“Hastalık , Mental Sağlık , Ayrılık “
Dışarıdan baktığımızda hastalık kelimesi çok kolay gelse de son üç aydır bu durumun tam ortasından geliyorum sizlere yazmaya…
Hayatta en değer verdiğiniz insanı bir hasta yatağında gördüğünüzde dünyanız başınızdan aşağı bir kaynar su misali dökülüveriyor…
Hiçbir şeye doğru düzgün odaklanamıyor , hayat kaldığı yerden bir şekilde devam ederken siz duruyorsunuz. Etrafındanızdaki insanların yanında olmaya çalıştığını gördüğünüzde aslında iyi gelmiyor daha fazla üzülürken buluyorsununuz kendinizi …
Böyle zamanlarda yanınızda olan insanları gördüğünüzde olmayanlara göre sadece susuyorsunuz ve size iyi gelebilecek doğru yerler var ama görmüyorsunuz çünkü hiç kimse sizin yerindeinizde değil ve sizin yaşadığın bu çıkmazı göremiyor ,görmezden geliyor…
Kimse ama kimse bir şeyleri yaşamadan anlamıyor , anlayamıyor ama o güzel haberlerle karşılaştığında o güzel duygunun anlatmaya tarifi yok…
Bu zamanların gelip geçici olup sonrasında bu yazıyı yazmayı hep çok istemiştim.
Şu an hayatta en çok sevdiğim insanın yanındayım ve huzurluyum…
Tam olarak şu an hastanenin bir yerinde oturmuş bu yazıyı sizlere yazmaktayım.
Küçük bir tavsiye;
Hayatınızdaki kişi ,kişiler ,aileniz ,arkadaşlarınız kim olursa olsun onlara yarın göremeyeceğiniz kadar çok uzaklarda olmasına karşın ; çok güzel çok özel davranın ve kimsenin size en zor, en çıkma zamanlarınızda yalnız bırakmasını izin vermeyin çünkü hayatınızda kim olursa olsun asla sizden önemli değil… Hiçbir zaman kendinizden ödün vermeyin sevin sevilin ama günün sonunda her zaman vazgeçilebilir bitebilir olduğunuzu unutmayın. Ben en çok en sevdiğim insanın hastalanmasıyla bunların daha çok farkına vardım, en çaresiz en çıkmaz olduğumuz günlerde …“Yanımda olur mu ? , Beni arar mı? “ kaygısıyla uyuyup uyanmaktansa ilk vazgeçen siz olun çünkü her şey çok kolay yok olabiliyor bir anda her şey ansızın değişebiliyor , siz bile nasıl bu durumun ortasında kaldığınızda farkına varamıyorsunuz…
Mental sağlık , Hastane Köşeleri ;
Bu aşamalarda kendimle birlikte bir çok insanı dinleme , sohbet etme şansım oldu. İnsanların sevdiği insanlar , akrabaları , çocukları hasta ve onların yanında kalıyorlar. Her biri mental olarak oldukça karışık ve kaygılı.. Bir insanın iki dudağının arasındaki kelimelere bakıyorlar ve perişanlar…Hayatımda her zaman yardım etmeyi yardımcı olmayı çok seven ve bunu çok içinden yapan bir insan olmuşumdur ama düşünün ki elinizden hiçbir şey gelmiyor. Ne kadar zor bir durum ki sadece dinleyebiliyorsunuz ama sonunda susarak buluyorsunuz kendinizi hayatta her şey bir şekilde yoluna girer ama sağlık çok önemli ve çok önemliymiş. Buna bir kez daha şahit oldum. Siz siz olun sevdiğiniz çok sevdiğiniz bir insan için elinizden ne geliyorsa hep bir fazlasını yapmaya çalışın. Hayat o kadar kısa o kadar acımasız bir yer ki kaybetme korkusuyla yaşadığım ağladığım dakikalar ve çalmayan telefonun yine de her şeye rağmen belki çalar diye beklediğim dakikaları hiçbir zaman unutamayacağım… Duygularımı belki çok kısa bir yazıda paylaşmış oldum ve bu duygularımı sadece ufak bir yazıya sığdırabildim ama bu yaşadığım süreci atlatmam da benim yanımda olan çok fazla arkadaşım çok fazla dostum çok fazla sevdiğim insanlar ve ailem oldu. Bu süreç gerçekten çok zor bir süreçti ve ben bunların hepsini atlatmış bir insan olarak bu yazıları paylaşıyorum. Günün birinde olurda karşılaşırsanız şunu gerçekten asla unutmayın ki mutluluk ve huzur kelimeleri tarif edilmesi çok zor iki kelime ve siz bunu hak ederek veya hiç beklemediğimiz bir anda karşı karşıya geldiğinizde , hayatınızdaki aslında o gelip geçici mutluluğun ne demek olduğunu veya o kalıcı huzurun ne demek olduğunu öyle çok anlıyorsunuz ki aslında yaşadığınız anlık mutlulukmuş anlık huzurmuş … Kelimelerim yazarak daha da zorlaşıyor ama sizde şunu söylemeliyim ki hayat gerçekten çok kısa her zaman için bir insanı sevmekten bir insana önem vermekten hiçbir zaman vazgeçmeyin… Çünkü günün birinde dönüp dolaşıp konu yine siz olduğunuzda o yatağınızda huzurlu yatmak istiyorsanız bunu hiç kimse için değil kendiniz için yapın. Telefonun ucundan gelecek bir haberin bir kapı gıcırtısının ne demek olduğunun farkına vardığımızda aslında gerçek huzuru ve gerçek mutluluğu çok iyi anlıyorsunuz… Bir kapının açıldığındaki mutluluğu , bir koridorun ucundan gelen hasta yatağının bunların hepsi gözünüzün önünde oluyor ve sadece o anlık o dakikalık değişim aslında sizin hayatınızı çok büyük etkilerle karşı karşıya getiriyor. O yüzden hiçbir zaman unutmayın ki mutluluk aslında bir kapının açılışı bir koridordan gelen hasta yatağı ya da bir doktorun ağzından çıkan iki tane kelimeye bakıyor. Asıl gerçek huzuru, gerçek mutluluğu her zaman çok güzel şekilde tatmanız dileğimle…

Merhabalarr, ben Nazlıcan Varan. Karadeniz Teknik Üniversitesi Çalışma Ekonomisi 1.Sınıf öğrencisiyim.
Hayatımda her şeyi “Bu hayata bir kere geliyoruz.” Cümlesi ile sürdürdüm ve sürdürmeye devam ediyorum…
Her zaman, her konuda mutluluk benim adıma çok önemli bir kavram. O yüzden de mutlu olmayı hayatımda hep bir adım önde tuttum. Etrafımda olan tüm arkadaşlarım her zaman için en ufak şeylerden, en kötü şeylere kadar içlerinde mutluluk aradığımı ve onunla mutlu olmayı başardığımı söylerler.
İnsanlarla iletişim kurmayı çok seven aynı zaman da bildiğim her şeyi sık sık paylaşmaktan keyif alan birisiyim. Bu yüzden ben de bu dergiye kendi adıma bir şeyler katmaya geldim…
Mutlu olduğumda, ağladığımda , ya da çok sevindiğimde yazı yazmak dünyanın en güzel terapisi gibi geliyor bana ve bu yüzden de elimden geldiği kadar burada gülümseyerek yazılarımı paylaşacağım…

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
Mutluluğu ve acıyı,aslında ne kadar da ince çizgiler üzerinde olduklarını bizim insan olarak kendi varoluşumuzu destekleyen aslında herşeyin geçici,zevklerimizin fazla absürt kaçtığını asıl mühim olanın belki de başımıza gelmeden anlayamayacağımız duygular olduğunu anlatan harika bir yazı olmuş.Yüreğine sağlık