Disleksi
En basit şekilde anlatmak gerekirse:
Disleksi toplumda nadir olarak görülen,kişinin normal veya üstün zekâ düzeyinde olmasına rağmen okuma, yazma ve dil becerilerinde sorun yaşamasına sebep olan özel öğrenme bozukluğudur.
Disleksi nedir?
Disleksi nedir :Sağlıklı bir bireyde konuşmanın yönetilmesi beynin sol ön lobu ile gerçekleşirken disleksi hastaları bu lobu kullanma zorluğu çekitiklerinden konuşmada anormallikler görülmeye başlar.

Konuşma problemi çeken hastalarda aşırı hızlı veya yavaş konuşma görülebilir. Disleksi ne demek denildiği zaman kimi bilim insanlarınca “kelime körlüğü” olarak nitelendirildiği görülür. Disleksili bireyler genelde zeki ve çalışkan olmalarıyla ön plana çıkar. Ancak disleksi problemi olan hastaların beyni, kelimeleri farklı işlediği için bu durum kelimelerin çözümlenmesini, hecelenmesini ve tanınmasını güçleştirir. Bu nedenle ilkokul çağındaki hastalar, etrafındaki kişilerce yeterince anlaşılamadığından toplum tarafından dikkate alınmama problemi ile karşı karşıya kalabilirler. Günümüzde birçok kişide disleksi hastalığı bulunmasına rağmen, birçoğu bu hastalığın kendisinde bulunduğunu bilmeden, disleksi nedir diye sormadan ömrünü tamamlar. Toplum tarafından disleksili bireylerin tespit edilmesi güçtür. Bu nedenle ilkokul çağlarında teşhis konulmadığı zaman bir daha disleksi teşhisinin konulması çoğu zaman mümkün değildir. Tüm bunlara karşın geçmişe bakıldığı zaman, tarihe adını yazdırmış birçok dahinin disleksi hastası olduğu görülmektedir.
Örneğin Albert Einstein, Walt Disney, Leonardo Da Vinci, günümüz dünyasının en zengin ve en zeki insanlarından birisi olan Bill Gates disleksi… hastalarına örnek olarak verilebilir.

Disleksi belirtileri nelerdir?
Okuma bozukluğu: Diğer adıyla, okuma güçlüğü denir. Kelimeleri tersten okuma, kelimeleri atlama, heceleri atlama, heceleri karıştırma, harfleri karıştırma, duraksayarak okuma gibi okuma güçlüğü çekerler.
Yazma bozukluğu (Disgrafi): Yazı yazmak istediklerinde harfleri ters yazmaları, bazı harflerle rakamları karıştırmaları, kısacası birbirine benzer sembolleri karıştırıp hatalı kullanmaları olasıdır. Örnek: “E” harfini ters yazabilir veya “E” yerine “3” rakamını kullanabilirler. Özellikle küçük “d” harfi ile “b” harfi, noktalı harflerle noktasız harfler sıklıkla karıştırılır.
Öğrenme bozukluğu – Öğrenme güçlüğü: Basit komutları takip edemeyip öğrenme güçlüğü yaşayabilirler. Örneğin sağını solunu karıştırabilir, ayakkabılarını ters giyebilirler. Bu gibi durumlar yaşıtlarından geri kalmalarına sebep olur.
Anlama bozukluğu: Bu kısım dikkatle de alakalıdır. Disleksili çocuklar, dikkatini sürdürme konusunda güçlük çekebilirler. Dikkat bozukluğu ile disleksinin birlikte gözlemlenmesi olasıdır. Bu sebeplerle anlama bozukluğu problemiyle karşılaşabilirler.
Çelişki: Resim, müzik, matematik gibi alanlarda sizi şaşırtabilecek performans sergileyip yaşıtlarından çok daha iyi işler yapabilirler. Disleksili çocuklar, özel yetenekli çocuklardır. Bu durum sizin kafanızı karıştırabilir; sizi “istese yapar” gibi yanlış düşüncelere sevk edebilir. Aslında okuma bozukluğu zeka ile alakalı değildir. Disleksili çocuklar beynin sol ön lobunu kullanmakta güçlük çektikleri için “istemeleri” yetmez. Desteklenmeleri gerekmektedir.
UNUTMAYIN: Bir çocuğa disleksi tanısı koyulabilmesi için zeka düzeyinde problem olmaması gerekmektedir. Yani, diğer alanlarda yaşıtları gibi başarılı veya yaşıtlarından daha becerikli olduğu halde dil (okuma, yazma, konuşma) problemleri yaşayan çocuklara disleksi teşhisi konulabilir. Disleksi teşhisi koymak da tamamen uzman doktorların görevidir. Dolayısıyla, “çocuğum disleksi mi?” diyen ebeveynler çocuk psikiyatrislerine başvurmalıdırlar. Anne, baba veya çeşitli rehberler öğrenme güçlüğü belirtilerinden yola çıkarak kendilerince disleksi teşhisi koymamalıdır!
DİSLEKSİ PROBLEMİ OLAN ÇOCUĞA NASIL YARDIM EDİLİR?
Okul hayatında derslerinde başarısız olma durumunda öz güvenleri kaybolur. Psikolojik sorunlar yaşayabilir. Bu durum yaşadığı zorluklara göre değişebilir. Yazılan metinler okuyamadığı durumda, arkadaşları tarafından alay konusu olur ve zor durumlar yaşayabilir.
Anne, baba, yakın çevre veya eğitmenler, disleksi konusunda bilinçli olmadıklarından okuma bozukluğu yaşayan çocuğu suçlayabilirler. Örnek verecek olursak “İstesen yaparsın, aklın hep oyunda, aklın hep kötü işlere çalışıyor, umursamıyorsun, yaramazsın, çalışmıyorsun vb.” böyle sözler çocukta kalıcı ve psikolojik anlar veya hasarlar bırakabilir.
Bu yüzden çocuğun üzerinde sorumluluğu olan herkes disleksi ne demektir, okuma güçlüğü nasıl giderilir, dislektik çocuğa nasıl destek olunur, disleksi için neler yapılmalı ve benzeri konulara hâkim olmalıdır.
Dislektik çocuklara karşı:
-Sabırlı olun.
– Onları motive edin.
– Oyunlarla destekleyin.
– Başkalarıyla kıyaslamayın.
– Okul idaresi ve öğretmeni ile işbirliği yapın.
– Onların özel yeteneklerine yönelin.
– Takip ve takdir edin.
– Dikkat dağıtıcı eşyaları kaldırın.
– Öğrenmeyi eğlenceli hale getirin.
– Sevginizin başarıyla orantılı olmadığını onlara gösterin.
DİSLEKSİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?
Bir sağlık uzmanının tanı koymak ve hastalığın ciddiyetini değerlendirmek için göz önünde bulundurması gereken bazı faktörler vardır. Disleksi konusunda uzman bir kişi, akademik performansın yanı sıra, bir çocuğun görsel ve işitsel bilgiyi nasıl algıladığını görmek için testler uygular. Disleksi için bir tedavi yoktur, ancak çocukların erken yaşta öğrenme güçlüğü ile baş etmelerine yardımcı olmak için yapabilecekleri birkaç şey vardır. Ebeveynlerin ve sağlık çalışanlarının çocuğun okulu ile ilgilenmesi ve bir eğitim planı oluşturması özellikle önemlidir. Disleksili çocuklar, teknoloji (bilgisayar, tablet ve eğitim oyunları) gibi özel eğitim araçlarından ya da sınıf içi çalışmaları tamamlamak için ekstra zamana ihtiyaç duyabilirler. Erken yaşta disleksi ile baş etmek, güven kazanma ve öğrenme arzusu için oldukça önemlidir.
Bu konuyu yazan bir disleksili olarak size şunları demek istiyorum. Eğitmenlerin ve sınıf arkadaşlarım tarafından çok psikoloji hasar aldım. Sizlere unutamadığım birkaç anımı anlatmak istiyorum ki disleksi çocukları anlayın ve onlara yardımcı olun. Hiçbir çocuk suçlu değildir. Suçlu olan bizleriz…
4. sınıfta eğitmenim sınıf arkadaşlarıma ders kitaplarında yaptırırdı. Onlar konuları yaparken ben tahtaya kalkardım. Bana dediği kelimeleri yazardım. Bazen yazamazdım ve arkadaşlarımın gülüşme seslerini duyardım. Onlar her güldüğünde canım acırdı bende sadece saate bakardım. Zil çalması için dua ederdim içimde. Bir gün hatalı bir kelime yazdım. Arkadaşlarım daha çok gülmeye başlayınca hocam bana bakarak bağ, bağ, bağa diye bağırmaya başladı. Artık bünyem kaldırmıyordu ve yüzüme ,yüzüklü parmağı ile tokat attı. Ağlamalı bir şekilde yerime geçtim.İçimdeki acı duygusunu kimselere anlatamadım. Kimse beni anlamadı.
5. sınıfta eğitmenim tarafından akıllılar ve tembeller sırası yapıldı. Tek başıma… ne önümde nede arkamda kimseler yoktu. Tembeller sırasında otururdum. Çok ağrıma giderdi inan ki. Beni tembel yapman şey neydi? İnanın ben de bilmiyorum. Her şeyi onlara anlatır bende izlerdim. Kimse benimle konuşmazdı. Önüm, arkam ve yanımda kimse yoktu. Benim suçum sadece disleksi olmaktı.
Anlatacağım çok olayım var. Kimselere diyemediğim, içime attığım kalıcı hasarlarım… Bir gün, istediğim o kişi olduğumda. Bana bunları yapan sınıf arkadaşlarım, çevrem, eğitmenlerimin, çocukları, torunları, arkadaşları, oğlu, en yakınları. Umarım hayatımı okuyup, başarılarımla övünüyordur, bende onlara umut ve güç veriyorumdur.
kaynaklar: https://www.medicalpark.com.tr/disleksi/hg-2168 ve https://www.mentalup.net/blog/disleksi-okuma-ve-ogrenme-bozuklugu

Merhaba, ben İnanç Akyazı. Karadeniz Teknik, Atatürk, Trabzon ve İstanbul üniversitesinde okumaktayım. Felsefe, edebiyat , teknik-bilim pazarlama, reklamcılık ve sanat ile uğraşmaktayım.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
”… Bir gün, istediğim o kişi olduğumda. Bana bunları yapan sınıf arkadaşlarım, çevrem, eğitmenlerimin, çocukları, torunları, arkadaşları, oğlu, en yakınları. Umarım hayatımı okuyup, başarılarımla övünüyordur, bende onlara umut ve güç veriyorumdur.”
Umarım şuan parladığın gibi gelecekte de parlamaya devam eder; insanların yollarına ışık olursun.İyi ki varsın.