimiz için mutlu, böyle bir felaket yaşandığı için içim buruktu.&nbsp; Yapabildiğim sadece daha fazla ne yapabilirim diye düşünmek ve elimden geleni yapmaya çalışmaktı. Çok üzüldüm, çok empati kurmaya çalıştım bu süreçte bir kez daha şükretmem gerektiğini anladım.</p>



<p>Bu süreçte yardım eden, enkazın altında belki de son umudu nefesiyken siz koca yürekli insanlar yer üstünde onların nefesi oldunuz. Döktüğünüz her alın teri için, uyumadığınız her gece için binlerce kez teşekkür ederiz. Tüm milletimize geçmiş olsun.</p>



<h2 class="has-medium-font-size wp-block-heading"><strong><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/nidayasilak">Nida Yaşılak</a> | Malatya</strong></h2>



<p>Annemin okula bağlı olayım diye, düşen dişlerimi ektiği ilkokulumun bahçesindeyim. Her yeri çocukluk anılarımla dolu. Bir yandan gözümde anılarım canlanırken, bir yandan halimize üzülüyordum&#8230;</p>



<p>Saat 03.46 korkuyorum, uyuyamıyorum. Dışarıda öyle bir yağmur var ki sanki üzerimize yıldırım düşecek gibi. Bizi koruyacak bir çatımız da artık yok. Evsiz kaldığım hiç bu kadar yüzüme çarpmamıştı. Bende yağmur ile birlikte gözyaşlarımı içime akıtıyorum. Dilimden düşmeyen dualar&#8230; Bu nasıl bir imtihandı? Tohum eker gibi insan ektik bu topraklara. Yazı yazayım derken deprem dakikaları geliyor gözümün önüne, şimdiye kadar hatırlamamak için kaçtığım anılar. Dün gibi aklımdaymış meğer, yüzümde süzülen sıcacık gözyaşlarım da dökülmek için bu anı bekliyormuş gibi. Kendimi hiç bu kadar çaresiz hissetmemiştim. Gecenin en puslu saatinde yıkılan evlerin çığlık atan insanların sesiydi duyduğum. Yan odadan bağıran annemin sesiydi.</p>



<p>Korkudan gözlerimi açamamıştım. Öyle şiddetliydi ki kalkamadım ayağa, “buraya kadarmış Nida” deyip ölümü bekledim. Bir şekilde çıktık dışarı, sonra da hep sokaklardayız. Karda, selde, fırtınada. Ve inanın bu anlattıklarım yaşadıklarımızın binde biri bile değil. Her şeyden korkar oldum. Karanlıktan, kapalı ortamdan, sessizlikten, çok sesten, binalardan, rüyalarımdan. Bu korkularımı nasıl atlatacağımı bilmiyorum. Kalbim ve ruhum evimin enkazındaydı ama bu süreçte yanımızda olmasalar bile, her anını bizimle geçiren, acılarımıza ortak olan, destek olmak için freni kopmuş gibi tır süren güzel yürekli ülkemin insanları ruhumu enkazdan çıkarmak için el uzattı. Bu süreçte yalnız olmadığımızı, unutulmadığımızı hissettirdiniz, bizlere güç kuvvet oldunuz. Bir mesajınız bile çok değerliydi. İyi ki varsınız…</p>



<h2 class="has-medium-font-size wp-block-heading"><strong><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/satinuremir">Satınur Emir</a> | Trabzon</strong></h2>



<p>Endişe&#8230; İnsanları zayıf düşüren bir duygu… İnsanı zayıf düşüren her duygu gibi, endişenin de kalpten geldiği düşünülür. Oysa öyle değildir, endişe kalpten değil akıldan gelir. İnsan ihtimaller dâhilinde düşünür. Olabilecekleri aklından geçirdikçe telaşı artar, o sebeple endişe akıl işidir. Endişeliyim, çünkü aklımda bir yığın düşünce var.</p>



<p>O… Şu an nerde… Ne yapıyor… Ne hissediyor… Korkuyor mu?</p>



<p>Ben… Korkuyorum… Onun için…</p>



<p>Haber gelmesini hem deli gibi bekliyorum, ufacık bir sese ihtiyacım var ama aynı zamanda gelecek haberden korkuyorum…</p>



<p>Siz, hiç yediğiniz ekmekten utandınız mı, boğazınızdan geçen çorbadan utandınız mı? Ben utandım. Yemeği bıraktım. Yardım edebileceğim ne varsa, elimden gelen ne varsa onu yapacağım. Çünkü içimdeki bu korkulu ve endişeli sesi ancak bir şeyler yaparak duymayabilirim.</p>



<p>Hava soğuk… Hava çok soğuk… Yardım kolilerini paketlemekten başka bir şey yapamıyorum, işim bitince eve dönüyorum, ben sıcak odama girerken onun hissettiği soğukluğu düşünüyorum. Hep sıcak olan bedeni, acaba şimdi de sıcak mıdır?</p>



<p>Dönmesini bekliyorum sadece… Oradan bir an önce çıkabilmesini… Korkumun, duygularımı yok ettiğini sanıyorum… Derken öyle bir titremeyle beraber ağlamak geliyor…</p>



<p>Kalbimin üzgünlüğünü o an anlıyorum… Ağlamaya başladığımda hissediyorum kendimi, hıçkıra hıçkıra ağladığımda fark ediyorum kalbimdeki acı feryadı… Nefes alamamak ne demek, biliyor musunuz siz? Ben biliyorum.</p>



<p>Gel… Sağ salim… Yıkık döküksün biliyorum…</p>



<p><em>Sana söz öpeceğim yaralarından…</em></p>



<h2 class="has-medium-font-size wp-block-heading"><strong><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/aleynayenigun">Aleyna Yenigün</a> | Trabzon</strong></h2>



<p>Doğa ananın varlığının gerçek olduğunu düşündüğümüz anlar yoktur belki de, hiç olmamıştır hayatımızda.</p>



<p>O anlardan birini yaşamama sebep oldu bu olay; tabiatın, doğanın çektiği acıyı düşünmeme sebep oldu.</p>



<p>Dünyayı esir ettiğimiz nefret, öfke duygusu ve şükürsüzlüğün bir uyarısı mıydı yerin göğün inlemesi bilemem.</p>



<p>Ama o an, yatağımın bedenimi sarsmaya başladığı anda düşünmeye çok da vaktim olmadan, öleceğime kesinlikle inanmıştım. Yapacak, kendimi savunacak zamanım yoktu belki de. Korkunun bedenimi tutsak etmesi mecazi anlamını aşmıştı. Hareket etmeden neler olacağını ve ne yapacağımı düşündüğüm saniyeler içinde aynı zamanda bu niteliksiz ve eski binadan zaten sağ çıkamayacağımı anlayıp dışarı koştum. Ilık bir hava ama sert bir telaş vardı. Benim binam yıkılmadı fakat yıkılan on binlerce ev vardı. Ölmedim fakat ölen on binlerce insan vardı.</p>



<p>Hayalleri vardı o insanların ve yarım kaldılar. Ben ise geride kalan olarak, hayallerimin peşinden koşacak mecali ve bu canları kaybetmenin sebebini sığdırabileceğim bir mantık arıyorum!</p>



<figure class="wp-block-audio"><audio controls src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2023/03/sesimi-duyan-var-mi.mp3"></audio></figure>



<div class="wp-block-group has-global-padding is-layout-constrained wp-block-group-is-layout-constrained">
<div class="wp-block-group has-global-padding is-layout-constrained wp-block-group-is-layout-constrained"><div class="sabox-plus-item"><div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/03/Onur-Yagmur-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/onuryagmur/?mab_v3=5138" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Onur Yağmur, Rüveyda Şanlı, Nazlıcan Varan, Nida Yaşılak, Çiğdem Bora, Satınur Emir ve Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div></div></div>
</div>


<div class="sabox-plus-item"><div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/03/Onur-Yagmur-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/onuryagmur/?mab_v3=5138" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Onur Yağmur, Rüveyda Şanlı, Nazlıcan Varan, Nida Yaşılak, Çiğdem Bora, Satınur Emir ve Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div></div>

<div class="sabox-plus-item"><div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/03/Onur-Yagmur-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/onuryagmur/?mab_v3=5138" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Onur Yağmur, Rüveyda Şanlı, Nazlıcan Varan, Nida Yaşılak, Çiğdem Bora, Satınur Emir ve Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div></div>

<div class="sabox-plus-item"><div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/03/Onur-Yagmur-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/onuryagmur/?mab_v3=5138" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Onur Yağmur, Rüveyda Şanlı, Nazlıcan Varan, Nida Yaşılak, Çiğdem Bora, Satınur Emir ve Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div></div>

<div class="sabox-plus-item"><div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/03/Onur-Yagmur-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/onuryagmur/?mab_v3=5138" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Onur Yağmur, Rüveyda Şanlı, Nazlıcan Varan, Nida Yaşılak, Çiğdem Bora, Satınur Emir ve Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div></div>

<div class="sabox-plus-item"><div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/03/Onur-Yagmur-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/onuryagmur/?mab_v3=5138" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Onur Yağmur, Rüveyda Şanlı, Nazlıcan Varan, Nida Yaşılak, Çiğdem Bora, Satınur Emir ve Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div></div><div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/03/Onur-Yagmur-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/onuryagmur/?mab_v3=5138" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Onur Yağmur, Rüveyda Şanlı, Nazlıcan Varan, Nida Yaşılak, Çiğdem Bora, Satınur Emir ve Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div><div class="saboxplugin-socials "><a title="Instagram" target="_self" href="https://www.instagram.com/onuryy.99/" rel="nofollow noopener" class="saboxplugin-icon-grey"><svg aria-hidden="true" class="sab-instagram" role="img" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 448 512"><path fill="currentColor" d="M224.1 141c-63.6 0-114.9 51.3-114.9 114.9s51.3 114.9 114.9 114.9S339 319.5 339 255.9 287.7 141 224.1 141zm0 189.6c-41.1 0-74.7-33.5-74.7-74.7s33.5-74.7 74.7-74.7 74.7 33.5 74.7 74.7-33.6 74.7-74.7 74.7zm146.4-194.3c0 14.9-12 26.8-26.8 26.8-14.9 0-26.8-12-26.8-26.8s12-26.8 26.8-26.8 26.8 12 26.8 26.8zm76.1 27.2c-1.7-35.9-9.9-67.7-36.2-93.9-26.2-26.2-58-34.4-93.9-36.2-37-2.1-147.9-2.1-184.9 0-35.8 1.7-67.6 9.9-93.9 36.1s-34.4 58-36.2 93.9c-2.1 37-2.1 147.9 0 184.9 1.7 35.9 9.9 67.7 36.2 93.9s58 34.4 93.9 36.2c37 2.1 147.9 2.1 184.9 0 35.9-1.7 67.7-9.9 93.9-36.2 26.2-26.2 34.4-58 36.2-93.9 2.1-37 2.1-147.8 0-184.8zM398.8 388c-7.8 19.6-22.9 34.7-42.6 42.6-29.5 11.7-99.5 9-132.1 9s-102.7 2.6-132.1-9c-19.6-7.8-34.7-22.9-42.6-42.6-11.7-29.5-9-99.5-9-132.1s-2.6-102.7 9-132.1c7.8-19.6 22.9-34.7 42.6-42.6 29.5-11.7 99.5-9 132.1-9s102.7-2.6 132.1 9c19.6 7.8 34.7 22.9 42.6 42.6 11.7 29.5 9 99.5 9 132.1s2.7 102.7-9 132.1z"></path></svg></span></a><a title="Twitter" target="_self" href="https://twitter.com/onuryy99" rel="nofollow noopener" class="saboxplugin-icon-grey"><svg aria-hidden="true" class="sab-twitter" role="img" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg" viewBox="0 0 30 30"><path d="M26.37,26l-8.795-12.822l0.015,0.012L25.52,4h-2.65l-6.46,7.48L11.28,4H4.33l8.211,11.971L12.54,15.97L3.88,26h2.65 l7.182-8.322L19.42,26H26.37z M10.23,6l12.34,18h-2.1L8.12,6H10.23z" /></svg></span></a></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sesimi-duyan-var-mi/">Sesimi Duyan Var mı?</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sesimi-duyan-var-mi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>3</slash:comments>
		
		<enclosure url="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2023/03/sesimi-duyan-var-mi.mp3" length="15447975" type="audio/mpeg" />

			</item>
		<item>
		<title>Seninle İlgili Değil</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/seninle-ilgili-degil/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/seninle-ilgili-degil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aleyna Yenigün]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2023 13:02:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=4977</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bazı günlere uyanıyorum, tanıdık olmadığım günlere.Sevmeyi unuttuğum, sevilmeyi tatmadığım, anlamadığım ve anlaşılmadığım günlere. Yapayalnız olduğum, ayın ruhunu çaldığım, varlığımı kanıtlamak için bir başkasının ışığına muhtaç</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/seninle-ilgili-degil/">Seninle İlgili Değil</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bazı günlere uyanıyorum, tanıdık olmadığım günlere.Sevmeyi unuttuğum, sevilmeyi tatmadığım, anlamadığım ve anlaşılmadığım günlere.</p>



<p>Yapayalnız olduğum, ayın ruhunu çaldığım, varlığımı kanıtlamak için bir başkasının ışığına muhtaç olduğumu sandığım günler bu günler.</p>



<p>Oysaki insanların görmesi mi gerekirdi ayı, onu kabullenmeleri için? Güneşin değmesi mi gerekirdi yüzüne görünebilir olması için?</p>



<p>Varlığımın aya benzediği günlere uyanıyorum bazen, güneşin ışığına isyan ettiğim, ona olan muhtaçlığımı inkar ettiğim ama doğduğunda da yok sayılma korkuma yenildiğim günler bu günler.</p>



<p>Ben muhtaçlığımla inkarın tezatlığında, var oluş sancımla korkumun arkadaşlığında kayboluyorum bazen.</p>



<p>Ne gerek vardı diyorum, bu günlerin yaşanmasına, güneşin doğmasına ne gerek vardı? Belki de bu yüzden koyuyorum kendimi ayın yerine, güneşe olan nefretimden. Ama daha güzel günler için de mecbur kalıyorum onun sıcaklığına.</p>



<p>Bazen el değmemiş dağlardaki çimenler gibi savruluyor bazen de insanlığın hükmettiği ormanlardaki sincaplar gibi saklanıyorum ağaç kavuklarına. Bazı günler ben her şey olabiliyorum, her duyguyu tattığım bu günlerde, duygusuz olabiliyorum.</p>



<p>Ben uyandığım bu günlerde, bir tek güneş olamıyorum. Ben hiç güneş gibi uyanamıyorum, onu görüyorum, ona şahitlik ediyorum, bildiğim tüm varlıkların yerine koyup kendimi, onu hissedebiliyorum ama bir tek güneş olamıyorum.</p>



<p>Ama değiştirebiliyorum, güneşin hayatımdaki yerini hatta güneş yerine koyduğum herkesi!</p>



<p>&nbsp;Güneşi her zerremde hissediyorum ama unutma, sadece ben istediğim zaman sen onun gibi olabiliyorsun. Bu savaş seninle ilgili değil ya da belki senin yüzünden. Kim bilir?</p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/10/958C0300-0F33-47F4-8455-664ADED1D710-scaled.jpeg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/aleynayenigun/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/seninle-ilgili-degil/">Seninle İlgili Değil</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/seninle-ilgili-degil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Dijitalde Kişisel Marka Kurmalısın &#8211; Sosyal Medya ve İş Dünyası</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/neden-dijitalde-kisisel-marka-kurmalisin-sosyal-medya-ve-is-dunyasi/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/neden-dijitalde-kisisel-marka-kurmalisin-sosyal-medya-ve-is-dunyasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aleyna Yenigün]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Dec 2022 16:34:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Pazarlama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=4913</guid>

					<description><![CDATA[<p> Sosyal medyanın artık tüm hayatımızı kapsamasıyla birlikte; eskiden işimizde, okulumuzda, evimizde bize biçilen rolleri bir dünyada daha edinmemiz gerekti.  Anne, öğrenci, memur, kurucu, şirket sahibi,</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/neden-dijitalde-kisisel-marka-kurmalisin-sosyal-medya-ve-is-dunyasi/">Neden Dijitalde Kişisel Marka Kurmalısın &#8211; Sosyal Medya ve İş Dünyası</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong> </strong>Sosyal medyanın artık tüm hayatımızı kapsamasıyla birlikte; eskiden işimizde, okulumuzda, evimizde bize biçilen rolleri bir dünyada daha edinmemiz gerekti.</p>



<p> Anne, öğrenci, memur, kurucu, şirket sahibi, yönetici, öğretmen, evli, bekar gibi rollerimiz gerçek dünyamızda mevcuttu. Biz bu rolleri üç, dört yıl öncesine kadar sosyal medya dünyasına da taşıyarak dijitalde bir kimlik edinebiliyorduk. (Eskiden biyografilere yazılanları hatırlayalım. 🙂 )  Ama sonra bir şeyler değişmeye başladı.</p>



<p>Zamanla fark ettik ki, sosyal medya sadece insanlara kim olduğumuzdan ve ne yaptığımızdan bahsedebileceğimiz bir dünya değil. Bu dijital dünyanın sunduğu, sosyal medya aracılığı ile para da kazanabiliyoruz! Eğlence, motivasyon ya da bilgi sağlayarak kitlelerin beğenisini kazanıp direkt uygulamalardan ya da insanlara satış yaparak para kazanabiliyoruz.</p>



<p>Sosyal medyada gün geçtikçe para kazanma seçenekleri çoğaldı da çoğaldı. İnsanlar en çok sosyal medya satıcılarından alışveriş yapmaya başladı. Ama neden?</p>



<p>Çünkü insanlar güven duydukları satıcılardan alışveriş yapmayı tercih ediyorlar. Herhangi bir internet sitesindeki satıcı ile sosyal medyada yüz bin takipçi sayısına sahip ve kendini gösteren satıcı arasında bariz bir fark oluşuyordu. Bu fark ile ortaya güven gerçeği çıkıyordu.</p>



<p>İnternet üzerinde markaya ait site hazırlayıp ürünlerinizi koysanız ve binlerce para ödeyerek reklam verseniz bile elde edemediğiniz bir gerçekti bu güven. Sosyal medya bu güveni kazanabilmeniz için işinizi oldukça kolaylaştırıyordu. Sosyal medyada reklam vermeye bile gerek kalmadan küçük işletmeler doğuyor, fark yaratıyor, içerik üretiyor ve satış yapabiliyorlardı. Bu söylediklerim iş birliği ile ürün tanıtımı yapanları da içeriyor.</p>



<p>Dijitalde kişisel marka kurmaya ve pazarlamaya da gelecek olursak bakış açınızı bir tık değiştirmeyi umuyorum. Şöyle ki, aslında herkes satıcıdır. Bazılarımız ürün satmaz, hizmet satmaz ama yetenek, fikir ve emek satarlar.</p>



<p>Bunlar çalışanlardır. Çalışanlar tabiri caizse kendilerini pazarlarlar, zamanlarını satarlar. Bir iş görüşmesine gittikleri zaman yeteneklerini, yetkinliklerini, öğrenebileceklerini ve şirkete sağlayacakları katkıyı anlatarak kendilerini şirkete satmaya çalışırlar.</p>



<p>Peki, gerekli adımları atmayan, harekete geçmeyen bir insanı düşünelim. Belki yazılım biliyor, belki çok iyi tasarım yapıyor, belki bir yazar. Ortaya bir ürün koymadığı sürece onun bu yapabildiklerini başkaları görebilir mi?</p>



<p>İnsanlara yaptığı yazılım kodlarını, tasarımları veya yazılarını göstermediği sürece, birileri ona “Benim için bu işi yapmalısın.” diyebilir mi? Diyemez, yani hiçbir yere başvurmayan ve iş peşinde koşturmayan, bağlantı kurmayan kimseye iş teklifi gelmez. O zaman sana güzel bir haberim var. Artık teklif almak için ve çalışmak için iş peşinde koşturman gerekmiyor!</p>



<p>Bu noktada işin içine sosyal medya giriyor. İnsanlar eğer yeteneklerini ve yetkinliklerini sosyal medyada kişisel markalarını kurarak insanlara gösterirse ve hedef kitlelerin dikkatini çekerse, yaptığı işler hakkında zaman zaman bilgi verir ve hatta belki satış yaparsa, o insan artık o işini herkese kanıtlamış olur. Dijital platformlar aracılığı ile de belki iş teklifi, satış teklifi ve hatta ortaklık teklifi de alabilir.</p>



<p>Aslında bunu yapmanın önemi şu noktaya geldiğimizde fark edilecek. Herkes satıcıdır, zamanlarını bir iş için satanlar var. Ama sosyal medya denilen yeni dijital evrende bir kimliği olmayanlar gelecek süre zarfında geride kalacaklar. Belki de iş teklifleri yalnızca bu mecralar aracılığı ile ulaşılan insanlara yapılacak. Çünkü o insanların neler yaptıklarını kendi gözleri ile görebilecekler.</p>



<p>Kişisel marka kurmayı bireyler üzerinden anlatmayı tercih ettim çünkü işletmelerin bunu kesinlikle yapması gerekiyor zaten.</p>



<p>Şuraya dikkat çekmek istiyorum, evin içine sosyal medya giriyor. Yani kimse evinden bile çıkmadan bu sonucu elde edebiliyor. Eskiden bir marka olmak, satış ve pazarlama yapmak çok daha maliyet ve zaman isteyen bir işti. Çünkü her şey için fiziksel bir karşılık gerekiyordu. Ofis, temizlikçi, mesai, lokasyon, kira, ortaklık için sosyal bağlantılar ve benzeri şeyler gerekiyordu. Artık bu terimlerden uzaklaşıyoruz çünkü evimizin içindeyiz.</p>



<p>Kendi izlenimlerime göre yaklaşık iki, üç yıl sonra sosyal medyada kendini belirli bir sektör üzerinden kanıtlayanlar ve geleceğe ayak uydurmayı başarıp işlerini geleceğin iş modellerine uyarlayan insanlar ekonomiden etkilenmeyip daha çok iş birliği içerisinde olacaklar, zamandan ve mekandan özgürleşecekler ve kendi işlerini yapacaklar.</p>



<p> Diğerleri ise sadece izleyecekler. Belki de, bu kadar kolay yapılan işlerden nasıl bu kadar kazanabildiklerini sorarak mızmızlanacaklar. Bugün de bazılarımızın yaptığı gibi. 🙂</p>



<p>Söylediğim gibi bir süre sonra bu işlere atılmak için çok geç olacak çünkü artık dijitaldeki iş modelleri de evrilmeye başladı ve yenileri çıkmaya başladı. Bugün var olan iş modelleri tükenip yarın çok daha gelişmiş hali ortaya çıkacak. Şu ankiler üzerinden bambaşka işler türeyecek. Vaktini en azından nasıl yapıldığını öğrenerek harcarsan ve dijital platformlarda kimliğini ve yetkinliklerini inşa etmeye başlarsan yarın sen de kazançlı çıkabilirsin. İnsanlar için kişisel marka, gelecekte her şeyden önemli olacak.</p>



<p>Sosyal medyanın bizlere sunduğu iş dünyasını inceledik, sizlere bir mimar, bir yazar, bir tasarımcı, bir ressam bile olsanız bunu dijital dünyada ortaya koymanızın gerekliliklerinden bahsettim.</p>



<p>Bundan sonraki sorumuz ise neden değil, nasıl olacak. İyilikle kalın.</p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/10/958C0300-0F33-47F4-8455-664ADED1D710-scaled.jpeg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/aleynayenigun/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/neden-dijitalde-kisisel-marka-kurmalisin-sosyal-medya-ve-is-dunyasi/">Neden Dijitalde Kişisel Marka Kurmalısın &#8211; Sosyal Medya ve İş Dünyası</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/neden-dijitalde-kisisel-marka-kurmalisin-sosyal-medya-ve-is-dunyasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dilek Tut ve Bırak</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/dilek-tut-ve-birak/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/dilek-tut-ve-birak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aleyna Yenigün]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Sep 2022 08:43:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=4699</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayattan bir dileğin olsun, inanarak dile o dileği. Ümit içinde dile ama bekleme. Peşine düşme, bırak. İster yüce Evren’e bırak, istersen ilahi güce. Yalnızca bu</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/dilek-tut-ve-birak/">Dilek Tut ve Bırak</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hayattan bir dileğin olsun, inanarak dile o dileği. Ümit içinde dile ama bekleme. Peşine düşme, bırak.</p>



<p>İster yüce Evren’e bırak, istersen ilahi güce. Yalnızca bu dünyadaki sesinin, düşüncelerinin önemli olduğunu ve birileri, bir şeyler tarafından duyulduğuna inan. Çünkü buna inanmazsan, konuşmayı bırakırsın. Konuşmayı bırakırsan, dinlemeyi bırakırsın. Dinlemeyi bırakırsan, yaşamayı bırakırsın.</p>



<p>Kim bilir? Belki dokuz yaşında sonucunun ne olacağını tahmin etmediğin bir şey dilemişsindir. Çocuksun ya, çok inanmışsındır olacağına. Belki çok kötü bir şey yaşamışsındır, belki duyabildiğin tek şey kendi nefesin olmuştur o an.</p>



<p>Hayattan bir şey istemişsin diyelim ki, dokuz yaşında. Şimdi sorsak, öyle bir şey yok dersin, hatta dileği bile hatırlamazsın. Ama evren o dileğin için çoktan bir filiz yeşertmiştir bile; o filize can vermiş, nefes vermiş, güneş vermiş, hayat vermiştir.</p>



<p>Hani oldu ki diyelim! Özenerek, yalnızca senin için bir filiz yaratmıştır belki evren. Yalnızca seni anlayacak olan, yalnızca senin olan. Yalnızca seni bulduğunda anlam kazanan.</p>



<p>Doğru zamanda karşına çıkması için yetişmeye devam ediyordur belki, hiç ummadığın bir anda, belirecek karşında. Belki ben bunu istemedim ki diyeceksin, belki ben böyle bir şey beklemiyordum diyeceksin. Belki &#8220;neden şu an?&#8221; diye soracaksın kendine.</p>



<p>Ama unutma, evrene göre zaman yok, zaman senin kafanda. Ve belki de her şey olmuştur tam zamanında. Olması gerektiği yerde, olması gerektiği anda. Karşına çıktığında anlayacağın bir dilek, tanıyacaksın farkına vardığında.</p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/10/958C0300-0F33-47F4-8455-664ADED1D710-scaled.jpeg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/aleynayenigun/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/dilek-tut-ve-birak/">Dilek Tut ve Bırak</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/dilek-tut-ve-birak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Düşün ve Zengin Ol Kitap İnceleme ve Özeti</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/dusun-ve-zengin-ol-kitap-inceleme-ve-ozeti/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/dusun-ve-zengin-ol-kitap-inceleme-ve-ozeti/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aleyna Yenigün]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 04 Aug 2022 07:14:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=4576</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayatımı değiştiren kitap, bana ne kadar kazandırdı?</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/dusun-ve-zengin-ol-kitap-inceleme-ve-ozeti/">Düşün ve Zengin Ol Kitap İnceleme ve Özeti</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Şu an bu kitabı 3. okuyuşum. İlk okuduğumda hedef koyduğum tarihe 1 yıl uzaktayım sadece. Bilin bakalım ne durumdayım? <strong>Planladığım ve o an imkânsız gördüğüm aylık gelir hedefimdeyim. Temel hedefime ulaşmam için her şey hazır!</strong> Fikir, plan, proje, çevre, inanç, arzu. Harekete başladım ve çok yakında hayata geçecek.</p>



<p>Ve şu anki tek üzüntüm, o an sanki imkanlar yetersiz geldiği için ertelediğim bu hedef sınırını daha erkene çekmemiş olmam. Çünkü çoktan unutmuş olduğum hedeflerim gerçekleşti ve işime baktığımda kitaptaki adımları izlemiş olduğumu fark ettim.</p>



<p><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/nasil-istedigin-her-seye-sahip-olursun-cekim-yasasi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Çekim yasasını </a>bir önceki yazılarımda da size anlattım ve tüyolarını verdim. Hala “çekim yasasını uyguluyorum ama çalışmıyor, hayatımda hiçbir farklılık yok; bir hayalim var ya da bir fikir bulmak istiyorum” diyorsanız bu kitap size aradığınız cevapları verecektir.</p>



<p>Napoleon Hill bu kitabı Henry Ford, Thomas Edison gibi birçok başarılı 500 insan üzerinde yaptığı 25 yıllık araştırmaların sonucunda yazmıştır.</p>



<p>Şimdi madde madde ilerleyip her konu başlığını kendi perspektifimden yaptığım incelemelerle sizinle paylaşacağım.</p>



<h2 class="wp-block-heading">1.<strong>Düşüncenin Gücü</strong></h2>



<p>Bu bölümde beni en etkileyen cümle “İnsan zihni düşünebildiği ve inanabildiği her şeyi başarır.” oldu.</p>



<p>Bölümde örnek olarak anlattığı kısa hikayelerin içinde Henry Ford’un başarısının basit sırrı olan V-8 motorunu yapması için mühendislerine verdiği talimat olduğunu anlatan hikâye de vardı. Henry Ford mühendislerinden aynı blok içerisinde sekiz silindir olmasını istediğinde bunu başarmak imkansızdı. Ama Ford sadece bunun olacağına inandı ve ısrarla vazgeçmedi. Mühendisler imkânsız olarak görse de emir olduğu için bir buçuk yıl denemeye devam ettiler ve sonunda başardılar. Ford yalnızca “İstiyorum ve elde edeceğim.” demişti.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Doğru yönde ne kadar uzun süre çalışırsanız başarıya o kadar yaklaşırsınız. Çok fazla insan başarıya erişebilecekleri bir yerdeyken vazgeçmişlerdir. Başkasının yakalaması için bırakmışlardır başarıyı.</li><li>Ne istediğini bilmek ve ona gerçekleşene kadar inanmak Ford’un unutulmaz başarısını yarattı. Sanırım bu saatten sonra düşüncenin gücünü ve bu kitabı hafife almayacağız.</li></ul>



<p><strong>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; ?&nbsp;&nbsp; </strong>İnteraktif yapalım o halde, siz en son ne zaman imkânsız gördüğünüz bir şeyi yaptınız değil, inanarak istediniz diye sorayım? İster durup düşünün, ister yorumlara gelin tartışalım!<strong></strong></p>



<h2 class="wp-block-heading">2.<strong>ARZU: Bütün Başarıların Başlangıç Noktası</strong></h2>



<p><em>“Hayattan büyük armağanlar isteyin ve onları size vermesi için hayatı yüreklendirin.”</em></p>



<p>Bu bölümde arzunun nasıl her şeyin ateşleyici başlangıcı olduğunu ve ne türlü hayatları ne türlü değiştirdiğini, sadece sayılı insanların vazgeçilmez arzuları sayesinde bugünün dünyasını inşaa ettiklerini görüyoruz.</p>



<ul class="wp-block-list" type="1"><li>Edison elektrikle çalışan bir ampul hayal etti, binlerce kez başarısızlığa rağmen fiziksel gerçekliğe dönüştürene dek bu hayalden vazgeçmedi. Pratik hayalciler asla vazgeçmez! Marconi havadaki elle tutulmayan güçleri idare etmek için bir sistem hayal etti. Hayalinin boş olmadığını tüm dünyadaki televizyon ve radyo sistemlerinde görülebilir. <strong><em>Marconi’nin “dostlarının” onu hapse attırıp akıl hastanesinde muayene ettirdiklerini bilmek sizin için ilginç olabilir. Bugünün hayalcileri daha şanslı.</em></strong></li></ul>



<h3 class="wp-block-heading" style="font-size:clamp(14px, 0.875rem + ((1vw - 3.2px) * 0.353), 17px);"><em>ARZULARI ALTINA ÇEVİREN 6 ADIM:</em></h3>



<ol class="wp-block-list"><li>Zihninizde arzu ettiğiniz para miktarını belirleyin.</li><li>Arzu ettiğiniz paranın karşılığında ne verme niyetinde olduğunuza tam olarak karar verin. (Hiçbir bedel ödemeden bir şey elde edilmez.)</li><li>Arzu ettiğiniz parayı elde etmek için kesin bir tarih belirleyin.</li><li>Arzunuzu gerçekleştirmek için bir plan yaratın ve hazır olsanız da olmasanız da bu plan için harekete geçin.</li><li>Tüm bunları yazıya dökün. Her şey net ve kesin olsun.</li><li>Yazılı ifadenizi günde 2 defa okuyun. Okudukça halihazırda o paraya sahip olduğunuzu görecek, hissedecek ve inanacaksınız.</li></ol>



<p><strong>?&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong>Bu maddeleri gerçekleştirdiğinizde bizimle paylaşmayı unutmayın! Çünkü eğer yazarsanız belirlediğiniz tarihin sonunda geri dönüp “Başardım!” yazacağınızı hisseder gibiyim.</p>



<h2 class="wp-block-heading">3.<strong>İNANÇ: Arzulanan Hedefi Zihinde Canlandırmak ve Elde Edileceğine İnanmak</strong></h2>



<p>Bu bölümde “inanç” hakkında mükemmel hikâyeler var! Aslında inancın sebebi arzu, arzunun ömrü inançtır. Bunu anlıyoruz bu bölümden.</p>



<p>İnanç zihnin baş kimyageridir. İnanç düşünceyle karıştığında, bilinçaltı anında titreşim alır, manevi eşdeğerine çevirir ve duada olduğu gibi Sonsuz Akıl’a iletir.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>“İnanç var tamam ama inancımı nasıl güçlendireceğim, nasıl zinde tutacağım?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. İnancı güçlendirmenin yolu olarak Hill kendi kendine telkin prensibini önermiyor, adeta kural olarak koyuyor!</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Bilinçaltınıza olumlamaları işlediğinizde, bu size ‘inanç’ ve arzu ettiğiniz şeyi elde etmeniz için ‘kesin planlar’ olarak geri dönecektir.</li></ul>



<p><em>İNANÇ, BAŞARISIZLIĞIN BİLİNEN TEK PANZEHİRİDİR!</em></p>



<p></p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/dusun-ve-zengin-ol--682x1024.jpg" alt="" class="wp-image-4578" width="597" height="896" srcset="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/dusun-ve-zengin-ol--682x1024.jpg 682w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/dusun-ve-zengin-ol--200x300.jpg 200w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/dusun-ve-zengin-ol--768x1153.jpg 768w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/dusun-ve-zengin-ol--1023x1536.jpg 1023w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/dusun-ve-zengin-ol--1024x1537.jpg 1024w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/dusun-ve-zengin-ol-.jpg 1066w" sizes="(max-width: 597px) 100vw, 597px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">4.<strong>KENDİ KENDİNE TELKİN: Bilinçaltını Etkilemek İçin Kullanılacak Yöntem</strong></h2>



<ul class="wp-block-list"><li>Burada en önemli maddeyi söyleyip geçeceğim. Kendi kendine telkin, siz isteseniz de istemeseniz de çalışır. Her saniye, her cümle, yaşamınızdaki her bir duygu ve düşünce kendi kendine telkindir.</li><li>Yani bu demek oluyor ki, eğer arzu edilen tohumlar ekilmez ise yabani otlar saracaktır her tarafı. Bunu fark ettiğinizde her şeye dikkat kesiliyorsunuz ve hayatınızın iplerini elinize alıyorsunuz. Demem o ki, Müslüm Baba candır fakat o keder tüketir sizi. Çünkü herkes öldürür sevdiğini. 😉</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading">5.<strong>ÖZELLEŞMİŞ BİLGİ: Kişisel Deneyimler ve Gözlemler</strong></h2>



<p>Thomas A. Edison sadece üç ay okula gitmişti. Ama eğitimsiz değildi; üstelik fakir de ölmedi. </p>



<p>Henry Ford altıncı sınıfa kadar okumuştu, ama kendi başına mali açıdan çok iyi bir yere geldi.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Özelleşmiş bilgi ulaşılabilen en bol ve ucuz hizmet şekilleri arasındadır. Bu bilgi zenginliğe giden yolu hazırlar size ama hangi yoldan gideceğinizi bilmeniz gerekir. Bu noktada bilgi yalnızca potansiyel güçtür.</li><li>Bilgi için okullar okunmasına, sürekli eğitimler alınmasına gerek yoktur. Bilgiyi ihtiyacı olduğunda nereden alacağını bilen ve bu bilgiyi kesin hareket planı şeklinde organize etmeyi bilen her insan eğitimlidir.</li><li>Yani büyük ihtimalle şu an okullarınızda öğrendiğiniz %70 genel bilgiyi mesleğinizde kullanmayacaksınız. Bu genel bilgiler sizi ancak oyalamaya yarar, bu konuya başka yazıda değiniriz. 🙂</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading">6.<strong>HAYAL GÜCÜ: Zihnin Atölyesi</strong></h2>



<ul class="wp-block-list"><li>Hayatta ihtiyaç duyduğunuz bütün fırsatlar hayal gücünüzde bekliyor. Hayal gücü; zihinsel enerjiyi başarı ve zenginliğe dönüştüren çalışma atölyesidir.</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Bazılarının fikirlerini gerçekleştirebilmesi için teknik ve maddi şeylere ihtiyacı vardır. <em>Bazıları ise tekniğe sahip olup; fikirlere ihtiyacı olur.</em></li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li><strong><em>O zaman şimdi düşünün; siz teknik mi satarsınız, fikir mi? </em></strong><strong></strong></li></ul>



<h2 class="wp-block-heading">7.<strong>DÜZENLİ PLANLAMA: Arzunun Eyleme Dönüşmesi</strong></h2>



<ul class="wp-block-list"><li>Paranın kazanılması için gerekli olan planın oluşturulması ve gerçekleştirilmesi için ihtiyaç duyduğunuz kadar çok insan grubuyla iş birliği yapın.</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Bu ittifaka ‘Beyin Gücü’ denir ve oluşturmadan önce grup üyelerinize işbirliği karşılığında önerebileceğiniz avantaj ve yararların neler olduğuna karar verin.</li></ul>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="682" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/ertelemek-1024x682.jpg" alt="" class="wp-image-4580" srcset="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/ertelemek-1024x682.jpg 1024w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/ertelemek-300x200.jpg 300w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/ertelemek-768x512.jpg 768w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/ertelemek-1536x1023.jpg 1536w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/ertelemek.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">8.<strong>KARAR ALMA: Erteleme Huyunu Yenmek</strong></h2>



<p></p>



<p><strong> </strong>(Kitabı ilk okuduğumda bu bölümde bırakmışım ve 3 ay sonra dönüp bu başlığı okuduğumda gülümsediğimi hatırlıyorum, oradan sonra hayatım bir daha aynı olmadı.)</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Başarı açıklama gerektirmez. Başarısızlık bahaneye izin vermez.</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading">9.<strong>KARARLILIK: İnancı Güçlendiren Aralıksız Çaba</strong></h2>



<p>Sanırım burası en sevdiğim bölümdü çünkü en iyi yaptığım şey insanların düşüncelerinden etkilenmemek.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Karar verirken başkalarının görüşlerinden etkileniyorsanız hiçbir işte başarılı olamazsınız, hele arzunuzu paraya çevirme işinde hiç!</li></ul>



<ul class="wp-block-list"><li>Kararsızlık başarısızlığın temel sebebidir. Herkesin bir fikri vardır, ancak sonunda sizin dünyanızı döndüren şey sizin fikrinizdir.</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading">10.<strong>BEYİN GÜCÜ GRUBU’NUN İNANILMAZ ETKİSİ: İtici Güç</strong></h2>



<p>İnsan zihni bir enerji şeklidir. İki ya da daha fazla zihin uyum içinde çalıştığında büyük bir enerji ‘bankası’ ve ‘beyin gücüne’ benzetilebilen, gözle görülmeyen üçüncü bir göz oluştururlar.</p>



<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/cinselligin-gizemli-donusumu-819x1024.jpg" alt="" class="wp-image-4582" width="505" height="631" srcset="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/cinselligin-gizemli-donusumu-819x1024.jpg 819w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/cinselligin-gizemli-donusumu-240x300.jpg 240w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/cinselligin-gizemli-donusumu-768x960.jpg 768w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/cinselligin-gizemli-donusumu-1229x1536.jpg 1229w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/cinselligin-gizemli-donusumu-1024x1280.jpg 1024w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/cinselligin-gizemli-donusumu.jpg 1280w" sizes="(max-width: 505px) 100vw, 505px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">11.<strong>CİNSELLİĞİN GİZEMLİ DÖNÜŞÜMÜ</strong></h2>



<p>Şimdi, cinselliğe bugüne kadar hiç bakmadığınız bir yerden bakmaya hazır mısınız?</p>



<p><em>Zihinsel gücü tetikleyen 10 uyaran vardır. Bunlar;</em></p>



<ol class="wp-block-list" type="1"><li>Cinselliği ifade etme arzusu.</li><li>Aşk.</li><li>Ün, güç, parasal kazanç ya da para için ateşleyici arzu.</li><li>Müzik.</li><li>Aynı ya da karşı cins ile arkadaşlık.</li><li>Beyin gücü grubu.</li><li>Karşılıklı acı çekme, zulme uğrayan insanların yaşadığı gibi.</li><li>Kendi kendine telkin.</li><li>Korku.</li><li>Uyuşturucu ya da alkol. (Diğer uyaranlardan noksan kalınca bu uyaranlara ihtiyaç duyar ya da başvururuz.)</li></ol>



<ul class="wp-block-list"><li>Cinsel arzu, insan arzuları içinde en güçlü olandır.</li><li>Bu arzu o kadar güçlüdür ve tahrik edicidir ki, insanların bu uğurda hayatlarını ve saygınlıklarını açıkça tehlikeye attığına her gün şahit oluyoruz.</li><li>Büyük zenginlikler elde eden ve edebiyat, sanat, sanayi, mimaride büyük saygı kazanan erkekler hep bir kadının etkisiyle motive olmuşlardır.</li><li>En büyük başarıları gerçekleştiren insanlar cinsel heyecanı yaratıcı bir enerjiye dönüştürebilen insanlardır. Cinsel enerjilerini yapıcı bir sevgiye dönüştürmeyi öğrenmiş insanlardır.</li><li>Yalnız bu noktada cinselliğin doğru kullanılması gerektiğinden bahsediyor. Cinsel enerji sadece, aşk ve romantizm duygularıyla aynı anda kullanıldığında yapıcı bir uyarana tekabül eder. Bu üç heyecan bir araya geldiğinde insanı dahi düzeyine çıkarabilir. Bunu tekrar okuyunca Elon Musk beni biraz düşündürmedi değil. 🙂</li></ul>



<h2 class="wp-block-heading">12.<strong>BİLİNÇALTI: Sonsuz Akılla Bağlantı Noktası</strong></h2>



<p>Aklınızın ötesinde yer alan Sonsuz Akıl’la iletişiminizde zihniniz bir radyo gibi sinyal alır ve gönderir. Bütün evrenin enerjisi dualarınızın yanıtlanmasına yardımcı olabilir. İnsan ne düşünüyorsa odur. Ne isteyip ne istemediğinizde net olun.</p>



<h2 class="wp-block-heading">13.<strong>ALTINCI HİS: Bilgeliğin Tapınağına Açılan Kapı</strong></h2>



<p>Altıncı hissin yardımıyla, gelmekte olan tehlikeler konusundan kaçınabilmek için tam zamanında uyarılacaksınız ve fırsatları yakalayabilmenin tam zamanını bileceksiniz.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="685" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/korku-1024x685.jpg" alt="" class="wp-image-4583" srcset="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/korku-1024x685.jpg 1024w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/korku-300x201.jpg 300w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/korku-768x514.jpg 768w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/korku-1536x1028.jpg 1536w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/08/korku.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">14.<strong>KORKUNUN ALTI HAYALETİNİ ALT ETMEK</strong></h2>



<p><strong>Altı temel korku vardır;</strong></p>



<ol class="wp-block-list" type="1"><li>Yoksulluk</li><li>Eleştiri</li><li>Hastalık</li><li>Aşkın kaybedilmesi</li><li>Yaşlılık</li><li>Ölüm</li></ol>



<ul class="wp-block-list"><li>Korkular zihinsel durumdan başka bir şey değildir. Kişinin zihinsel durumu ise denetimine ve yönetilmesine bağlıdır.</li><li>Korkular ortaktır ve bazıları haklı gösterilebilir. Ama korku tohumunu büyüten kararsızlık ve şüpheden kurtulmadığınız takdirde bu tohumlar kök salıp siz farkında olmadan büyüyebilir.</li></ul>



<p><strong>Buraya kadar okuduysanız kendinize ve geleceğinize gerçekten değer veriyorsunuz demektir. Şimdi ise bunu evrene kanıtlamak için harekete geçin ve planınızı hazırlayın. Vakti geldiğinde değerini daha iyi anlayacaksınız.</strong></p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/10/958C0300-0F33-47F4-8455-664ADED1D710-scaled.jpeg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/aleynayenigun/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/dusun-ve-zengin-ol-kitap-inceleme-ve-ozeti/">Düşün ve Zengin Ol Kitap İnceleme ve Özeti</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/dusun-ve-zengin-ol-kitap-inceleme-ve-ozeti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Milyonerliği Bilinçsizce Kendine Çekti!</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/milyonerligi-bilincsizce-kendine-cekti/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/milyonerligi-bilincsizce-kendine-cekti/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aleyna Yenigün]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 Jul 2022 10:06:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=4516</guid>

					<description><![CDATA[<p>ZACH ERDEM ÇOBAN MI MİLYONER Mİ?</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/milyonerligi-bilincsizce-kendine-cekti/">Milyonerliği Bilinçsizce Kendine Çekti!</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>&nbsp; Bir çoban olsaydınız ve size bir gün New York’un %1’lik dilimini oluşturan zengin bir iş insanı olacağınızı ya da olmak isteyebileceğinizi sorsalardı, cevabınız veya tepkiniz ne olurdu?</p>



<p>&nbsp;&nbsp; Erdem isimli küçük çobana böyle bir soru hiç sorulmadı ama o 11 yaşındayken tutunduğu tek bir gazete parçasındaki fotoğrafla birlikte başladığı yolculuğuna, New York’da 5 büyük restoran, gece kulübü ve otelleriyle birlikte zengin bir iş adamı olarak devam ediyor.</p>



<p>  Kısaca hikayeyi anlatmak gerekirse, Erzincan’ın bir köyünde çobanlık yaparken, tren rayı üstünde gördüğü bir gazete parçasında hayran kaldığı Manhattan fotoğrafına vurulmasıyla başlıyor her şey. Liseye İstanbul’a yerleşen abisinin yanına giderek başlıyor ve liseyi inşaatlarda çalışarak bitiriyor. Sonra Trakya Üniversitesi Turizm ve Otelcilik bölümünü kazanıyor. Bir yıl devam ediyor. Hem okuyor, hem de barmenlik yapıyor üç yıldızlı bir otelde. Odasının her yerini Manhattan fotoğraflarıyla kaplamıştı. Amerika’da okumak için vize almaya gitti ve aldı. Arkadaşları onunla dalga geçti, abisi kızdı ama o hiç aldırmadı. 21 yaşında, cebinde sadece 200 dolar ile gittiği Manhattan’da 6 ay sokakta yaşadı.</p>



<p>Bu noktada tükendiğini, neden böyle bir şey yaptığını, devamında ne yapacağını düşünmüyordu. Çünkü o yalnızca, büyülü şehrin fotoğrafına kitlenmiş durumdaydı. Erdem o günleri anlatırken, “Sanki gerçek o fotoğraftı, etrafımsa kurgu.” cümlesini söyledi. Kendi gerçekliğini oluşturmuş durumdaydı, onun tek bir gerçeği vardı artık, Manhattan. Belki de çocukluğunda gece yayla evinde yatarken, sabah çobanlık yapmaya giderken aklındaki tek görüntü o fotoğraftı. O hiçbir zaman, nasıl gerçek olabilir ki demedi çünkü zaten onun bir hırsı yoktu. Yalnızca hayali vardı.</p>



<p>Bu sırada Erdem aylar süren arayışlardan sonra New York’un en ünlü restoranlarından Nello’da iş buluyor. Deli gibi çalışıyor. Barmenlik de yapıyor, tuvaleti de temizliyor. Çok çalışma dışında şansı da yok. Zaten turizmcilik tecrübesi de vardı ve bu sayede hedefli yaşamlarda mümkün olan bir başarıyla gün geliyor tuvaletlerini temizlediği restoranın sahibi oluyor. Bugün New York’un yazlık bölgesi Hampton’da popüler iki restoranı, iki gece kulübü ve bir oteli var. İşletmelerinde Leonardo Di Caprio, 50 Cent, Jenifer Lopez, Kim Kardashian gibi bir çok ünlü isimleri ağırlıyor.</p>



<p>Zach Erdem, bir röportajında “Bir gün koyunları yaylaya götürürken tren rayının orada bir gazete gördüm. 11 yaşındayım. Üstünde yüksek binaların olduğu bir fotoğraf vardı. Bir anda kilitlendim, içine girdim sanki o fotoğrafın. O kareden bir daha hiç çıkmadım. Gazeteyi götürüp sakladım.” dedi.</p>



<p>Siz ister kader deyin, ister hırs deyin, ister hayal deyin, ne derseniz deyin biz buna <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/nasil-istedigin-her-seye-sahip-olursun-cekim-yasasi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">çekim yasası</a> diyoruz. Bunu farkında olmadan yapmış, en önemli kuralını tutku sayesinde hayata geçirmiş. O fotoğrafı ne olursa olsun yanından ayırmamış, ona bakıp “Ora nere, bura nere.” dememiş, şüphe duymamış, zihninde yargı oluşturmamış, korkmamış o görkemden, tıpkı bizim yaptığımız gibi.<a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/nasil-istedigin-her-seye-sahip-olursun-cekim-yasasi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener"> Önceki yazımda çekim yasasının nasıl çalıştığını anlatmıştım ve örnek olarak hayal panosunu yazmıştım.</a> Zach Erdem Manhattan’ı hayal panosu yapmış ve ulaşana kadar da terk etmemiş. Kazanması şans değildi, zorunluydu!</p>



<p>Ve eklemeliyim ki New York’a gittiği için zengin olmadı, O zengin olmakla ilgili bir kaygısı ve korkusu olmadığı için, çalışırken dikkatini dağıtmadığı için, kazanırken hep biriktirdiği için zengin oldu ve bu da zaten kaçınılmazdı.</p>



<p>Düşünebilirsiniz ki yine de her şey rast gitmiş! Ama hayır, her şeyin bir plan gibi tıkır tıkır ilerlemesinin sebebi bilinçaltı. Bilinçaltına Manhattan’da mutlu, huzurlu bir yaşam sürdüğünü kodlamıştı ve bu nedenle bilinçaltı ona ulaşması için bağlantılar kurmuş ve yol çizmişti. Ona gereken tek şey ise cesaretti ve gördüğünüz üzere onda fazlaca var.</p>



<p>Bilinçli zihniniz alışık olduğunuz bağlantıların beraberinde size uzak görünen hayalleri kısıtlı tutmaya çalışır. Çünkü bilinciniz neyin nerde, ne zaman olabileceğini deneyimlerinden ve bilgilerinden öğrenir. Uzak hayalleri ciddiye almaz, gerçekçi bulmaz ve üzerine çalışmak istemez. Ama o duvarı görmezden gelir ya da onu zorla inandırıp bilinçaltına inebilirseniz, sizin için tek imkansızlık ölümsüzlük olur.</p>



<p>Zach Erdem, bilinçaltına bilinçsizce girmiş ve <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/nasil-istedigin-her-seye-sahip-olursun-cekim-yasasi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">çekim yasasını</a> çalıştırmayı başarmış. Şimdi size tekrar soruyorum; bir gün özgüveniniz ile yaratıcı sanatınız, hizmetiniz veya fikriniz ile %1’lik dilime girebilecek kadar zengin olabilir misiniz?</p>



<p>Bir gün Amerika’da, Hollanda’da, Norveç’te, İtalya’da yaşayabilir misiniz?</p>



<p>&nbsp;Bir gün 1 milyon dolara sahip olabilir misiniz?</p>



<p>&nbsp;Bir gün dünyaca ünlü yazar olabilir misiniz? Vereceğiniz cevaplar, sizin geleceğinizdir. Sevgilerimle…</p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/10/958C0300-0F33-47F4-8455-664ADED1D710-scaled.jpeg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/aleynayenigun/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/milyonerligi-bilincsizce-kendine-cekti/">Milyonerliği Bilinçsizce Kendine Çekti!</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/milyonerligi-bilincsizce-kendine-cekti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nasıl İstediğin Her Şeye Sahip Olursun (Çekim Yasası)</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/nasil-istedigin-her-seye-sahip-olursun-cekim-yasasi/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/nasil-istedigin-her-seye-sahip-olursun-cekim-yasasi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aleyna Yenigün]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Apr 2022 23:05:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnceleme]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel Gelişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=4363</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nasıl istediğim şeylere sahip olurum? Nasıl mükemmel hayata kavuşurum? Nasıl çok para kazanırım? Nasıl hayatıma iyi insanların girmesini, kötü insanların çıkmasını sağlarım? Nasıl bütün bunlara sahip olacağıma inandırabilirim kendimi, sorularımın üzerinden tam dört yıl geçti.<br />
 Şimdi size, hayatımda neden dört yıldır çekim yasasına yer verdiğimi anlatacağım. Ve çekim yasasının tam olarak ne yaptığını.</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/nasil-istedigin-her-seye-sahip-olursun-cekim-yasasi/">Nasıl İstediğin Her Şeye Sahip Olursun (Çekim Yasası)</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h3 class="wp-block-heading">&nbsp;<strong>Çekim Yasası Nedir?</strong></h3>



<p>&nbsp;Çekim yasası ilk tanım olarak, hayatımızda gerçekleşen tüm pozitif veya negatif olayların kaynağıdır. Yani her gün yaşadığımız iyi veya kötü olayların neden başımıza geldiğinin açıklayıcı bir kuralıdır diyebiliriz. İnananlara göre çekim yasası evrenin bir yasası olduğu düşünülür. Nasıl Dünya’mızda yer çekimi diye bir yasa varsa ve nesnelerin neden yere düştüğünü açıklıyorsa, çekim yayası da bu olumlu ve olumsuz olayları açıklıyor ve bir yasa olarak kabul ediliyor.</p>



<p>&nbsp;Evrende sınırsızca enerji olduğunu ve kendimizin de enerji olduğunu düşünürler, ki bunu kabul etmek çok zor değil. Ne de olsa hayattan nefret eden insanların ortamında birkaç dakika bile geçirsek o negatif enerjiden anında etkileniyoruz.</p>



<p>&nbsp;Hayatımızda yaşadığımız olayların, beklendik olaylar olduğunu hepimiz gözlemleriz. Çünkü bunu çekim yasası yapar. Her sözümüz, her düşüncemiz, her bulunduğumuz ortamın enerji yapısı belli bir enerji kalıbı oluşturur ve ona benzer olanları hayatımıza çeker. Çok mutsuz uyandığımız günleri hatırlayalım ve şimdi de o günlerin gecelerini, ağlayarak mı uyumuştunuz yoksa sevdiğiniz biriyle kavga ederek mi? Hayallerinize çok uzak olduğunuzu düşündüğünüz karamsar bir gece miydi yoksa? Eğer öyleyse mutsuz uyanmanız normal, gece yatarken bilinçaltınıza karamsar tohumlar ekmişsiniz. Negatif bir enerji yaymışsınız.</p>



<p>&nbsp;Peki, o günün nasıl ilerlediğine gelelim. Otobüs tıklım tıklımdır ve trafik kilittir. Büyük ihtimal işe veya okula geç kalınmıştır. Üstünüze giydikleriniz de hiç içinize sinmiyormuş gibi bir de öğlen üstünüze kahve dökülmüştür. Sevmediğiniz, içinizde mutsuzluğun doğmasına sebep olan insanlarla karşılaşmışsınızdır. Akşam eve döndüğünüzdeyse yapmanız gereken bir şeyi unutmuş olabilirsiniz. İşte size kötü başlayıp kötü biten bir gün!</p>



<p>&nbsp;Peki, bu günün en başına dönelim. Yani geceye, gece ne yaşanmış olursa olsun duygularınızı ve düşüncelerinizi pozitife çevirseydiniz, uyumak üzereyken olmayacakları değil de olacaklara odaklansaydınız ve gülümseyerek tatlı rüyalara dalsaydınız, işte böyle bir gün yaşamayacaktınız. Nasıl düşüncelerimi çeviririm diye telaşlanmayın. Ben yapabiliyorum, her gece meditasyon tavsiye ederim bunun için. İlginizi çeker ve daha fazlasını okumak isterseniz bunun için de ayrıntılı bir yazı hazırlayabilirim.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Çekim Yasası Nasıl Çalışır?</strong></h3>



<p>&nbsp;Hemen hemen anlamışsınızdır ama ben bu maddede püf noktalarına değineceğim. Öncelikle nasıl hayalimizdekilerle aynı enerjide olabileceğimizi anlatarak başlayayım. Bunun için size belki bir kalem kağıt, belki her sabah ve gece tekrar ettiğiniz sözcük ve cümleler ve belki de sadece hayal gücü gereklidir. Evet hayal gücü! Çok basit, imajinasyon!</p>



<p>&nbsp;Ama imajinasyona başlamadan önce inanç gerekir, aslında hayal gücü ve inanç birbirine dolaşır, harmanlaşır. İnanarak hayal edersin, hayal ederek inanırsın. İnanmadığını hayal edemezsin, hayal edemediğine inanamazsın.</p>



<p>İki yıl önce not ettiğim bazı cümleleri tam yerine değinmişken paylaşmak iyi olur.</p>



<p>‘’Hiç kimse bir şeyi kazanacağına inanana dek hazır değildir.’’</p>



<p>‘’Zihnin, bizim ona tanıdıklarımız dışında hiçbir sınırlaması yoktur.’’</p>



<p>‘’İnanç başarı için zorunludur. İnanç bilinçaltına verdiğiniz talimatlarla oluşur ve gelişir.’’</p>



<p>‘’Hem yoksulluk hem de zenginlik düşüncenin sonucudur.’’</p>



<p>İnanç meselesini halledebilirseniz, yani sahip olabileceğiniz tüm güzel şeyleri sürekli ve istikrarlı olarak düşünüp hayal edebilirseniz, inanmaya başlarsınız ve onların enerjisini yansıtmaya başlarsınız. Onlarla bir bütün olursunuz, mesela zenginliğin ta kendisi olursunuz! Bu bütünlüğü ve birliği elde edebilmek ve istediğiniz şeyi kendinize çekebilmek için çekim yasasında şimdiki zaman kavramı vardır. Şimdiki zaman kavramı, sizin hayal ettiğiniz şeyden uzak olmadığınızın yalanıdır aslında. Bilinçaltını kandırmaktır, o şeye uzak gibi konuşursanız hep uzak kalırsınız çünkü gerçek budur ama şimdiki zaman kullanırsanız istediğiniz şey artık sizdeymiş gibi algı yaratırsınız ve evren buna uyum sağlamaya çalışır. Biz inananların deyimi ile ‘Evren sizin için çalışır!’. Bunu yapabilmek için tüm sahip olmak istediklerinize sahipmiş gibi tekrarlayın. Hatta her gün yazıp okuyun. ‘Şöyle bir evim var, şöyle bir arabam, şöyle bir işim ve bu kadar param var.’ İşte şimdi enerjileriniz uyumlanır ve aynı enerjiye sahip olaylar ve nesneler hayatınıza girmeye başlar.</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Sonuç Ne Zaman Elde Edilir?</strong></h3>



<p><strong>&nbsp; </strong>Bunun cevabı sizde saklıdır. Eğer bilinçaltınızdaki kodlamaları değiştirebilirseniz. Yani örneğin, paranız yok; param yok ve fakirim sözcüklerini o kadar kullandınız ki bilinçaltınızda böyle bir gerçek yarattınız, oysa bu değişken bir durumdur. Bazen olur bazen olmaz, bazen azalır bazen çoğalır. Bu kodu değiştirebilmek içinse zenginim veya param var, para bana geliyor gibi ifadeleri tekrar etmeniz gereklidir. Buna inanana ve gerçekleşene kadar. Buna gerçekten inanır ve bilinçaltınızda bunu değiştirebilirseniz, tek yapmanız gereken istikrarlı şekilde süreklilik ve tersi durum ve düşüncelere mahal vermemek. Yani bir gün param var bir gün yok gibi düşüncelerle enerjinizi dağıtmamanız gerekli. Fırsatlar çıkageldiğinde ise fark edip değerlendirmeli ve bunun için bir adım atmalısınız.</p>



<p>&nbsp;Hayatınız öyle bir değişir ki inandığınız halde gözlerinize inanamazsınız.</p>



<p>&nbsp;Bu konunun elbette çok fazla teferruatı vardır, benim deneyimlerim, yaptıklarım, elde ettiklerim bugün beni oldukça mutlu ediyor.</p>



<p>&nbsp;Belki en başta söylemem gerekiyordu ama gerçekten hayatınızda bir değişime ihtiyacınız varsa ve büyük hayaller kurabilen biriyseniz bu konuyu kesinlikle hafife almamanız ve değerlendirmenizi öneririm. Mutlu olun, mutlu kalın.</p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/10/958C0300-0F33-47F4-8455-664ADED1D710-scaled.jpeg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/aleynayenigun/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/nasil-istedigin-her-seye-sahip-olursun-cekim-yasasi/">Nasıl İstediğin Her Şeye Sahip Olursun (Çekim Yasası)</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/nasil-istedigin-her-seye-sahip-olursun-cekim-yasasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BENİM ADIM NIETZSCHE</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/benim-adim-nietzsche/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/benim-adim-nietzsche/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aleyna Yenigün]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Feb 2022 12:15:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öykü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=4222</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bembeyaz, her yer bembeyaz. Ya da hiçbir yerdeyim. Gördüğüm tek şey beyazlık. Ya da hiçbir şey görmüyorum. Hiçliğe olan merakımı şimdi daha iyi anlıyorum. Etrafımda</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/benim-adim-nietzsche/">BENİM ADIM NIETZSCHE</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bembeyaz, her yer bembeyaz. Ya da hiçbir yerdeyim. Gördüğüm tek şey beyazlık. Ya da hiçbir şey görmüyorum. Hiçliğe olan merakımı şimdi daha iyi anlıyorum. Etrafımda hiçliği hissederken var oluşumun hazzını yaşıyorum.</p>



<p>Uzakta bir silüet belirdi aniden. Yoksa ölmüş müydüm? Umarım öyledir, kendi varlığıma alışabileceğim tek yer burası olabilir. Kime aitti bu silüet? Tanrı&#8217;nın bir şemali var mıydı? Düşünmeye kalmadan yaklaşmaya başladı. Tanımlanamazlığın şekil almış hali olması gerekti çünkü zihnimden geçen hiçbir kelimeyle eşleşmiyordu. Onu tanımlayamıyordum, onlarca kelime sıralanıyordu dilimde ama hiçbiri dilimin ucundan öteye gitmeye cesaret edemiyordu. Betimleme sanatının varoluşsal kriz geçirdiği nadir anlardan biriydi bu sanırım. Karanlık; tek gördüğüm karanlık, hiçliğin içindeki karadelik gibi. Her şeyi içine çekip bu hiçliği o ortaya çıkarmıştı sanki. </p>



<p>Hareket edişinden aldığım anlamsız cesaretle:</p>



<p>-Nesin sen, diye sordum. </p>



<p>-Bugüne kadar suçlandığın her cümle, her kelimeyim. Düşüncelerinin yaratıldığı yerim; tecrübelerini, nefretini, öngörülerini, tüm yaşadıklarını tıkıştırdığın ve bu sıkışıklıktan doğacak olan her kelimeyim, diye cevap verdi. </p>



<p>Bunların ne demek olduğunu anlamlandırmaya çalışıp sindirirken yeterince duraksadığımı fark edip anlık gelen kızgınlığımla: </p>



<p>-İnsanlar seni sevmiyor, onlar için kabul edilebilir olmayan çok şey söyledin. Çok şey daha söylemek istiyorsun, cesaretin var mı, diye sordum tekrardan.</p>



<p>-Konuşmak isteyen sensin, ben sadece düşüncelerinin yaratıcısıyım, ağzından çıkacaklardan her zaman sen sorumlu olursun, ben değil, diye karşılık verdi.</p>



<p>Aniden her şey yok olmaya başlayıp kör edici hiçlik gözlerimi acıtıyorken ellerimle gözlerimi &nbsp;kapadım</p>



<p>Gözümü açtığımda daha beyaz bir yerle karşı karşıyaydım. Neler olduğunu idrak etmeye çalışırken birtakım sesler duymaya başladım, koridor boşluğunda bir duvardan diğerine çarpan doktor sesinden başkası değildi bu. Duyduğum doktorun sesiyle idrak etme çabam son bulurken kapıdan içeri giren doktor:                                                                       </p>



<p>-Günaydın, diye haykırdı aniden.                                                                       </p>



<p>-Neredeyim diye soracağım ama hatırladığım kadarıyla her hangi bir kaza yapmadığımı varsayarsak hareket ettiremediğim kollarıma bakınca nerede olduğumu anlamakta zorluk çekmiyorum, diye ukala bir tavırla karşılık verdim haykırışına.</p>



<p>Derin bir nefes alıp:                                                                               </p>



<p>-Evet biliyorum prosedür böyle, diyerek devam ettim.</p>



<p>Birbiriyle bakışan doktorlar hızlıca dosyaları inceleyip ismimi sorma gereği duydular. Doktor ismimi sormaya kalmadan lafını kestim.</p>



<p>-Nietzsche, evet, benim adım Nietzsche! Düşünüş şekline ve savunduğu fikirlere anlam veremeyip duyurmaya çalıştığı sesini kesme umuduyla bir yerlere tıktığınız herkesin olduğu gibi benim adım da Nietzsche.</p>



<p>Beni hiç ciddiye almadığını belli edercesine:</p>



<p>-Evet pekala, nasılsın, diye sorarken yüz ifadesi oldukça umursamaz bir haldeydi.</p>



<p>-Sizi ve burayı bir daha görmeyeceğimi bilirsem çok daha iyi olacağım, diyerek tekrardan kaşlarını kaldırmasına neden oldum.</p>



<p>-Ne yazık ki bir müddet burada kalacaksınız, bunun nedenini…</p>



<p>-Evet, biliyorum teşekkürler, başka bir şey yoksa gidebilirsiniz, diyerek tekrar lafını kestim.</p>



<p>Kapıyı yavaşça dışarıdan kapattılar. Konuşmak için ısrar etmeyişlerine bakacak olursam belli ki benimle konuşmaktan gerçekten sıkılacaklarını düşünüyorlar. Belki de herkesin olduğu gibi onlar da ahlaksız olduğumu düşünüyorlardır, kim bilir?                                                              </p>



<p>Peki, ahlaksız mıydım yoksa inkarcı mı? Sözde ideal düzen oluşturulup meşrulaşmış ahlaksızlıkları yapanların toplum dışı bırakılması yerine, sadece açık açık bütün düşüncelerimi söylüyorum diye etiketlenmiş olmam ne kadar adil peki? Aynı düşünmek, aynı konuşmak, aynıyı savunmak zorunda mı herkes? Farklı olmak, ahlaksız olmakla aynı kefeye koyulduğu sürece toplumun her zaman karşısında olacağım.</p>



<p>Kafamda birbirini yiyen düşünceleri kabullenmeye olan öfkemi dindirmeye çalışırken tekrar kapı açıldı. Gelen bir hemşireydi. Bana yemek getirdiğini, yemeğimi ilk günlerde odamda yemem gerektiğini söyledi. Söylediklerinin hiç ilgimi çekmediğini belli edercesine:</p>



<p>-Özellikle burada çalışmayı siz mi seçtiniz, diye sordum.</p>



<p>-Evet, burada çalışmayı seviyorum, hastalara yardım etmek bana iyi hissettiriyor, diye cevap verdi.</p>



<p>Biraz sinirli bir tavır takınarak:</p>



<p>-Burada sözde delileri iyi yaptığınızı falan mı düşünüyorsunuz? Peki, kaçının deli olduğundan yüzde yüz eminsiniz, bu insanları deli yapan farklı davranıp farklı konuşmaları mı? Yapmaya çalışılan şey nedir söyler misiniz? Birbirleriyle aynı konuşan kopyalar mı arıyorsunuz, hizmeti kolaylaştırmak için, eğitimi kolaylaştırmak, yoksa köreltmek mi demeliyim?</p>



<p>Her yeni bir çocuğun yakasından tutup farklı eğilimlerinden geri çekerken düşündüğünüz şey: </p>



<p>‘’Aman, saçma sapan fikirlere kapılıp hayatını yanlış yerlere sürüklemesin, biz olsun, bizim onlara benzediğimiz gibi bunlar da bize benzesin.&#8221; düşüncesi mi?                                 </p>



<p>Sadece biraz düşünmenizi istiyorum. Söylediklerimden dolayı suçlanıp yazarlığıma, bu dünyada bırakacağım izin yok olmasına göz yummak yerine, bana deli diye hitap edilmesine göz yummayı tercih ettim. Neden mi? Ne diyordu Van Gogh: &#8221;Belki de ben gelecek nesiller için çiziyorumdur.&#8221; </p>



<p>Belki de ben gelecek nesiller için konuşuyor, yazıyor, fikir üretiyorumdur. Ama unutmayın ki; o yenilikçi, aykırı, isyankar kişi her birinizin içinde haykırabilmek umuduyla yaşamaya devam ediyor, cümlelerini aklımdan geçirirken uzunca bir konuşmayı tamamladığımı sandım.</p>



<p>Suratıma boş boş bakarken birden endişelenmeye başlayan hemşire beni dürtüyordu.</p>



<p>-Hey! İyi misin, diye sorarken yüzüme rahatsız edici bir tebessüm yerleştirip bütün bunların sadece aklımdan geçmesine sevinsem mi üzülsem mi bilemedim.</p>



<p>-İyiyim, teşekkürler, diye karşılık verebildim en sonunda.</p>



<p>İyi olduğumu duyan hemşire çok tatlı ve sıcak bir tebessümle bana yaklaştı yeniden. O, kollarımı arkadan bağlayan garip gömleği çıkarmaya çalışırken ben hala düşünceliydim. Sonunda gömleği yavaşça çıkardı. İnsanın kollarını hareket ettirebilmesi sayesinde özgürlüğü hissediyor olması oldukça acınası bir durum. Ben bunun üzerine düşünürken hemşire çoktan uzaklaşmıştı, kapıyı usulca çekip çıktı odadan. Ve tabi ki kilitleme ihtiyacı duydu.</p>



<p>Havanın karardığını fark ettim, odanın görkemli beyazlığı yavaşça loş bir ortama dönüşüyor, dışarıdan içeri sızan sarı sokak ışığının doğrultuları yüzümde şekil alıyordu. Loş ışığın, eşyalarla dans edişinin verdiği derinlikle birkaç cümle yazmak için masaya yaklaştım. Elime kalemi aldım ve yazmaya başladım.</p>



<p><em>&#8221;Karanlığı şakaklarımda hissediyorum, damağımda tadı. Avuçlarımdan sızıyor karanlık, yere damlıyor usul usul, yerde birikip göl oluyor. Ayaklarımı bağlıyor sonra, kalkamıyorum. Göz kapaklarımı ağırlaştırıyor karanlık, dilime uyuşukluk veriyor. Ne görebiliyorum ışığı ne isteyebiliyorum. Ben bu koca insanlığım ve karanlık her yerimi sardı.</em></p>



<p><em>Dünya durdu ve gecede takılıp kaldım, Güneşi göremiyorum, ona ulaşamıyorum. Ben bu insanlığım ve bir süre sonra karanlığa alışıyor bütün uzuvlarım. Artık Güneşi isteyemiyorum. Ben bu insanlığın ta kendisiyim.&#8221;</em> Yavaşça gözlerimi açtım. Tavan beyaz, panikle etrafıma bakınınca evimde olduğumu ve bunların sadece bir rüya olduğunu fark ederek derin bir nefes aldım. O hastanede yıllardır doktor olmama rağmen ilk defa böyle bir rüya görüyordum. Usulca doğruldum. Üstümden pikeyi alıp ayaklarımı soğuk zemine değdirdim. Çalışma masamın üstündeki kağıdın dikkatimi çekmesiyle birlikte masama doğru yürüdüm ve masamın üstündeki not defterine yazılı o satırları okudum.</p>



<p><em>&#8221;Ben bu insanlığım ve bir süre sonra karanlığa alışıyor bütün uzuvlarım, artık Güneşi isteyemiyorum. Ben bu insanlığın ta kendisiyim.&#8221;</em></p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2022/10/958C0300-0F33-47F4-8455-664ADED1D710-scaled.jpeg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/aleynayenigun/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Aleyna Yenigün</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Ben Aleyna Yenigün, Trabzon doğumluyum ve Trabzon&#8217;da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Çocukluktan beri yazıyorum, farklı mecralarda ve kitaplarda yayınlanmış yazılarım var. En büyük<br />
idealim dünya çapında ütopik ve felsefi bir yazar olmak. Psikoloji, felsefe, kişisel gelişim ve<br />
metafizikle ilgileniyorum. Bir yayın platformunda<br />
sohbet yayıncısıyım. Şu anda iseMercek dergisinde yazarlık yapıyorum. 🙂</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/benim-adim-nietzsche/">BENİM ADIM NIETZSCHE</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/benim-adim-nietzsche/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
