Hayallerde Kökleşebilmek
Kendi hayal dünyanıza dalın ve düz bir ovada yürüdüğünüzü düşünün. Göreceğiniz manzara ne olurdu? Dümdüz, yeşil bir ova, nadir de olsa ağaç, ufuk çizgisi boyunca uzanan sıra dağlar. Güneşin yakıcı olduğunu ve gölgelik bir yer aradığınızı düşünün. Gideceğiniz ilk yer o ağaçlardan birisi olurdu. Etrafta ormana dair tek bir iz yokken ‘o ağacın orada ne işi var?’ sorusunu sorabilirsiniz. Cidden o ağaç oraya nasıl geldi?
Bazı insanlar bir fikri alır ve onu yeniden şekillendirir. Örnek verecek olursam radyonun televizyona dönüşmesindeki süreç, iyi bir örnek olabilir. Bazı insanlar ise düşünülmeyeni düşünür. Bu düşünceler sizi o alanda rol model yapar. İşte girişimci kişiler bu gibi anlarda ortaya çıkar. Bu kişiler bir fikri alır, o fikri büyütür, uygulamaya koyar ve yeni bir ürün ortaya çıkartır. Yaptığı eylem, çorak bir araziye bir ağaç dikip oraya hayat vermeye çalışmaktır. Peki ya sonra? O ağaç büyüyebilecek mi? Yoksa kuruyup gidecek mi?
İşte girişimde sadece fikirlerle hareket edemeyeceğimizi buradan alıyoruz. Diktiğimiz fikri beslememiz gerekir. Fikir ne kadar kökleşirse bir o kadar büyür, büyüdükçe genişler ve yan dallara ayrılır. Ayrılan her dal, o fikrin yarattığı sorunlar veya yeni fikirler olabilir. Sorunlu dallar kurur, yeşeren dallar meyve verir. İyi bir girişimci bu gibi durumlarda sorunu çözebilmek için kaynağına iner. Kaynağındaki sorun çözülebilirse kuruyan her bir dal iyileşebilir. Eğer çözemeyip görmezden gelir ve diğer tarafla ilgilenirse de bu sefer büyüttüğü fikrini kesmek zorunda kalabilir. Fikri baltalamak, belki de başkaları tarafından ilham kaynağı olacak yeni bir buluşun hiç doğmadan ölmesine neden olabilir. O yüzden bir fikir üzerinde düşünmek için iyi bir analize ihtiyaç vardır. Çok iyi bir analiz, çok az sayıda yan sorun demektir. Benim tabirimle kurumuş bir dal. Aynı zamanda fikri büyütmek için bütçe, pazar araştırmaları, üretim araçları gibi donanımlara da ihtiyaç duyar. Yalnızca bu da değil. Fikrinize destek olan, size her alanda yardım edebilecek birinin olması işinize yarabilir. Diktiğiniz ağaç ne kadar dallı budaklıysa bir o kadar yeni fikirler doğurmuş demektir. Fakat buradaki asıl amacın ağacın dallı budaklı olması değil, tek olmamasıdır. Tekelleşme sizi büyütebilir ve hatta zengin dahi edebilir. Bunu kabul ediyorum. Fakat günün sonunda çorak araziyi ormana dönüştürmezsek o tek ağaç bile kurur. Fikriniz bir süre revaçta olur, sonra sessiz bir şekilde tarihin tozlu sayfalarına karışır. Birçok ürünün başına gelen olay budur.
Her halükarda insanlık değişimi sürekli olarak yaşar. Bu değişime destek olup farklı rotalar çizebilen girişimci olur. Bazıları bu yolda tekelleşip birçok yeniliğin önünü tıkayabilir. Bazıları da bunu paylaşarak yeni yeniliklerin önünü açar. Eğer bir girişimde bulunacaksanız hangi düşünce sizin ve insanlığın geleceği için önemlidir sorusunun cevabı size kalmış. Yolun gidişatını belirleyecek olan sizsiniz.

Merhaba, ben Alican Çağlar. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Kamu Yönetimi bölümü okuyorum. 3. sınıf öğrencisiyim. Düşüncelerimi ve fikirlerimi özgür bir şekilde bu dergi aracılığıyla sizler için yazmaktan onur duyarım.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim