Eksik Büyümek
“Mutual regulation” terimi “karşılıklı düzenleme” anlamına gelir. Bu kavram insanların duygusal olarak birbirlerini etkileyerek ve destekleyerek gelişmesini ifade eder.
Daha önce izlediğim ve etkisinde kaldığım bir filmin psikolojik tarafını size anlatmak istiyorum . Filmin ismi “Uptown Girls” özetle biraz bahsedeyim :
Molly ve Ray adında iki karakter var. Film boyunca bu iki karakter birbirlerinin eksik yönlerini tamamlar. Molly, Ray’e çocuk olmayı , oyun oynamayı ve duygularını ifade etmeyi öğretirken , Ray de Molly’e sorumluluk almayı ve hayatta düzenin, disiplinin önemini gösterir. Bu psikodinamik terapi açısından iki karakterin birbirine “ayna” olduğu , karşılıklı iyileştirici bir süreç yaşadığı anlamına gelir. Kısaca film; büyüme, kayıp, bağlanma sorunları ve kişisel gelişim üzerinde düşündürücü bir hikaye sunar.
Başlık “Eksik Büyüme” çünkü Psikolojik olarak eksik büyüme, bireyin yaşına uygun duygusal veya bilişsel gelişimi tamamlayamaması anlamına gelir. Filmde her iki karakterin de farklı şekillerde eksik büyümüş ve film boyunca birbirleriyle bu eksiklikleri tamamlamaya çalıştığını görürüz.
Bu eksiklik travma, ihmal veya aşırı koruyucu ebeveynlik gibi nedenlerden kaynaklanabilir.
Bir başka terim olan “Bağlanma Teorisi” ise bireyin erken yaşlarda geliştirdiği ilişki dinamiklerinin, ilerleyen yaşamında duygusal bağlarını nasıl şekillendirdiğini açıklar.
Ray, soğuk ve mesafeli bir ebeveynin çocuğu olarak, insanlarla derin bağlar kurmakta zorlanır. Molly ise ebeveynlerini küçük yaşta kaybetmiş olmanın etkisiyle bağlanma sorunları yaşamaktadır. Bu iki karakter, birbirleriyle anlamlı bir bağ kurarak eksikliklerini tamamlamaya çalışır.
“Duygusal Olgunlaşma Süreci” bireyin kendi duygularını tanıması, düzenlemesi ve başkalarıyla sağlıklı ilişkiler kurabilmesi sürecidir. Molly, başlangıçta sorumluluk almayı reddeden biri olsa da Ray ile olan ilişkisi sayesinde yetişkinliğin anlamını kavramaya başlar. Ray de kontrolcü ve yetişkin gibi davranan bir çocukken, Molly sayesinde çocukluğunu yaşamayı öğrenir.
Bu film bize, olgunlaşmanın tek taraflı bir süreç olmadığını öğretiyor. Herkesin gelişmeye, değişmeye ve başkalarının yardımıyla iyileşmeye ihtiyacı var. Bağlanma korkularımızı, geçmişimizden gelen eksiklikleri aşmak için önce kendimizi tanımamız, sonra da başkalarına kalbimizi açmamız gerekiyor.
Sonunda Molly, kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenirken Ray de yaşına uygun bir şekilde çocuk olabilmenin özgürlüğünü keşfediyor. Film, büyümenin ve iyileşmenin yalnızca bireysel bir yolculuk olmadığını, başkalarıyla kurduğumuz bağlar sayesinde mümkün olduğunu hatırlatıyor.

Hayat, anıyla birlikte bir hikaye yazıyor; Bazıları muhteşem izler bırakırken, bazıları biz bilmeden akıp gidiyor. Merhaba ben Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji 1. sınıf öğrencisi Büşra Yaren Öztürk. Burada, gençliğimi birleştirmek unutmamak ve paylaşmak için varım. Hissettiklerimi, düşüncelerimi nasıl paylaştığımı görmek üzere davetlisiniz. Hikayeme hoş geldiniz!

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim