Umut Hanım
Saat hüzün saati, vakit hüzün vakti, bugün günlerden hüzün ve gece yarısı. Yoruldum. Anladım ki yalnızlık etrafında kimsenin olmaması değilmiş. Ben kalabalıkta yalnız kaldım çünkü yalnızlık kimsenin seni anlamamasıymış.
İnsanın memleketi sevdiğidir. Memleketimi bile bilmemek beni çok yordu. Yıllarca bağırdım, çağırdım ama kimse duymadı. Bu yüzden ben de sessizleştim artık, gülüşüm de yaralandı. Sadece bir acı tebessüm kaldı bana benden hatıra, onu da çok kullanmıyorum zaten hemen eskimesin. Yaralarımı okşadım her gün, oradalar mı, beni terk ettiler mi diye. Çünkü unutmak istemedim kendimi, vazgeçmezdim ki ben hiçbir şeyden. Vazgeçmeyi geçtim kurtulamazdım da ben. Korkularım hep peşimde olur, içimdeki şeytan sürekli enseme vururdu ve ben asla kurtulamazdım. Ta ki o güne kadar.
Seni gördüğüm günden beri mektuplar yazıyorum ama ne adını biliyorum ne de yaşadığın yeri. Zaten o rüya bitince yüzün de hemen bulanıklaştı zihnimde, seni kağıtlara çizemedim. Bana kendini gösterdikten sonra her şeyin rengi değişti. Bir rüya insanı bu kadar etkileyebilir miydi? Çocuk olmuştum artık herkesi de çocuk olarak görüyordum. Bu mektupları da bu yüzden yazıyorum zaten bir çocuktan başka kim rüyasında gördüğü bir kız için mektuplar yazıp kızın bulması için dağlara saklar ki.
İnsanın gökyüzüne en yakın olduğu yer dağlardır aynı zamanda benim de sana en yakın hissettiğim yer oralar. Dağlara çıktığım zaman garip bir his oluşuyor içimde sanki senin yanında olduğum o kısa andaki hislerime benziyor. Hem daha güçlü hem de çok güçsüzüm. Her seferinde daha da yaklaştığımı hissediyorum. Seni o dağda görmesem de bir sonrakine giderken göreceğime emin olarak gidiyorum.
Şu küçücük dünyada seni hala bulamadığıma şaşırıyorum. Benden saklanıyor musun yoksa arkamda bıraktığım izleri takip ettiğin için mi hala kavuşamadık. Ne yapacağımı bilmiyorum ama yürümeye devam edeceğim. Hiç beklemediğim bir anda seni görecekmişim gibi geliyor.
Bir gün kavuşmak dileğiyle…

Ben Furkan Namal, Burdurlu bir hayalperestim. Önce astronot sonra ise mimar olmayı istedim ve şimdiyse Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde mimarlık ve Anadolu Üniversitesi’nde işletme okuyorum. Yapmayı en sevdiğim işler ise derin düşüncelere dalmak, bağlamamın tellerini tıngırdatmak ve doğanın içinde kaybolmak. İnsanların büyümemiş ve hala çocuk taraflarını görmek gibi de bir özel gücüm var.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
Emeğine sağlık. Çocuk olmanın güzelliğini tekrar düşünmemi sağladı. Daha çok isterizzz:))
2021 de okuduğum en güzel yazıydı . Tebrikler kardeşim .
Muhteşem, derinlere bir yolculuk yaptırdı, umutla yeni denemeleri bekliyor olacağım 🙂