İNCE BELLİ
Çay bardağı nasıl olmalı sence? En ideal çay bardağı hangi tiptir? İnce belli? Kupa bardaklar? Saydam veya mat? Gel biraz kafa dinlendirelim bu sohbetimizde. Yazıyı okuduktan sonra, seni de beklerim yorumlara. Düşüncelerini anlat bana 😊
Ülkemizde çayın bolca tüketildiğini bilmeyen yoktur sanırım. Çaya âşık bir milletiz. Öyle ki, edebiyatı bile var aramızda. Bu haftaki yazımı çayla alakalı yazmak istedim ben de. İnanmazsın, tam da çay içerken geldi aklıma bu fikir 🙂 . Aklımda bir iki konu daha vardı, lâkin sonraya kaldı artık. Hem zamanında bir yerlerde karşıma çıkmış bir soru vardı kafamda. Belki senin de kafanı kurcalıyordur veya ben söyledikten sonra kurcalamaya başlar. Velhasıl, yorgunluğumuza iyi gelir ümidiyle başlıyorum. Önemli bir soruyla başlıyorum. Asıl sorum bu değil elbet. Bu yardımcı bir soru. Asıl soru sonda. Hadi başlayalım o zaman, he?
“ÇAY NASIL DEMLENİR?”
Öncelikle sıcak bir ortam gerekir, soyut bir sıcaklık. Gerçek yahut hayalî. Hayalî dediysem de bozma hemen beni. Demek istediğim aklında veya gönlünde de olsa olur, bu sıcak ortam. Gerçekte üşüyorsundur belki, olabilir. Üstü açık kalmıştır içindeki çocuğun. Belki de oyuna dalıp yemek yemeyi unutmuştur. Temel gıdasını verdikten sonra çayını da ihmâl etme, e mi? Aman, sonra aranız bozulur falan. İstemem yani böyle bir şeyi.
Ondan sonra odun lazım bir de. Ve de çıra. Demleyecek çayı, yana yana. Apartmanda oturanlar için biraz müşkül bir durum, hissediyorum. Zira, doğalgazlı ocak dururken, ne hâcet oduna? Bu çok elzem değil, doğrudur. Ama “hakkını vermek” istiyorsan, çayın, böyle yapmanı öğütlerim.
Çay susuz olur mu peki? Olmaz tabi. Su lazım bize su. Şöyle çağlayandan akanından. O da zor gibi ya, neyse… O olmasa da olur. Hatta sakin olması daha iyi de olur belki. Dertlidir, düşüncelidir, demlenmeye hazırdır gibisinden düşünerek…
Karadeniz’in engin dağlarının havasını solumuş, soğuk havasına göğüs germiş, yağmurlarına karşı toprağı siper etmiş çay yapraklarına geldi sıra. Onlar olmadan olur mu hiç? Yazın sıcağına, Karadeniz’imin yağmurlarına dayanan gardaşımın alın teri varsa o çay yaprağında bir de… O zaman daha bir farklı olur o çayın demi.
Bir şey unuttuk mu? Kontrol et bakalım. Her şey tamam mı? Emin misin? Masa, iskemleler, örtü… Tabi değil iki gözüm. Bardak olmadan nasıl içeceğiz biz bu çayı? Âşık mısın nesin yahu?! 😀
Benim asıl sorum burada çıkıyor karşına: ”Çay bardağı nasıl olmalı sence?”
Eminim birkaç ayrı cevap çıkar bu soruyla sorgulasak farklı farklı kişileri. Verilecek cevaplar arasında kulplu, ince belli, kupa vesaire olacaktır muhtemelen. Benim aklımdan geçen cevap belli; ince belli.
Çay neden ince belli bardakta içilir sana söyleyeyim mi? İlk başta küçüktür, ele avuca sığar hani. Derdin demlenir ya demlikte bir nevi. Payını alırsın sen de o demden. Ya kendinden geçersin ya da en güzel düşlerden. Çok da iyi bir adam oluverirsin. Bunu neye dayanarak söylüyorum peki? Hani derler ya, bilirsin belki, “Çay veren adam kötü olur mu hiç?” diye. Sen de kendine çay veriyorsun sonuçta. Saçma mı? Belki biraz… İçinizdeki çocuğa verin o halde? O da mı olmaz? O zaman bir çay dostu bulun kendinize. En ikna edicisi bu sanırım. Hem sırayla ısmarlarsınız birbirinize 🙂
Bu yazıyı neden mi yazdım? Kaldığım yurttaki arkadaşlar, genelde kocaman bardaklara sahip. Mantık belli az çok. Çayım fazla olsun aldığımda. Ben yine de ince belliyi severim. Pratik olarak da küt bardakları elde tutmak zor. Dedim ya ince belli ele avuca sığıyor. Böylece soğuk kış günlerinde hem elini hem de içini ısıtıyor çay nimeti. Bir de kavisli yapısı sebebiyle çayın çabucak soğumasına engel olduğunu savunanlar var. Bunu nicel olarak deneylemedim. Belki onu da siz yaparsınız. Ben sadece bildiğimi güzel bir dille anlatmak istedim, fazla tekniğe kaçmadan. Umarım sıkmamıştır 🙂
Unutmadan, bu kavisli yapının lalelerden ileri geldiğini savunanlar da var. Buradan onlara selam ederek bunu da kendime not düşüyorum.
Yazımızı burada noktalayarak sizi Allah’a emanet ediyorum efendim. Sağlıcakla ve selametle kalınız.

Makina mühendisliği öğrencisi olan amatör bir fotoğrafçı. Aklı biraz “havada” 🙂

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
Şu günler hele bi’geçsin… İlk işim çay dostlarıma dönmek olacak! 😀
Tez gelir o vakit inşaAllah 🙂
İnce belli, soğuk günlerde avucun içinde sarıp sarmalayabildiğin türden olmalı. Dumanı nefesinin dumanına karışmalı. Keyifli yazın için teşekkürler ☺️
Şükran 🙂
Babam her zaman der aslında çaya tat veren şey pişmesinin önemliliği kadar bardağıdanın şeklidir diye. Yani hep düşündüm bardak ne alaka neden önemli çünkü babama ince belli bardak olmadan çay içirebilmemiz imkansıza yakın bir değer. Meğerse bu konuda insanlar yazılar yazıyormuş önemliymiş hâla bardağın verdiği tat ne demek anlayamıyorum belki ama her geçen gün çay içmeye daha çok alışıyorum belki ileride onunda ne demek olduğunu anlayabilmek umuduyla 😉 neden böyle bir yorum yazdım diye düşündüm tekrar okuyunca da yazıyı çok beğendiğimi beni biraz düşüncelere daldırdığını farkettim 🙂 ellerine sağlık..
Afiyet olsun deyip yüzünü güldürelim o zaman 😀 Yeni yazılarda görüşmek dileğiyle…