<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Nazire Köksal, Author at Mercek Dergisi</title>
	<atom:link href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/nazirekoksal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/nazirekoksal/</link>
	<description>KTÜ Girişimcilik ve Pazarlama kulübüne ait dergidir.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 08 Jun 2025 18:09:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2020/03/cropped-LOGOSSS-e1585067809948-32x32.png</url>
	<title>Nazire Köksal, Author at Mercek Dergisi</title>
	<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/nazirekoksal/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mahzen</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/mahzen/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/mahzen/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazire Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 May 2025 17:59:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=5986</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herkesin bir mahzeni vardır. Kendi içinde yarattığı bir dünya.. Bu dünya adeta kalbin huzur anahtarı. Huzuru karşısına almış. Saatlerce hemhal olurcasına konuşulmuş bir mahzen. Tuğlalarla</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/mahzen/">Mahzen</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Herkesin bir mahzeni vardır. Kendi içinde yarattığı bir dünya.. Bu dünya adeta kalbin huzur anahtarı. Huzuru karşısına almış. Saatlerce hemhal olurcasına konuşulmuş bir mahzen. Tuğlalarla sıkı sıkı mahzenini örmüş. Kimse bilmesin kimse girmesin. Sadece sınırlı kişileri alsın. İstediği zaman kapatabilsin mahzenini.<br>İçinde bir sürü kitapları olsun ruhu sıkıştığı zaman girsin mahzenine. Başka hayatlara dalsın. Ordan oraya konsun. Karakterini kendi seçsin var gücüyle oynasın oyununu. Ah mahzen ya olmasaydın dercesine bir diğer kitaba geçsin. Başka bir karakterle hemhal olsun. Var gücüyle de onunla oynasın. Birde mahzenine kahve eşlik etsin. Kahvesini yudumlarken çevriliversin kitapların sayfaları.. Birde çiçekleri olsun. Bir nergis yaz gibi kokan kış çiçeği sarmalasın bütün mahzeni.. Laleler bir köşede menekşeler bir köşe de olsun. Sardunyaları da unutmayalım onlar mahzenin girişinde olsun.. Tam haliyle huzur.<br>Mahzen kalbin kaçış noktası olsun. Nefes almaya ihtiyaç duyulunca mahzenin kapıları çalınsın.<br>Hayali böyle bir mahzen olandan kime zarar gelirki. Kimseye dokunmadan ruhuyla yaşamaya çalışır. Ruhuna yoldaşları mahzenine davet eder. Mahzenin güzel kısımlarına odaklanır. Güzellikleriyle mahzenini canlandırır.<br>Aslında anlatmak istediğim neye nasıl bakmak istersen baktığın yer sen olursun. Akla karanlık oda gibi gelen mahzen çiçeklerinle süslediğin bir mahzen olmuş. Kahvenin kokusu ve kitapların eşlik etmiş. Herkesin mahzeni de kendine biricik olur. Mahzenlerimizi güzelleştirmek ümidiyle…</p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2024/12/IMG-20241125-WA0048-1-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/nazirekoksal/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Nazire Köksal</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Merhaba, ben Nazire Köksal. Trabzonluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisiyim. Kendi yolculuğumda hissettiklerimi yazmak ruhuma iyi geliyor. Umarım yazılarımda sizin de ruhunuza dokunabilir. Keyifli okumalar dilerim.</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/mahzen/">Mahzen</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/mahzen/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GAZZEYİ UNUTMA</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/gazzeyi-unutma/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/gazzeyi-unutma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mina Rana Demir, Semanur Tarhan, Hüseyin Can Metin ve Nazire Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Apr 2025 20:06:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=5973</guid>

					<description><![CDATA[<p>Değerli Mercek Dergisi yazarları olarak Gazze için duygularımızı satırlara aktardığımız yazımızdır.</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/gazzeyi-unutma/">GAZZEYİ UNUTMA</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong><em>Nazire Köksal</em></strong></p>



<p>Canım Gazze, canım çoçuklar, canım kadınlar ve canım insanlar. Şu koskoca dünyada bir sizi sığdırmadılar. Kalıcı olmayan şu fani dünyayı tapulu malları sandılar. Kelime bulamadığım katil, vahşet, soykırımın tümü olan insanlığa dair en büyük utancı taşıyan bir kelime var “israil”. Bu utanca ne gözyaşım ne de sözlerim kaldı. Ama sözlerim tükendi der susarsam, gözyaşlarım tükendi der susarsam, ben susunca sen susacaksın sen susunca o susucak o susunca herkes susacak. Susma ne olur.</p>



<p>Çocukların öldürüldüğü bu dünyada SUSMA! </p>



<p>Peygamberimizin sözleri gelsin hatırına;</p>



<p>“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” en azından dilsiz şeytan olmayalım. Gazzeyi konuşacak tek sen kalmışsın gibi haykırmaya devam et. Belki bu hadis kalbimizin sancısını merhem olur..</p>



<p>“Bir kötülük gördüğünüz zaman elinizle, gücünüz yetmezse dilinizle, ona da gücünüz yetmezse kalben buğz ediniz.” Hz. Muhammed sav.</p>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="612" height="459" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2025/04/1000021840-edited.jpg" alt="" class="wp-image-5982" style="width:295px;height:auto" srcset="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2025/04/1000021840-edited.jpg 612w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2025/04/1000021840-edited-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 612px) 100vw, 612px" /></figure>



<p><strong><em>Mina Rana Demir</em></strong></p>



<p>Cesareti yazıyorum. Ölümsüz olmayı. Silaha şehadet öğreten çocukları yazıyorum. Bir insanın binlerce insana yaptığını. Ah! Bu zalimlerin zalimine. Ufak bir sitem değil artık. Ağır bir başkaldırı bu sessizliğe. Düşen bombadan daha yüksek çıkan haykırışları yazıyorum. &#8220;Hasbünallahu ve ni&#8217;me&#8217;l-vekil&#8221;.  Ne için yaşadıklarını ölerek gösterenleri, davaları uğruna öldürülen bir milleti yazıyorum.</p>



<p>&#8220;Yolları büsbütün kesse de zulüm</p>



<p> Esip dursa da acıncın çöl ayazı</p>



<p>Hangi dağ efkarlıysa oradayız.</p>



<p>Perişan edilen her şey bizimdir.&#8221;</p>



<p>Ahmet Telli</p>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-full is-resized"><img decoding="async" width="736" height="552" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2025/04/1000021838-edited.jpg" alt="" class="wp-image-5975" style="width:312px;height:auto" srcset="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2025/04/1000021838-edited.jpg 736w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2025/04/1000021838-edited-300x225.jpg 300w" sizes="(max-width: 736px) 100vw, 736px" /></figure>



<p><strong><em>Hüseyin Can Metin</em></strong></p>



<p>Gazze… Bombaların ve sessizliğin hedefi… Filistinli imam Mahmut Hasanat’ın hutbede haykırdığı sözler sadece bir acının değil ümmetimizin içine düştüğü derin gafletin de ifadesi: </p>



<p>“30.000 tane şehidin, 70.000 tane yaralının, 100.000 tane sakatın, 2 milyon evsiz ve aç susuzun uyandırmadığı, bir şey anlatmadığı bir ümmete ben buradan konuşsam ne olur, konuşmasam ne olur… Kamet getirin de namazımızı kılalım.”</p>



<p> Bu feryat aslında her birimizin vicdanını sızlattı ve içimizdeki sessizliği hatırlattı. Her gün toprağa düşen bir çocukla birlikte insanlık biraz daha gömülüyor suskunluğa…  Tüm bunların üstüne vadedilmiş topraklar adı altında dolaşan bir haritada  Türkiye’nin doğusu da İsrail’in olunması isteniyor.Bu yüzden bizler, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak daha uyanık, daha bilinçli ve daha birlik içinde olmalıyız. Toplumsal dayanışmamızı güçlendirmeli, içimize sokulmak istenen fitnelere karşı uyanık olmalı, tarihimizden ve kardeşliğimizden gelen gücün farkında olmalıyız. Biz susarsak, yalnızca Gazze değil; Doğu Türkistan, Kudüs, hatta Anadolu’nun doğusu da karanlığa gömülür. Biz sustukça bir çocuk daha annesiz uyanır bir bayrak daha sessizce göğe veda eder.</p>



<figure class="wp-block-image aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1178" height="883" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2025/04/1000021839-1-edited.jpg" alt="" class="wp-image-5979" style="width:302px;height:auto" srcset="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2025/04/1000021839-1-edited.jpg 1178w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2025/04/1000021839-1-edited-300x225.jpg 300w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2025/04/1000021839-1-edited-1024x768.jpg 1024w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2025/04/1000021839-1-edited-768x576.jpg 768w" sizes="(max-width: 1178px) 100vw, 1178px" /></figure>



<p><strong><em>Semanur Tarhan</em></strong></p>



<p>Gazze: İnsan ne demek, çocuk ne demek ama hepsinden önemlisi insan kalabilmek ne demek. Hepimiz insan olarak doğduk Allah bizi böcek olarak da yaratabilirdi ya da fare ama insan olarak doğduk duygularımız oldu. Peki şimdi neden o duyguları kullanmıyor kimse. Resimlerdeki gülen insanları nereye götürdüler? Bazı toplumların neden ar damarı çatlamış. Kimse neden vicdanını tanımıyor. Oysa acı dedigin şey evrenseldir. Birinin canı yandığında herkes ağlamalı çünkü her gidenle bir parçamız gider. Biz onu tanımasak da dünyanın bir yerinde bizden habersiz yaşasa da o gittiğinde bizim canımız yanar. Vicdan bir toplumun damarıdır ve bazı toplumlar bundan oldukça müzdaripler. Toplu mezar ne demek ya hangi vicdana sığar. Oysa merhamet her zaman bir adım öndedir.</p>



<div class="wp-block-cover aligncenter" style="min-height:414px;aspect-ratio:unset;"><span aria-hidden="true" class="wp-block-cover__background has-background-dim"></span><img loading="lazy" decoding="async" width="736" height="901" class="wp-block-cover__image-background wp-image-5980" alt="" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2025/04/1000021841.jpg" data-object-fit="cover" srcset="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2025/04/1000021841.jpg 736w, https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2025/04/1000021841-245x300.jpg 245w" sizes="(max-width: 736px) 100vw, 736px" /><div class="wp-block-cover__inner-container is-layout-flow wp-block-cover-is-layout-flow">
<p class="has-text-align-center has-large-font-size">Gazzeyi unutma UNUTTURMA! </p>
</div></div>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2024/10/aa-e1729703738295.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/minaranademir/?mab_v3=5973" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Mina Rana Demir, Semanur Tarhan, Hüseyin Can Metin ve Nazire Köksal</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Merhaba, ben Nazire Köksal. Trabzonluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisiyim. Kendi yolculuğumda hissettiklerimi yazmak ruhuma iyi geliyor. Umarım yazılarımda sizin de ruhunuza dokunabilir. Keyifli okumalar dilerim.</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/gazzeyi-unutma/">GAZZEYİ UNUTMA</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/gazzeyi-unutma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ANKA KUŞU</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/anka-kusu/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/anka-kusu/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazire Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Apr 2025 17:03:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=5941</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her gecenin bir gündüzü olduğu gündüzlerin gecesi olduğu şahane bir döngünün içinde yaşıyoruz. Her gün batan ama her gün doğmasını bilen “güneş”. Aslında hayatımız bir</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/anka-kusu/">ANKA KUŞU</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Her gecenin bir gündüzü olduğu gündüzlerin gecesi olduğu şahane bir döngünün içinde yaşıyoruz. Her gün batan ama her gün doğmasını bilen “güneş”. Aslında hayatımız bir güneş. Kendini sorguladığın, kendine inanmadığın hatta kendinden vazgeçtiğin günlerin olur. Ama bir anka kuşu misali battığımızı sandığımız gecelerde gündüzü bekleriz. Gündüzün doğuşuyla anka kuşumuz küllerinden yeniden doğar. Gün ışığında kanatlarımız adeta süzülür. Bu özgür kuş hiçbir cümlenin, yargının, eleştirinin, negatifin tesiri altında kalmadan kendi semalarında süzülür.</p>



<p>“Akıl, en zayıf olduğu gecelerin sabahında, hiç olmadığı kadar güçlüdür.”<br>Sen çok akıllı, güçlü bir güneşsin.</p>



<p>“Dayanabiliyorsun diye katlanmak zorunda değilsin.”<br>Sen bir anka kuşusun. Sen özgürsün. Bu yüzden kendi semalarında uçmayı öğrenmişken hiç bir şeye katlanmak zorunda değilsin.</p>



<p>“Her şeyle savaşamazsın.”<br>Sen kendine özelsin. Savaştıkların da kendisine özel. Her savaşın galibi kişinin kendisidir.</p>



<p>“Kusursuz değiliz, olmamız da gerekmiyor.”<br>Herkesin mükemmeli aradığı bu yerde kusurlarımızla bile güzeliz. Kusursuz olma algısı herkesin bedenini mühürlemiş. Ama hiçbir şeye zorunda olmadığımız bu yerde kusursuz olmamız da gerekmiyor. Çünkü sen anka kuşusun. Sen özgürsün.</p>



<p>“Çoğu zaman kendimiz için yapmamız gerekenleri yapmadıkları için başkalarına kızıyoruz.”<br>Gecelerin gündüzünü beklerken sadece beklemek olmaz. Küllerinden yeniden doğduğun sabahında kendin için yapman gerekenleri düşünmen lazım. Çünkü başkalarına karşı boş kızgınlığın olmasın. Boş kızgınlık demek güneşin doğuşundan kaybettiğin dakikalardır. Zaman sensin.</p>



<p>“Çekil kabuğuna inci ol, varsın derinden seni nefesi yeten çıkarsın.”<br>Sen çok değerli bir incisin. Bu yüzden kör kuyunun derinlerine sakladığın incini sadece nefesi yetenler açabilir. Kuyunun derinine cesareti olanlar girebilir. Bu yüzden çekil kabuğuna inci ol. Kör kuyunun inci sırrı. Bu sırra nefesi yetenler ulaşabilsin.</p>



<p>Güneşin, incin, anka kuşun seni sen yapan her şeyinle özgürlüğün semalarında karşılaşmak ümidiyle…</p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2024/12/IMG-20241125-WA0048-1-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/nazirekoksal/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Nazire Köksal</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Merhaba, ben Nazire Köksal. Trabzonluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisiyim. Kendi yolculuğumda hissettiklerimi yazmak ruhuma iyi geliyor. Umarım yazılarımda sizin de ruhunuza dokunabilir. Keyifli okumalar dilerim.</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/anka-kusu/">ANKA KUŞU</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/anka-kusu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SOSYAL MEDYANIN İNSAN ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ?</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sosyal-medyanin-insan-uzerindeki-etkileri/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sosyal-medyanin-insan-uzerindeki-etkileri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazire Köksal, Mukaddes Oruç, Zehra Başoğlu, Muhammed Talha Kuzu ve Semanur Tarhan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2025 18:09:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[deneme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=5936</guid>

					<description><![CDATA[<p>Değerli Mercek Dergisi yazarları olarak "BİR KONU HEPİMİZ" adlı toplu yazımızdır. Değerli Mercek Dergisi okurlarımıza keyifli okumalar dileriz. </p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sosyal-medyanin-insan-uzerindeki-etkileri/">SOSYAL MEDYANIN İNSAN ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ?</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong><em>MUHAMMED TALHA KUZU</em></strong><br></p>



<p>Sosyal medya, sonlu hayatımızın sonsuz kısmı. Zamanın kum saatinden bağımsız olduğu, renklerin daha canlı daha göz alıcı kısmı. Olduğumuz gibi mi görünmeliyiz yoksa kurgu bir masalın karakteri mi olmalıyız? Kurgu bir masal daha cezbedici gibi görünüyor sanki. Hiçlik deryasında yüzmek için çok mantıklı. Ne de olsa yelkenlerimi alabora edecek bir rüzgar yok.</p>



<p>Peki ya olduğum gibi görünsem.. Aynalar ile barışık olmak kirpi kişiliğimi yok ediyor. O rüzgar yelkenlerime tüm kuvveti ile vuruyor lakin devrilmiyorum. Yaşamın yalın yüzüne alışkın olduğumdan olsa gerek. Anlamlı görünen karmaşık bir cümle. Bu cümleyi kalbimle açıklamam gerektiğini düşünüyorum. Çünkü zihnim yetersiz kalacak.</p>



<p>Acıyı özünden tattım bire bin katmamaktan ötürü. Huzura baharı bahşettim, çıplak ağaçlar haziranımdan ne götürür. Medya denen portreye koca bir gülümseme, sağanak bir yüz, karakterimden bir öz bıraktım. Aldatılan bir topluluk, tiyatro izleyen bir çoğunluk tüm gerçekliğim ile deray oldu. Kısa bir cümle ile sözlerimi bitirmek istiyorum.</p>



<p>Sosyal medyanın hayatınıza yansımayan kısmına savaş açın, yansıyan kısmına neşe saçın.</p>



<p><strong><em>SEMANUR TARHAN</em></strong></p>



<p>Hepimizin hayatının bir parçası olan ve gündelik bir iş gibi rutine oturttuğumuz sosyal medya bu toplumun gözbebeği,belki de ilk göz ağrısı gibi birşey.Peki sizce sosyal mecralar neden bu kadar bizden,hayattan? Çünkü dile getiremediğimiz, söyleyemediğimiz,sadece hayıflandığımız,belki de dile getirmeye çekindiğimiz her cümlenin,mimiğin,tepkinin dili olur sosyal medya.Toplumun çekinmeden dileklerini, şikayetlerini ortaya döktüğü yerdir, yaralayan acının cesaretlendiği yerdir.Bence çoğu insan için iletişimin kaynağı olan sosyal medyanın asıl değeri budur.Ağlarken sesimiz duyulmasın diye tuttuğumuz nefesin boğulmadığı yerdir sosyal medya.Hiç tanımadığımız insanların sevinçlerine,mutluluklerına,yaralarına hayatlarına ortak olup yalnız hissetmediğimiz,duygusal eksiklerimizi kapatmaya çalıştığımız yerdir.Her ne kadar farklı hayatları tanısakta, sosyal medya hiçbir zaman içimizdeki duygusal eksikliği,o kabuk bağlamamış yarayı kapatmaz,iyileştiğini sanarız ama o yara tekrar tekrar kanadığında anlarız o tür eksiklere sosyal medyanın deva olamayacağını.Çünkü sosyal medya bir terapi değil arkadaştır;iyi günde,kötü günde yanında olan,bazen güldüren,bazen ağlatan,bazen de yanında çok güvende hissettiğin arkadaştır.</p>



<p><strong><em>MUKADDES ORUÇ</em></strong></p>



<p>Günümüz sosyal medyasının içerisinde bulunan fenomenleri hayatımızın merkezine alıp her koşulda yapılanın ve bize gösterilenlerin doğruluğunu yanlışlığını düşünmeden tartmadan hayatımıza entegre ediyoruz. Yeni dünyanın koyun sürüsü haline geldik. İşin kötüsü bunu hayatımıza da tamamen uyguluyoruz. Sonucunda da etrafımız aynı yüz tipinde, aynı kıyafetleri giyen, aynı konuşan insanlarla dolup taştı. Fenomenlerin müşterisi haline geldik. Bize sundukları ürün ve hizmetleri tüketim çılgınlığı ile alıp kullanıyoruz onlar da bunun karşılığında bizden daha rahat daha lüks hayatlarına devam ediyorlar. Tabii bu işin sadece maddi tarafı. Bir de manevi tarafı var ki o da &#8220;bize nerede o eski günler&#8221; özlemini yaşatan tarzda. İnsan ilişkileri artık o kadar yapmacıklaştı ki ilişkiler sadece iş ve para üzerine kurulur oldu. İnsanlar artık gerçek duygularını saklayıp iletişimi oldukça bozuk ve kısa tutmaya çalışır oldu.<br>İnsanlar birbirlerinin gözlerinde o samimiyeti ararken samimiyetsizliğe gömüldü. Durum böyleyken nasıl önüne geçeriz diye düşünecek olursak artık bunun pek mümkün olmadığını düşünüyorum. Ama en azından azaltmak için bir şeyler yapabileceğini söyleyebilirim.</p>



<p><strong><em>NAZİRE KÖKSAL</em></strong></p>



<p>Sosyal medyanın bizlere dayattığı bir algı var. Dıştan her şeyin mükemmel ve kusursuz gözüktüğü ortamda içtenliğe girince aslında bizlere işlerin bu denli olmadığını gösterir. Peki aslı böyle gözükmeyen algının nedenleri nedir? Misal arkadaşlarımızla içtiğimiz bir kahveyi düşünelim. Çok mutlu, güler yüzlü fotoğraflar paylaşırız. Peki o masada geçen hayatın derinliklerinde konuştuğumuz konular… Sadece görselde kalan bir kare ve paylaştığınız kafenin hoş görüntüsünden ortaya çıkan yorum kalır. “Yaşıyorsun bu hayatı” çok sık duyulan bir cümledir. Sosyal medyanın insan üzerindeki bir nevi olumsuz etkisini gözler önüne sermiştir. Bu olumsuzluğun yanı sıra tabili olumlu etkiler de vardır. Olumlu yanlarının etkisinden bahsetmek gerekirse sesini duyuramayan insanımızın sesi olur. Üstü kapanıp gidecek davaların savunucusu olur. Sosyal medyayla birlikte birbirini tanımayan insanlar birbirine yoldaş, kardeş olur.</p>



<p><strong><em>ZEHRA BAŞOĞLU </em></strong></p>



<p>Sosyal medyanın her zaman insanları birbirinden uzaklaştırdığından yakınılır. Çoğu kişi sosyal medyada geçirdiği dakikaları sayar. Çok fazla vakit geçirmenin insanlarla iletişimine engel olduğu sanılır. Aslında tam tersi insanlarla iletişim olanağı yaratmaz mı? Yıllardır görmediğin bir arkadaşından sosyal medya sayesinde haberdar olmaz mısın? Aranızdaki kilometreler birbirinize attığınız bir video ile kapanmaz mı? Onun da seninle aynı şeye güleceğini bilip onu düşünüp atmaz mısın o komik videoyu? Sosyal medya sayesinde birbirinizi düşünür, hatırlarsınız. Birlikte olmanızın imkanı olmadığı durumlarda karşında değil ama yanındaymış gibi hissedersin. Herkes her zaman yanımızda olamayabilir ama sosyal medya sayesinde iletişimde kalıp içimizin sıcaklığını birbirimizde hissedebiliriz. Yani sosyal medya insanları uzaklaştırmak yerine tam tersi uzaklaşmış insanlara birbirini hatırlatıp daha da yakınlaştırabilir. Yakın olmak isteyen , iletişime girmek isteyen için sosyal medya dezavantaj değil fırsattır. Bu fırsatı değerlendirmek de herkesin kendi elindedir.</p>



<p></p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2024/12/IMG-20241125-WA0048-1-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/nazirekoksal/?mab_v3=5936" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Nazire Köksal, Mukaddes Oruç, Zehra Başoğlu, Muhammed Talha Kuzu ve Semanur Tarhan</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Merhaba, ben Nazire Köksal. Trabzonluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisiyim. Kendi yolculuğumda hissettiklerimi yazmak ruhuma iyi geliyor. Umarım yazılarımda sizin de ruhunuza dokunabilir. Keyifli okumalar dilerim.</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sosyal-medyanin-insan-uzerindeki-etkileri/">SOSYAL MEDYANIN İNSAN ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ?</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sosyal-medyanin-insan-uzerindeki-etkileri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sarı Çiçek</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sari-cicek/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sari-cicek/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazire Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Mar 2025 17:44:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=5880</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendi sessizliğini dinlemek için uzaklara mı gitmek gerekir. Tek çözüm uzaklara mı gitmek? Belki evet belki hayır.. Kendi içinde yürümek ve saatlar boyu kimseye rastlamamak</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sari-cicek/">Sarı Çiçek</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kendi sessizliğini dinlemek için uzaklara mı gitmek gerekir. Tek çözüm uzaklara mı gitmek? Belki evet belki hayır.. Kendi içinde yürümek ve saatlar boyu kimseye rastlamamak istersin. Asıl uzaklar belkide burasıdır. Hem gitmişsinidir uzak diyarlara hem de kendi içinde yürüyorsundur. Gerçek şu ki, tarifsiz duygular içinde yaşayıp gidiyoruz, özellikle de en derin ve en önemli konularda. Deşin içinizi, diplere inin gerekirse derin denizlerde nefessiz kalın ama derinlerden bir yanıt, bir çakıl taşı, bir yosun, bir deniz yıldızı size ışık olacak ne varsa bulun. Elinize ne geçmişse kıyıya çıkarın. En derinden boğulma pahasına çıkardığınız ne varsa farkedin. Fark etmek acıyıdı ama gerekliydi. Yalnız kaldığınız her anı sevin. Kendi ışığınız yol olsun. Gittiğiniz yollarda izleriniz olsun. Belki geçenlere yardım olur. Yolda yalnızlık çekenlere sarı çiçek lazım.. Sarı çiçek yoldaşlığın simgesi sayın. Çekinmeden vardığınız varacağınız yerlere sarı çiçeklerinizi ekin. Kim bilir kim rastlar..<br>Gurbette yalnızlık çekenlere umuttur sarı çiçek.</p>



<p>Umut dolu olan sarı çiçek; insanın mazisine öyle bir açarki geride bıraktığını zannettiği mazi güzel kokan sarı çiçekleriyle çevrelenmiştir. İnsan maziyi daima yanında taşır. Başka diyarlara gitse de gönlü hep aynıdır. Başta umut dolu olan sarı çiçekten bahsetmiştim ya şimdi bu cümleler neden satırlarıma dökülür.. Çünkü mazi seni sen yapan her şeydir. Derinlere daldığında çıkardığın bütün çakıl taşları, yosunlar, deniz yıldızları sana ışık olan her şey sensin. Bu yüzden sarı çiçekleri ekerek umut dolu yolculuğuna devam etmen gerek. Bazı yolculuklar asla sona ermez. Sarı çiçeklerin kokusunu yitirmeyene dek yolcululuğuna devam etmen dileğiyle…</p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2024/12/IMG-20241125-WA0048-1-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/nazirekoksal/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Nazire Köksal</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Merhaba, ben Nazire Köksal. Trabzonluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisiyim. Kendi yolculuğumda hissettiklerimi yazmak ruhuma iyi geliyor. Umarım yazılarımda sizin de ruhunuza dokunabilir. Keyifli okumalar dilerim.</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sari-cicek/">Sarı Çiçek</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/sari-cicek/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaşamadan Öğrenme Sanatı</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yasamadan-ogrenme-sanati/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yasamadan-ogrenme-sanati/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazire Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Feb 2025 17:38:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=5851</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hepimizin farklıdır sınavları. Nasıl başa çıktığımız, nasıl kabul ettiğimiz, aldığımız dersler… Yolun yolcusuyuzdur. Ya yaşarız sınavları ya da eşlik ederiz yaşayanlara. Belki tam anlayamayız yaşayını</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yasamadan-ogrenme-sanati/">Yaşamadan Öğrenme Sanatı</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hepimizin farklıdır sınavları. Nasıl başa çıktığımız, nasıl kabul ettiğimiz, aldığımız dersler… Yolun yolcusuyuzdur. Ya yaşarız sınavları ya da eşlik ederiz yaşayanlara. Belki tam anlayamayız yaşayını ama hissederiz o hüznü acıyı. Tam anlamıyla acıyı hisseder miyiz? Bu pek muammadır. Kendimce &#8220;Yaşamadan Öğrenme Sanatı&#8221; derim. Bu kısacık ömüre gerekmeli bu sanat yoksa onca acının kahrını nasıl sığdırabiliriz. Bir kitapta okumuştum; insanların yaşadıkları acıları hissedebildiğin kadar insansındır. Dertliye dertlenmek. Bunca insan çabası belki bir cümle derman olur diyedir. </p>



<p>Her acının derinliği belki bir kahkahda belki bir göz yaşında belki de bir iç çekişin içerisinde gizlidir. Etrafımı izlerim. Hisleri en çok gözler anlatır. Aradığım cevabı gözlerin derinliklerinde bulurum. Acının derinliğini gözler anlatır. Kahkahadan sonra gelen bir bakış vardır. Gülerken gözler adeta o kişinin hüznünün derinliğini anlatır. Sanki bulunmak isteyen derin çığlıktır ama herkesin çok zorlandığı; yüzleşmek istemediği saklanıştır. Göz yaşı hüznün kelimeleri gibi gözlerden dökülür. Gözlerden dökülen o yaşlar insanın söylemediği cümleler olur. Gözlerden dökülen boncuk boncuk göz yaşları kör kuyu da inci taneleri gibidir. İç çekiş; artık ne kahkahası kalmıştır ne de göz yaşı.. Sadece bir iç çekiş her şey rağmen devam etmeyi hatırlatır. Yolda duraksamda nefestir adeta.</p>



<p>Bir iç çekiş; her şey olur, her şey büyür, her şey geçer, hayat kalır der.</p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2024/12/IMG-20241125-WA0048-1-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/nazirekoksal/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Nazire Köksal</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Merhaba, ben Nazire Köksal. Trabzonluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisiyim. Kendi yolculuğumda hissettiklerimi yazmak ruhuma iyi geliyor. Umarım yazılarımda sizin de ruhunuza dokunabilir. Keyifli okumalar dilerim.</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yasamadan-ogrenme-sanati/">Yaşamadan Öğrenme Sanatı</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yasamadan-ogrenme-sanati/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kavuşmalarımız ağır aksak, ayrılıklarımız koşar adım&#8230;</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/kavusmalarimiz-agir-aksak-ayriliklarimiz-kosar-adim/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/kavusmalarimiz-agir-aksak-ayriliklarimiz-kosar-adim/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazire Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Dec 2024 17:58:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=5806</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ne güzel söylemiş Cahit Zarifoğlu. Kavuşmaların ağır aksalığı yüzünden neler kayıp gider hayatımızda acaba. Hayat bu kadar kısayken niyesini sorgular içim. Tutsak doyasıya birbirimizi belki</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/kavusmalarimiz-agir-aksak-ayriliklarimiz-kosar-adim/">Kavuşmalarımız ağır aksak, ayrılıklarımız koşar adım&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Ne güzel söylemiş Cahit Zarifoğlu. Kavuşmaların ağır aksalığı yüzünden neler kayıp gider hayatımızda acaba. Hayat bu kadar kısayken niyesini sorgular içim. Tutsak doyasıya birbirimizi belki de dünya yaşanılabilir olur kim bilir.</p>



<p>Dünyayı yaşanılabilir kılan ruhuna yoldaş biriyle karşılaşmaktır. Ruhuna yoldaş; tüm meşgallerinde bile nefes olmaya çalışan, çabasıyla anlamaya odaklı, kafandaki gürültülerin beraber sessizleştiği, aynı çemberin içinde kalmaktır.</p>



<p>“Ve insanın en güzel tesadüfleri, başka bir kalpte kendi kalbinin benzerine rastladığı an başlar.”</p>



<p>Bazen bulduğumuzu sandığımız tesadüfler yaşarız. Sanmak, kalbin hançeri.. Ama o hançer tüm gerçekliği açığa çıkarır. Hançer yarasına dikişler atılır. Beklenir iyileşsin diye. Sonrasında sadece bir iz olarak kalır. İnsan hançerlenerek büyür. Her dönüp hançer izine baktığında geri dönmemeyi hatırlatır. Bu izler adeta kalbin huzur yolu olur. Bu yolun sonu da sanmaktan vazgeçişin verdiği huzurdur. Bir yerde dinlemiştim; bir insan yanındayken huzuruna birde yanında olmayınca huzuruna bak diye. Her ikisini rastlayan kalp huzurun alasını bulmuştur.</p>



<p>“Hesaplayamayacağın bir sırdır aşk çemberi. Yaşam dediğin ise çember içinde mi dışında mı kalacağını seçme sanatı.” Bir çemberdir aşk, 22. Sır</p>



<p>Asıl mesele bu ‘Sır’</p>



<p>Kavuşmak bir sırdır. Ruhun yoldaşını bu sırla ortaya çıkarırsın. Eğer var ise cesaretin çemberin içinde kalırsın. Sevdan için sırları çözmeye başlarsın. Çözdükçe bulaşır kördüğüm olur sevdan. Sonra istesende çıkamazsın çemberin dışına.</p>



<p>&#8220;Aşkını değil aşkı gözet. Bir insanın hayatının en güzel anı, başka bir insana hayatının en güzel anını yaşatmak olabilir.&#8221; Bir çemberdir aşk 88. Sır</p>



<p>Son olarak bu sırra bakalım. Yaşam hepimize öğretidir. Hayatın anlamı ise huzur bulunan kalpte yaşatılan anılarda gizlidir. Her şeyin &#8220;an&#8221; dan ibaret olduğu bu kısa ömürde birbirimize bırakılan sadece &#8220;en güzel anı&#8221; olarak kalır. Kalp kırmadan doyasıya sevdiğimiz ve sevildiğimiz &#8220;an&#8221; lara&#8230;</p>



<p></p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2024/12/IMG-20241125-WA0048-1-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/nazirekoksal/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Nazire Köksal</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Merhaba, ben Nazire Köksal. Trabzonluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisiyim. Kendi yolculuğumda hissettiklerimi yazmak ruhuma iyi geliyor. Umarım yazılarımda sizin de ruhunuza dokunabilir. Keyifli okumalar dilerim.</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/kavusmalarimiz-agir-aksak-ayriliklarimiz-kosar-adim/">Kavuşmalarımız ağır aksak, ayrılıklarımız koşar adım&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/kavusmalarimiz-agir-aksak-ayriliklarimiz-kosar-adim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Var Oluş?</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/var-olus/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/var-olus/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazire Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Dec 2024 17:07:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=5752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Onca gürültü içinde kalbimin sesini duymaya çalışırım. Etrafımdakilerin kavgası çok sesli olsa da o sesi duyarım.. O’nun gürültüsünü dinlerim. Dışarıdakilerin lafügüzaf sözlerinden sonra ruhum anlam</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/var-olus/">Var Oluş?</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Onca gürültü içinde kalbimin sesini duymaya çalışırım. Etrafımdakilerin kavgası çok sesli olsa da o sesi duyarım.. O’nun gürültüsünü dinlerim. Dışarıdakilerin lafügüzaf sözlerinden sonra ruhum anlam bulur. O anlamların içinde hem hâl olmaya çalışırım. Bilirim ki kendimi ne kadar bilirsem aslolana gideceğimi. Ruhum bütün direnişlerini teslimiyete bırakır. Kuş gibi hafif..<br>“Dayanmak” kelimesinin içinde “yanmak” gizlidir. Nasıl mı? Eğer tüm bu gürültünün içinde kendini duymak için dayanırsan; kendini bilme haliyle yanarsın. Yanarsın kül olursun. Tam bittim dedin mi O yettim der ve küllerinden yeniden doğarsın. Tüm o kavruluşların bir sebebe bağlanır. Şu fani dünyanın anlamsızlığı anlam kazanır. Var oluş?<br>Varlığın direnişinde tükenişler olsunki varlığın kıymeti bilinsin. Var oluşunu, nefes alışını, O’nu bulmayı, şükretmeyi, sevmeyi, sevilmeyi, gülümsemeyi, ağlamayı, sarılmayı, düşünmeyi, akletmeyi.. Tümüyle var oluşunda seni sen yapan arayış yolları. Bütün mesele aramak mı ya da bulmak mı? Bir dervişin sualleri gelir aklıma:<br>Dervişin biri Sûfi&#8217;ye;<br>– Allah&#8217;ı nerede arayım, diye sorar.</p>



<p>Sûfi dervişe der ki:<br>– Nerede aradın da bulamadın ki!<br>Şayet arama yoluna içtenlikle bir tek adım atacak olsan, nereye baksan O’nu görürsün.</p>



<p>Meğersem bütün mesele adım atmakmış. Sebeplere takılmadan tüm içtenliğinle yolda olmakmış. Ruhun kuş misali hafif, rüzgarın esintisinde tüm gökyüzünde süzülsün. Nereye uçsan, konsan; bilir, görür ve hissedersin..</p>



<p></p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2024/12/IMG-20241125-WA0048-1-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/nazirekoksal/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Nazire Köksal</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Merhaba, ben Nazire Köksal. Trabzonluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisiyim. Kendi yolculuğumda hissettiklerimi yazmak ruhuma iyi geliyor. Umarım yazılarımda sizin de ruhunuza dokunabilir. Keyifli okumalar dilerim.</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/var-olus/">Var Oluş?</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/var-olus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ruhumun Yalnızlığı</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/ruhumun-yalnizligi/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/ruhumun-yalnizligi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazire Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2024 11:06:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=5707</guid>

					<description><![CDATA[<p>İçselleştikçe yalnızlaşır insan. Sırdaşın kendin olursun. Bu ne güzel bir yalnızlıktır.. İç dünyanda yarattığın bu yalnızlık seni hiç bilmediğin, gitmediğin, dinlemediğin yerlere götürür. Bu yalnızlık</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/ruhumun-yalnizligi/">Ruhumun Yalnızlığı</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>İçselleştikçe yalnızlaşır insan. Sırdaşın kendin olursun. Bu ne güzel bir yalnızlıktır.. İç dünyanda yarattığın bu yalnızlık seni hiç bilmediğin, gitmediğin, dinlemediğin yerlere götürür. Bu yalnızlık çok keyiflidir. En yakın dostun ve sırdaşın olmuştur. Bazen bedenen burdasındır ama ruhun yalnızlığını alıp gezintiye çıkmıştır. Dinlemiş gibi yaparsın etrafını ama orada yoksundur. Çünkü yoldasındır. Kim bilir hangi denizde deniz kabuklarını toplayıp içindeki sessizliği dinliyorsundur. Bu sessizlik huzurun sesi gibidir. Fısıldar sana. Gözlerini kapatırsın hissedersin yalnızlığın sessizliğini.<br>Gözlerini açtığında bakmışsın ki ormanın uğultusu içindesin. Uçuşan kuşların sesi, kıpırdayan yaprakların sesi.. İçin yine huzur dolar.</p>



<p>Gezinirsin ağaçların arasında kozalakları incelersin, çiçekler dikkatini çeker ama koklarsın sadece kıyamazsın koparmaya. Sonra bir yol ayrımı gelir. Ne tarafı seçsen diye karar vermen gerekir. Ruhun istediğini seçer devam edersin yola. İçselliğindeki yalnızlık belki bir kasaba belki bir koyda nefes alır ve yine yeniden yol ayrımlarında buluşursun kendinle.</p>



<p>Yolun sonu gelmez biz durmadıkça. Çünkü bu yol bitmeyecek sonu olmayacak bir yol. Ruhunun esintilerinde yalnızlığına yoldaştır bu yol..</p>



<p></p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2024/12/IMG-20241125-WA0048-1-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/nazirekoksal/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Nazire Köksal</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Merhaba, ben Nazire Köksal. Trabzonluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisiyim. Kendi yolculuğumda hissettiklerimi yazmak ruhuma iyi geliyor. Umarım yazılarımda sizin de ruhunuza dokunabilir. Keyifli okumalar dilerim.</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/ruhumun-yalnizligi/">Ruhumun Yalnızlığı</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/ruhumun-yalnizligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kör Kuyunun İnci Sırrı</title>
		<link>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/kor-kuyunun-inci-sirri/</link>
					<comments>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/kor-kuyunun-inci-sirri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nazire Köksal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 Nov 2024 16:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/?p=5648</guid>

					<description><![CDATA[<p>Boşlukta süzülür, engin yalnızlığım. Çıkış arar kör kuyularda. Duyulmak ister kimse duymaz sesini.. Çıkış yolu için ışık arar. Kör kuyularda kalbim ağlar. Sesini kimse duymaz..</p>
<p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/kor-kuyunun-inci-sirri/">Kör Kuyunun İnci Sırrı</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Boşlukta süzülür, engin yalnızlığım. Çıkış arar kör kuyularda. Duyulmak ister kimse duymaz sesini.. Çıkış yolu için ışık arar. Kör kuyularda kalbim ağlar. Sesini kimse duymaz..</p>



<p>Gözyaşlarım kuyunun derinliğine derinlik katar. Bitse gözyaşım kuyudan çıkabilir miyim? Engin yalnızlığımda süzülmek iyi mi gelir? Boşlukta olmak bir süre olsa bile dinlendirir ruhumu. Biraz dinlen güzelim der, dök bu kuyuya gözyaşını. Varsın derinleşsin kuyunun derinliği ama içine attıkların güzel gözlerinden dökülsün. Süzülsün yanaklarından, olacaksa sel olsun her yer yeter ki dökülsün. Kimse duymasa sesini, kalbini sen duy. Duy kendini sakla kalbini. </p>



<p>Masallardaki inci ol; deniz kızlarının saf ve içtenlikle ağlayarak elde ettiği gözyaşı damlası.. Kör kuyulardaki gözyaşın saflığın ve içtenliğinin incisi olsun. İnci gibi sır ol. Kör kuyunun inci sırrı. Kimsecikler kolay kolay bulamasın. Sır kalsın engin yalnızlığın.. Her kaybolduğun boşlukta sen seni ara, kimsecikler seni arayan seni arasın. Bu yol uzun. Kör kuyunun incileri derinlerde. Kalbin senin peşinden koşsun, zamansız boşlukta süzülsün. Kör kuyunun inci sırrına kavuşsun..</p>
<div class="saboxplugin-wrap" itemtype="http://schema.org/Person" itemscope itemprop="author"><div class="saboxplugin-tab"><div class="saboxplugin-gravatar"><img decoding="async" src="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/wp-content/uploads/2024/12/IMG-20241125-WA0048-1-scaled.jpg" width="100"  height="100" alt="" itemprop="image"></div><div class="saboxplugin-authorname"><a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/yazar/nazirekoksal/" class="vcard author" rel="author"><span class="fn">Nazire Köksal</span></a></div><div class="saboxplugin-desc"><div itemprop="description"><p>Merhaba, ben Nazire Köksal. Trabzonluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisiyim. Kendi yolculuğumda hissettiklerimi yazmak ruhuma iyi geliyor. Umarım yazılarımda sizin de ruhunuza dokunabilir. Keyifli okumalar dilerim.</p>
</div></div><div class="clearfix"></div></div></div><p>The post <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/kor-kuyunun-inci-sirri/">Kör Kuyunun İnci Sırrı</a> appeared first on <a href="https://www.mercekdergisi.ktugipak.com">Mercek Dergisi</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.mercekdergisi.ktugipak.com/kor-kuyunun-inci-sirri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
