Ruhumun Yalnızlığı
İçselleştikçe yalnızlaşır insan. Sırdaşın kendin olursun. Bu ne güzel bir yalnızlıktır.. İç dünyanda yarattığın bu yalnızlık seni hiç bilmediğin, gitmediğin, dinlemediğin yerlere götürür. Bu yalnızlık çok keyiflidir. En yakın dostun ve sırdaşın olmuştur. Bazen bedenen burdasındır ama ruhun yalnızlığını alıp gezintiye çıkmıştır. Dinlemiş gibi yaparsın etrafını ama orada yoksundur. Çünkü yoldasındır. Kim bilir hangi denizde deniz kabuklarını toplayıp içindeki sessizliği dinliyorsundur. Bu sessizlik huzurun sesi gibidir. Fısıldar sana. Gözlerini kapatırsın hissedersin yalnızlığın sessizliğini.
Gözlerini açtığında bakmışsın ki ormanın uğultusu içindesin. Uçuşan kuşların sesi, kıpırdayan yaprakların sesi.. İçin yine huzur dolar.
Gezinirsin ağaçların arasında kozalakları incelersin, çiçekler dikkatini çeker ama koklarsın sadece kıyamazsın koparmaya. Sonra bir yol ayrımı gelir. Ne tarafı seçsen diye karar vermen gerekir. Ruhun istediğini seçer devam edersin yola. İçselliğindeki yalnızlık belki bir kasaba belki bir koyda nefes alır ve yine yeniden yol ayrımlarında buluşursun kendinle.
Yolun sonu gelmez biz durmadıkça. Çünkü bu yol bitmeyecek sonu olmayacak bir yol. Ruhunun esintilerinde yalnızlığına yoldaştır bu yol..

Merhaba, ben Nazire Köksal. Trabzonluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisiyim. Kendi yolculuğumda hissettiklerimi yazmak ruhuma iyi geliyor. Umarım yazılarımda sizin de ruhunuza dokunabilir. Keyifli okumalar dilerim.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim