Satırlar Dolusu Düşler
Yağmurun gökyüzünü kasvete dönüştürdüğü bir güne uyanmıştı, ağır adımlarla kalkıp perdesini araladı, camı açtı. Yağmurun esiri altındaki şehri gözlemledi. Daha sonra kahvesini hazırlayıp masasının başına oturdu. Yazmaya başlamadan önce kalbini nelerin meşgul ettiğini düşündü. Boş bir kalpten boş bir yazı çıkacağının farkındaydı. Mutlaka bir doluluk olmalıydı içinde. Bu meşguliyetin nedenleri arasında yazmaya başladı.
Yazarken bir yandan da “Ya kurguladığım kelebek, dünya üzerinde somutsal bir nitelik taşımıyorsa?” diye bir soru sordu kendine. Ne de olsa kalbini açtığı her kadın kelebek olacak değildi ya. Kelebeğin kanatları yanlış bir kadının sırtında vücut bulmamalıydı. Şayet bulursa devletlerin yıkılıp tekrar inşa edilmesi gerekiyordu. Bu yıllar sürebilirdi. Fakat bu gönül yorgunluğu içinde ayıracağı yılları, tekrar besleyeceği duyguları yoktu.
Her şeyin kusursuz ve acıdan arınmış olması gerekiyordu. Bir romanın ana karakteri, acısından beslenen şairin kalemi, kelebeğinin yaşam çınarı olmalıydı. Rüyayı andırmalı ama asla uyanmamalıydı. Uyanırsa asıl uyku o zaman başlayacaktı.

Merhaba, benim adım Muhammed Talha Kuzu. Karadeniz Teknik Üniversitesi Sağlık Yönetimi bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. Hislerimi ve duygularımı satırlara nakşetmekten keyif duyuyorum. Sizlere şimdiden keyifli okumalar dilerim.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim