Sokak Lambası
Bugün neler gördün sokak lambası? Sabahın ilk ışıklarında işe giden emekçilere selam mı verdin, yoksa sabah namazına elinde tespihi başında takkesi ile giden sakallı amcalarla mı başladı günün? Okul servisine geç kalan çocuklar mı gördün bu sabah? Havalı arabası ile önünden geçen yakışıklı bir genç mi?
Bizim mahallenin sahnesi sensin sokak lambası. Gündüzleri kuşlar çıkar sahneye, en güzel türküleri senin vesilenle iletir bize. Geceleri ateşböcekleri oynatır en güzel tiyatroyu. Kışın sahnede buz sarkıntıları oluşur, baharda sahneden aşağı yağmur damlacıkları dökülüverir. Yağmurun yağdığını anlamak için sahneye bakarız biz. Geceyi gündüzü, mevsimlerin ayrımını anladığımız en güzel sahne olursun sen.
Söylesene sokak lambası. Bugün kimlere yardım ettin? Seni kale direği yapıp, top oynayan çocuklara mı kucak açtın? Sana tutunarak ayakkabısını bağlayan insanlara mı destek oldun? Akşam olunca kimlere yolunu gösterdin? Kimlerin yolculuğuna ışık oldun?
Sen kaldırımın kenarına öyle sarı sarı dökülüveriyorsun ya. Ben sana daha çok hayran oluyorum sokak lambası. Bir sokağı görüyorsun, bir sokağı aydınlatıyorsun, bir sokağın demirbaşısın ve hiç terk etmiyorsun ya. Sana daha çok saygı duyuyorum. Sen benim sokak lambamsın demek istiyorum birisine. Kalbimin demirbaşı, gönlümün sokaklarına çakılı yoldaşı. Hayatımın hiç gitmeyen tek ışığı.
Bugün neden yanmıyorsun sokak lambası? Kim söndürdü senin sarı bakışlarını? Tasarruf eden bir belediye kurbanı mısın, yoksa baştan beri dandik bir ampul mü işgal etmişti seni? Kimin kurbanısın sokak lambası? Evlerden gelen ağlama seslerini duydun da mı küstün? Söylesene sokak lambası açık camlardan gelen ağlama seslerini duyuyor musun yoksa? Şimdi sen bugün yoksun ya. Her yer karanlık ve bu mahallenin hiç tadı tuzu yok.
Bugün gördüğün, duyduğun tüm kötü şeyleri unut sokak lambası. Gel yeniden aydınlat gecemizi. Geri dön sokak lambası. Tekrar renk kat bu mahalleye. Kedileri bile göremiyoruz sen yokken. Ağustos böcekleri, daha çok bağırıyor sanki. Hep bir boşluk hissi, hep bir hiçlik.
Hadi geri dön. Bu mahallenin en güzel canı, tüm canlara can katanı ol. Yeniden parılda. Hayranlığım artsın sana. Ağaçlar geceleri de görünsün, her rüzgârda gölgeleri dans etsin. Mahalleye can gelsin, renk gelsin. Daha çok insan geçsin bu sokaktan. Balkonda oturan yaşlı teyzelere çaylarını göster. Parka giden çocukların tercihi senin yolun olsun. Evlerden gelen ağlama sesleri sussun. Sen parılda ki her şey daha güzel olsun.
Sana son bir sözüm var;
Her ışık bir gün söner ama bazı lambalar vardır, yerini hiç terk etmez…

Onur Yağmur konuşuyor. (Kendisini merak edenler için kısa bir bilgilendirme.) Lise yıllarımda Bilişim Teknolojileri bölümünü okumanın ardından sektöre devam etmek istedim ve lisans eğitimi için KTÜ İstatistik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü ile Trabzon’a geldim. AÜ Medya ve İletişim bölümü mezunu ve İÜ Grafik Tasarımı öğrencisi olarak da eğitimlerime devam ediyorum. KTÜ Girişimcilik ve Pazarlama Kulübü başkanlığını devam ettirmekle beraber, Mercek Dergisi departman sorumluluğunu üstlendim. Hayallerimi hedeflere dönüştürerek yaşayan bir Malatyalıyım ve beni okuduğunuz için teşekkür ediyorum.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
İçimizden gelen, sıcacık, içten bir yazı olmuş… Bir şeylere anlam katan, değer veren… Eline sağlık…