Bir Çiçeği Sulamak
.
.
Ayaklarımı olduğum yere bağlayan…
Yer çekimi miydi?
Uçsuz bucaksız okyanusları seyre dalarken…
Ruhum dalgaların peşine neden takılır?
Sessizliğin sesi ve kimsesizliğin kalabalığı yok mudur?
İnsan kendini bile tanıyamıyor ki
Dünyanın sınırlarını kim çizdi ?
Ve ötesi zihnimin sınırlarını…
Bu kurallar bizi öldürmek için var
.
Her şey elimde olsaydı ve kendi cennetimi yaratabilseydim…
Nasıl bir yerde yaşamak isterdim ki?
Sahi, yaşamak nasıl bir şey?
Bir çiçeği sulamak…
Her nefesin kıymetini bilmeyi…
Bir ölüye sormalı aslında
.
Nefret sevgiden daha mı güçlü?
Kalplerimiz karanlığa hemen alıştı
Küçükken tek başıma uyuyamazdım
O ışık hep açık kalmalıydı
Herkesin bir beklediği var mıdır?
Beklemek ölümden daha beterken…
Gelmeyeceğini bile bile
.
Ağlamaktan neden utanır büyükler?
Gözüme toz kaçar yaşarır bir gün
Arada kalbini sulamalı insan
Bir çiçeği sulamak gibi
Ama bana acıklı sözler söyleme
Erkekler ağlamaz affet
.
Evlerin bacaları tütüyor mu?
Kar taneleri penceremde buğulanırken
Minicik bir gülümsemeydi belki…
Taş kesilmiş kalpleri eriten
Kısık bir ses var içimde
Oysa kulaklarını kapatırsa insan…
Ne kadar bağırsan o kadar duymaz
.
Kırılmak…
Saçlarımın ucundan bahsetmiyorum
Belki bu yüzden katı kalpli görünüyorlar
Çünkü kırılmak kolaydı
Ve mühim olan sarmaktı yaraları
.
Bir kelebek misali
Avucuna bir kez konar ya…
Sıkarsan ölür bırakırsan uçar ya…
Ve şimdi o hayatı yaşıyorum
Meltem rüzgarları esiyorken…
Kasırgaların peşine takılıyorum
Saçlarımın uçları kırılıyor
Kopuyorum bu hayattan Manolya
.
Açık tutuyorum kapıları
Mehtaplı geceler örtmüyor üstümü
O gemi ne zaman gelecek?
Ve yine ruhum derinliklere dalıyorken…
Belki o da dalgaların peşine takılmıştır.
Olsundu…
Gözyaşlarımla beklerim yine
En son umutlar ölüyormuş
Ben de yaşarım
Gözyaşlarıyla yaşatırım
Bir çiçeği sulamak işte böyle bir şey
Yazan: Ali Soydan
.
.


SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim