Bir Çiçeğin Düşü
Lavinia…
Bir çiçek düşünün ki, zarafetiyle anılması gerekirken ölüm çiçeği olarak dillere destan olan. Evet, ölüm çiçeği. Diğer çiçekler aşkla, sevgiyle, mutlulukla anılırken ölümle anılan. Tüm çiçekler kadar masum, tüm çiçekler kadar güzel.
Bir çiçek için çok zor olsa gerek. Şiirlere, şarkılara, kitaplara konu oluyorsun ama her seferinde acıyı ve ölümü tasvir etmek için kullanılıyorsun. Mutlu son sana yasak. Adın çıkmış bir kere, ne kadar güzel olursan ol ölüm çiçeğisin sen.
Belki her yaz aynı umutla çiçek açıyorsun lavinia. Diyorsun ki, bu sene her şey farklı olacak! Belki de bağırıp çağırmak, sesini herkese duyurmak istiyorsun. Ben ölüm çiçeği değilim diye bağırmak. Kimse sana sormadı ki ölüm çiçeği olmak istiyor musun diye. Bu hikâye senin hikayendi ama hiç söz hakkın olmadı, lavinia.
Oysaki ne güzel bahsetmişti Hilmi Yavuz “Lavinia için Sonnet” adlı şiirinde senden. “Sana da yas yaraştığı söylenir, öyle değil!..” dizesiyle başlayıp ve “Sana yas değil elbet, yaz yaraşır lavinia…” dizesiyle bitirirken.
Kim bilir kaç yüzyıldır devam etti bekleyişin, umudun, gözyaşların… Kim bilir kaç yüzyıl daha da devam edecek. Her seferinde daha zor olacak tomurcuklanıp çiçek açman, her seferinde daha çok acıyacak canın. Ama bunların hiçbiri engel olamayacak sana. Tüm zorluklara göğüs gerip devam edeceksin. Belki bugün değil ama elbet bir gün lavinia; senin de sesin duyulacak, sana da güzel şarkılar, şiirler yazılacak.
Elbet bir gün…

Merhabalar ben Gündüz. Elektrik Elektronik Mühendisliği son sınıf öğrencisiyim. Sinopluyum. Hayatı dolu dolu yaşamayı severim. Ara ara kendi çapımda yazdığım yazılarımı sizlerle de paylaşmayı canı gönülden istiyorum.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim