İbre
İnsanlar gelir ve geçerler onların öğrettikleri öyle bir yerlerde kalır dünyadaki değişmeyen şeylerden birisi de gidenlerin bıraktıkları izlenimler, sizi bu dünyada neye inandırmak istiyorsa inandırdığı şeyin gerçekliği hiç değişmez. Mıh gibi çakılır daha çok gönlünüze, bu his genellikle sevgi duyduğunuz şeylerin yerini acıya bıraktığında alevlenir ve siz içinizde yanmakta olan o korla gezersiniz. Her gülümseyişinizde işler daha da zorlaşır saklamaya çalıştıkça gün yüzüne vuran gerçekler gibi. Yeterince yandıktan sonra artık içinizdeki koru dağlamaya yani kabullenmeye başlarsınız. Dağladıkça dağılırsınız ama toparlanmak için başka çareniz de yoktur. Issız yerlerde tanıdık birisine rastlamanın verdiği o rahat hisse kavuşmak istemeniz kavuşacağınız anlamına gelmez ama özlemeniz anlamına gelir. Kavuşamasa dahi o yolda bekleyenlerdenseniz çok zor ama değecek bi yoldasınız pusulanızın ibresi her daim sizi nereye götüreceğini biliyor siz sadece kalbinizden gelen o sesi dinleyerek etrafınızdaki uğultuların sesini kısıp her daim umudunuzu yeşertin sandığınız kadar zor hayallerinizin hafifliği kadar yolunda olmadığının farkında olarak yürüdükçe benliğinize daha yakın hissettiğiniz her anın kıymetini bilin olur mu ?

Merhaba ben Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji 1. sınıf öğrencisi Sima Çakıcı.Yaşantımızın birer hatıra bulunduğumuz anın bize ait olarak kalacağı an’larımda yazıp hatıralarımın içine bıraktığım yazılarımı anında okumanızdan memnuniyet duyarım

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim