Serüven
Yaşarsın yaşadıkların yaşanmışlık olur. Yaşayamazsın belki yaşanası yoktur dersin ama bir yerlerden kokusu tanıdık gelen ihtimallerin yaşanma olasılığı şafak rengini anımsatır. Var desen saniyeler içinde yok olacak yok desen varlığına gölge düşürmüş olacaksın. Artık ne içinde kalabildiğimiz ne de dışına çıkabildiğimiz bu döngülerin yerini dönüşümler alabilmesi. Dönüşüm önce değişimle başlar. Değişimse zaman alır. Zaman sabır ister. Sabır kolay değildir. Yani her şey bir sürecin parçası halinde evrilerek mekanizma haline gelir. Kötü sonuçlanan olayların içerisinde iyi hissettirdiği anları unuturuz. Bazen gecikmemiz mesafelerden kaynaklı değil de dinlediğimiz melodinin ritmine kapıldığımızdandır.
Deneyimlerimizi deneye deneye elde ederiz. İçerisinde yanlışlar da barındırabilir.Hepsi de bize aittir böyle böyle bir bütün elde ederek yaş alırız.Yaş almak dediğim de başlı başına ilerleme kaydetmek demek değildir. İlerledikçe gerileyebileceğin gerilediğini zannettiklerinin seni daha ileriye atabileceği hiçte döngüsel olmayan bir serüvenin merkezinde var olabilmenin adıdır. Merkezinde yer almak dediğim öyle kolay bir şey değil.Patlamaya hazır bir yıldız gibi etrafa saçtığın enerji ne kadar büyükse içsel basıncın da arttıkça patlayarak savrulursun.Yeni elementlerin oluşması için bu güzergahlar gereklidir. İşte tüm bu düzen elbette tek çizgide ilerlemez.Kayboluşlar parıldayışlar ve boşlukta kalışları içerir.Biz de böyle böyle kendi yerimizi bulmanın peşinde savrulabilmeyi göz önünde bulundurarak adımlarımızın sağlamlığını bastığımız yerin konumuna değil öznenin kendisinde yani kendimizde ararız.Belki yanılgılara düşerek belki keskin bir duruşla yaklaştığımız farklı zamanların aynı öznesi olarak yer alırız. Fakat bazı hesaba katmadığımız yanılgıların derinliği ağır ağır silikleşir,kaybolur. Kayıplar,boşluklar ve yerini doldurma evreleri yerine ait olmayan şeyleri yerleştirme çabası ve bir başkası olmaya alışmak.
Gökyüzünde süzülen kuşlara dalıp senin kanatlarının da ruhunun ta kendisi olduğunu anlamak.Ne hevesle aldığın defteri karalama defterine dönüştürmek.Biliyorum tüm bunlar ilk baştaki sana ait olmayan ama şimdiki seni tam da karşılayan o eksik parçaları barındıyor.Aramaya başlamadan önce artık şimdiki kendini benimsesen diyorum.

Merhaba ben Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji 1. sınıf öğrencisi Sima Çakıcı.Yaşantımızın birer hatıra bulunduğumuz anın bize ait olarak kalacağı an’larımda yazıp hatıralarımın içine bıraktığım yazılarımı anında okumanızdan memnuniyet duyarım

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim