Anıların Anında
Hava soğumuş mevsimler her seferinde başka türlü gelip geçmiş. Zamanı durdurabilsek içinde durabilmek ister miyiz? Bu akış fazla mı hızlı ne kadar an ın içindeyiz sallandığımız salıncağın ne kadar süratle sallanırsa sallansın hayallerimizin içindeki dünyaya götürmeyeceğinin bilincinde fakat isteğinde olamıyoruz sanırım. Her şeyin birer sürecin parçası olduğu bu dünyada yaşarken kendimizi keşfetme yolculuğunun yolcusu olabilmek bize cesaret verir. Kaçırdığımız bir şey var ki bu yol ne bildiğimiz yollar gibi ne de yolcusu sıradan birisi. Bu bizim yolumuz o yüzden derinliğini ve uzunluğunun mesafesini de kendimize göre deneyerek deneyimleriz. Anılar da işte bu yüzden vardır yolculuğumuzu bize ait kılar. İçinde bulunduğumuz birçok an geride kalsa da bir zamanların şimdisini şimdimize yansıtarak ilerleriz. Kim bilir bu yansıma kimi zaman da bizi geriye atar. Bunun seçimi tamamıyla bize aittir. Lügatımızdaki anlam arayışı aradığımızı bulamamamıza sebep olabilir. Her şeye anlam yükleme çabamızı kendi huzurumuza çevirmek çabalarımızın getirisinden bir şeyler beklemeden tesadüfi güzelliklere denk gelmek gibi hissettirir. Belirsizliklerin yerini doldurma zorunluluğundan çıkarak kaçırdıklarımızı belki de yavaşlarken buluruz. Bırakmamız gereken şeyler sıkı sıkıya bağlandıklarımızdan oluşuyorsa kendimize zaman vermek yerine bir iki cümle kurmak anlattıkça anlatmayı önceleriz lakin kelimelerin güçsüz kaldığını hissettiğimiz anlarda duyulmasını istediklerimizin sesi derinden gelir. Tam da o zamanlarda suskunluğumuz cevap niteliğine dönüşür. Gerçekleşmesini beklediklerimizin sabrımızın uzamasıyla birlikte gerçekleşeceğini zannederiz. Zayıf kaldığımız da zannettiklerimizdir. Bir şeylerin beklentisinin kendimize ait olan tarafını kısarsak netliği yakalayabiliriz. Gelip geçen günlerin arasında küçük bir anı kendimize vermeliyiz. Üzerini çizdiklerimizi bir köşeye bırakıp altını çizdiklerimize odaklanmalıyız. Bilinmeyen yerlere giderken ki hayretimizi yaşamımızın her anına serpiştirebildiğimiz, pamuk ipliğine sardığımız kuytu köşe yerlerde beliren düşüncelerimizi de duvara asıp kendimize kendimiz olma hakkı tanımalıyız. Hani olur ya baktıkça uzar yürüdükçe kısalır bu cesareti gösterebilmek tamamen tercih meselesi. İyi seçimler.

Merhaba ben Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji 1. sınıf öğrencisi Sima Çakıcı.Yaşantımızın birer hatıra bulunduğumuz anın bize ait olarak kalacağı an’larımda yazıp hatıralarımın içine bıraktığım yazılarımı anında okumanızdan memnuniyet duyarım

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim