Kavuşmalarımız ağır aksak, ayrılıklarımız koşar adım…
Ne güzel söylemiş Cahit Zarifoğlu. Kavuşmaların ağır aksalığı yüzünden neler kayıp gider hayatımızda acaba. Hayat bu kadar kısayken niyesini sorgular içim. Tutsak doyasıya birbirimizi belki de dünya yaşanılabilir olur kim bilir.
Dünyayı yaşanılabilir kılan ruhuna yoldaş biriyle karşılaşmaktır. Ruhuna yoldaş; tüm meşgallerinde bile nefes olmaya çalışan, çabasıyla anlamaya odaklı, kafandaki gürültülerin beraber sessizleştiği, aynı çemberin içinde kalmaktır.
“Ve insanın en güzel tesadüfleri, başka bir kalpte kendi kalbinin benzerine rastladığı an başlar.”
Bazen bulduğumuzu sandığımız tesadüfler yaşarız. Sanmak, kalbin hançeri.. Ama o hançer tüm gerçekliği açığa çıkarır. Hançer yarasına dikişler atılır. Beklenir iyileşsin diye. Sonrasında sadece bir iz olarak kalır. İnsan hançerlenerek büyür. Her dönüp hançer izine baktığında geri dönmemeyi hatırlatır. Bu izler adeta kalbin huzur yolu olur. Bu yolun sonu da sanmaktan vazgeçişin verdiği huzurdur. Bir yerde dinlemiştim; bir insan yanındayken huzuruna birde yanında olmayınca huzuruna bak diye. Her ikisini rastlayan kalp huzurun alasını bulmuştur.
“Hesaplayamayacağın bir sırdır aşk çemberi. Yaşam dediğin ise çember içinde mi dışında mı kalacağını seçme sanatı.” Bir çemberdir aşk, 22. Sır
Asıl mesele bu ‘Sır’
Kavuşmak bir sırdır. Ruhun yoldaşını bu sırla ortaya çıkarırsın. Eğer var ise cesaretin çemberin içinde kalırsın. Sevdan için sırları çözmeye başlarsın. Çözdükçe bulaşır kördüğüm olur sevdan. Sonra istesende çıkamazsın çemberin dışına.
“Aşkını değil aşkı gözet. Bir insanın hayatının en güzel anı, başka bir insana hayatının en güzel anını yaşatmak olabilir.” Bir çemberdir aşk 88. Sır
Son olarak bu sırra bakalım. Yaşam hepimize öğretidir. Hayatın anlamı ise huzur bulunan kalpte yaşatılan anılarda gizlidir. Her şeyin “an” dan ibaret olduğu bu kısa ömürde birbirimize bırakılan sadece “en güzel anı” olarak kalır. Kalp kırmadan doyasıya sevdiğimiz ve sevildiğimiz “an” lara…

Merhaba, ben Nazire Köksal. Trabzonluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisiyim. Kendi yolculuğumda hissettiklerimi yazmak ruhuma iyi geliyor. Umarım yazılarımda sizin de ruhunuza dokunabilir. Keyifli okumalar dilerim.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
Eline, emeğine, yüreğine sağlık çok güzel olmuş
Harika bir yazı olmuş yüreğine sağlık