Hatırlayanınız Var mı?
Hangi sokağın sonunda umuda ulaşıyoruz?
Hangi evin içinden geliyor huzurun sesi?
Huzurun sesi, mutluluğun tadı, sevginin kokusu var,
Biliyorum.
Güvensizliğin, sevgisizliğin, ihanetin, mutsuzluğun, samimiyetsizliğin kokusundan
tadından, sesinden biliyorum bunu.
Evrenin bilmediğimiz yerlerinde her şeyin bir zıddı var.
Evrenin görmediğimiz yerlerinde mutluluk var.
Ancak oraya nasıl gidiliyor bilmiyorum?
Yaradılışımızın kaçıncı seviyesi bu emin değilim.
Sadece görmediğimiz, bilmediğimiz bir yerde hayat var.
Yerin üzerinde ve ruhlarımızın enkazı altında başka bir dünya var.
Bir hikâyesi var her şeyin.
Yolunu kaybeden insanın, eriyen mumun, süzülen gözyaşının,
Uçmaktan yorulmuş bir kuşun, sokaktan geçen yabancının…
Her şeyin bir hikâyesi var.
Senin, benim, hepimizin.
Ölümü yakın bir kuş gibi hissediyorum,
Kanatları uçmaktan yorulmuş, bacakları yara bere, kanla dolmuş…
Tam bu satırlarda Atilla İlhan’ın dediği yerdeyim,
Kirpi gibisin çocuk,
Her tarafın diken
Kim elini uzatsa delik deşik
Üstelik sen de kan içindesin.
Dikenimiz hem kendimize hem etrafımıza…
Bu yorgunluk, bu sevgisizlik bitiriyor bizi…beni…
Sona yaklaşıyormuşuz gibi hissediyorum,
Ve hayır umutlu şeylerden bahsedemiyorum.
Çünkü iyi olan şeyler geride kaldıkça hafızamda onları bulmakta zorlanıyorum.
Mesela, hatırlayanınız var mı, sevgi neydi?
Sevgi bir bakış, bir gülüş müydü?
Bir dudağın kıpırdanışından yanağımızda oluşan pembelikler, utanmalar sevgi değil miydi?
En son ne zaman kızarmıştı yanaklarımız hatırlayanınız var mı?
Uykumuzu en son ne zaman terk etmiştik sevgiyi düşünmek adına?
En son sevgi şiirini hangi gecede okumuştuk?
Neydi sevgi dış mıydı, yoksa iç mi; kabuk muydu, yoksa can mı?
Var olmak mı, varlıktan geçmek mi?
Dünyaya gülmeye mi gelmiştik, ağlamaya mı; ölüyor muyuz, yoksa doğuyor mu?
Sevgi bir acıydı herhalde, bir kederdi, kâh hüzün, kâh mutlulukla hatırlanan. Belki de sabırdı sevgi, affetmekti, gelecek günler adına.
Sevgi; iki hece.
Sevgi, sevmek kelimesinden türetilen bütün öteki kelimelerin en güzeli.
Ancak sevgi, şimdi uzak geçmişte…
Bazı fotoğraf karelerinde gömülü kaldı…
05.09.2021

Merhabalar, ben Satınur Emir. KTÜ’ de İç Mimarlık öğrencisiyim. Ankara’da yaşıyorum. Ankara’nın güzel olmadığını iddia eden herkese karşı durup, güzel olduğunu savunuyorum çünkü burayı gerçekten seviyorum. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi çok seven, tiyatroya-sinemaya gitmeye bayılan, arkadaşlarımın söylediğine göre neşeli biriyim. Ha ama eklemeden duramayacağım bir şey var ki o da geceyi çok sevmemdir. Geceyi çok severim, geceleri cama balkona çıkıp yıldızları izlemeyi çok severim. Işıkları çok severim, çünkü neden sevmeyeyim? Işıklar bize yolumuzu gösterir. Kaybolduğumuz anda bizi evimize ulaştırır. Siz de ışıkları sevin. Eğer kaybolmuş hissederseniz onları takip edin, size evinizin yolunu gösterecektir. :’)

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim