GAZZEYİ UNUTMA
Nazire Köksal
Canım Gazze, canım çoçuklar, canım kadınlar ve canım insanlar. Şu koskoca dünyada bir sizi sığdırmadılar. Kalıcı olmayan şu fani dünyayı tapulu malları sandılar. Kelime bulamadığım katil, vahşet, soykırımın tümü olan insanlığa dair en büyük utancı taşıyan bir kelime var “israil”. Bu utanca ne gözyaşım ne de sözlerim kaldı. Ama sözlerim tükendi der susarsam, gözyaşlarım tükendi der susarsam, ben susunca sen susacaksın sen susunca o susucak o susunca herkes susacak. Susma ne olur.
Çocukların öldürüldüğü bu dünyada SUSMA!
Peygamberimizin sözleri gelsin hatırına;
“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” en azından dilsiz şeytan olmayalım. Gazzeyi konuşacak tek sen kalmışsın gibi haykırmaya devam et. Belki bu hadis kalbimizin sancısını merhem olur..
“Bir kötülük gördüğünüz zaman elinizle, gücünüz yetmezse dilinizle, ona da gücünüz yetmezse kalben buğz ediniz.” Hz. Muhammed sav.

Mina Rana Demir
Cesareti yazıyorum. Ölümsüz olmayı. Silaha şehadet öğreten çocukları yazıyorum. Bir insanın binlerce insana yaptığını. Ah! Bu zalimlerin zalimine. Ufak bir sitem değil artık. Ağır bir başkaldırı bu sessizliğe. Düşen bombadan daha yüksek çıkan haykırışları yazıyorum. “Hasbünallahu ve ni’me’l-vekil”. Ne için yaşadıklarını ölerek gösterenleri, davaları uğruna öldürülen bir milleti yazıyorum.
“Yolları büsbütün kesse de zulüm
Esip dursa da acıncın çöl ayazı
Hangi dağ efkarlıysa oradayız.
Perişan edilen her şey bizimdir.”
Ahmet Telli

Hüseyin Can Metin
Gazze… Bombaların ve sessizliğin hedefi… Filistinli imam Mahmut Hasanat’ın hutbede haykırdığı sözler sadece bir acının değil ümmetimizin içine düştüğü derin gafletin de ifadesi:
“30.000 tane şehidin, 70.000 tane yaralının, 100.000 tane sakatın, 2 milyon evsiz ve aç susuzun uyandırmadığı, bir şey anlatmadığı bir ümmete ben buradan konuşsam ne olur, konuşmasam ne olur… Kamet getirin de namazımızı kılalım.”
Bu feryat aslında her birimizin vicdanını sızlattı ve içimizdeki sessizliği hatırlattı. Her gün toprağa düşen bir çocukla birlikte insanlık biraz daha gömülüyor suskunluğa… Tüm bunların üstüne vadedilmiş topraklar adı altında dolaşan bir haritada Türkiye’nin doğusu da İsrail’in olunması isteniyor.Bu yüzden bizler, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak daha uyanık, daha bilinçli ve daha birlik içinde olmalıyız. Toplumsal dayanışmamızı güçlendirmeli, içimize sokulmak istenen fitnelere karşı uyanık olmalı, tarihimizden ve kardeşliğimizden gelen gücün farkında olmalıyız. Biz susarsak, yalnızca Gazze değil; Doğu Türkistan, Kudüs, hatta Anadolu’nun doğusu da karanlığa gömülür. Biz sustukça bir çocuk daha annesiz uyanır bir bayrak daha sessizce göğe veda eder.

Semanur Tarhan
Gazze: İnsan ne demek, çocuk ne demek ama hepsinden önemlisi insan kalabilmek ne demek. Hepimiz insan olarak doğduk Allah bizi böcek olarak da yaratabilirdi ya da fare ama insan olarak doğduk duygularımız oldu. Peki şimdi neden o duyguları kullanmıyor kimse. Resimlerdeki gülen insanları nereye götürdüler? Bazı toplumların neden ar damarı çatlamış. Kimse neden vicdanını tanımıyor. Oysa acı dedigin şey evrenseldir. Birinin canı yandığında herkes ağlamalı çünkü her gidenle bir parçamız gider. Biz onu tanımasak da dünyanın bir yerinde bizden habersiz yaşasa da o gittiğinde bizim canımız yanar. Vicdan bir toplumun damarıdır ve bazı toplumlar bundan oldukça müzdaripler. Toplu mezar ne demek ya hangi vicdana sığar. Oysa merhamet her zaman bir adım öndedir.

Gazzeyi unutma UNUTTURMA!


SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim