Mahzen
Herkesin bir mahzeni vardır. Kendi içinde yarattığı bir dünya.. Bu dünya adeta kalbin huzur anahtarı. Huzuru karşısına almış. Saatlerce hemhal olurcasına konuşulmuş bir mahzen. Tuğlalarla sıkı sıkı mahzenini örmüş. Kimse bilmesin kimse girmesin. Sadece sınırlı kişileri alsın. İstediği zaman kapatabilsin mahzenini.
İçinde bir sürü kitapları olsun ruhu sıkıştığı zaman girsin mahzenine. Başka hayatlara dalsın. Ordan oraya konsun. Karakterini kendi seçsin var gücüyle oynasın oyununu. Ah mahzen ya olmasaydın dercesine bir diğer kitaba geçsin. Başka bir karakterle hemhal olsun. Var gücüyle de onunla oynasın. Birde mahzenine kahve eşlik etsin. Kahvesini yudumlarken çevriliversin kitapların sayfaları.. Birde çiçekleri olsun. Bir nergis yaz gibi kokan kış çiçeği sarmalasın bütün mahzeni.. Laleler bir köşede menekşeler bir köşe de olsun. Sardunyaları da unutmayalım onlar mahzenin girişinde olsun.. Tam haliyle huzur.
Mahzen kalbin kaçış noktası olsun. Nefes almaya ihtiyaç duyulunca mahzenin kapıları çalınsın.
Hayali böyle bir mahzen olandan kime zarar gelirki. Kimseye dokunmadan ruhuyla yaşamaya çalışır. Ruhuna yoldaşları mahzenine davet eder. Mahzenin güzel kısımlarına odaklanır. Güzellikleriyle mahzenini canlandırır.
Aslında anlatmak istediğim neye nasıl bakmak istersen baktığın yer sen olursun. Akla karanlık oda gibi gelen mahzen çiçeklerinle süslediğin bir mahzen olmuş. Kahvenin kokusu ve kitapların eşlik etmiş. Herkesin mahzeni de kendine biricik olur. Mahzenlerimizi güzelleştirmek ümidiyle…

Merhaba, ben Nazire Köksal. Trabzonluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisiyim. Kendi yolculuğumda hissettiklerimi yazmak ruhuma iyi geliyor. Umarım yazılarımda sizin de ruhunuza dokunabilir. Keyifli okumalar dilerim.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
Yazın adeta insanın ruhuna bir ayna tutuyor.
Mahzen metaforu, içsel dünyamızı nasıl inşa ettiğimizi, kiminle ne kadar paylaşmak istediğimizi ve aslında en çok kendimize ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu anlatıyor.
Ayrıca inasnı ister istemez kendi mahzenini düşünmeye teşvik ediyor
Merakla bir sonraki yazını beklemekteyim…