Girişimde Atılan Küçük Adımlar
İnsanlar, başarılı bir hayat edinme fikrine sahip olduğu o ilk andan itibaren kendilerini bir süreç içerisinde bulurlar. Kişi, içindeki cevheri keşfedip adım attığı zaman bazı konularda karar mekanizmasının avantaj veya dezavantajını kullanır. Bir fikir, bir düş veya çekmiş olduğu sıkıntılara yenilikçi bir çare arama ihtiyacına girdiğin an o ilk dürtüyü aklında hisseder. Fikri zihninde ne kadar derine yerleştirirse bir o kadar da başarıya giden yolun kaldırımlarını dizer. Fakat günün sonunda başarılı da olmayabilir. Fikirlerinde boğuşurken çevresinde olanları görmediği tek bir an, belki de onlarca yıl süren emeklerinin bitmesinde sonu hazırlayan taraf olur. O yüzden başarıya emin, başarıya aç bir şekilde koşan kişiler, başarılı olması; karar anlarında alacağı önlemler ve eylemlerle başarısını şekillendirir. Kısacası aklında oluşan bilgiyi başarılı bir şekilde yönetmesi gerekir.
Bilgi yönetimi, bilginin yaratılması, dönüştürülmesi ve kullanılması gibi bilgi ile ilgili bütün faaliyetleri kapsamaktadır. Kişiler, özellikle yeni bir ürün, süreç veya hizmet geliştirmek istediğinde halen sahip olduğu bilgi düzeyinin/birikiminin yeterli olmadığı gerçeği ile karşılaşabilir. Bu durum “şimdiki bilgi düzeyi” ile gereken “hedef bilgi düzeyi” arasındaki açıklık olarak tanımlanabilir. Kişinin, bu açığı kapatma faaliyetleri yaratıcı çalışmalarının başlangıcıdır. Bilgi açığının giderilmesi bir anlamda kişilerin örgün bilginin açığa çıkartılması sürecidir. Üretkenlik ve rekabet üstünlüğü, bilgi toplumunda örgütlerin bilgiyi mevcut bilgiye ne kadar iyi uyguladıklarına bağlıdır. Başarı, bilgi çalışanlarının katkısına bağlıdır.
İnsanlar attıkları yenilikçi adımları dışarıdan da referans alabilir. Aldığı her referans onu bilgi hırsızı yapar/yapmaz tarzı sorular, ahlaki bir düzeyde tartışılabilir. Diyelim ki bilgi hırsızlığı değil dedik; kişi, geliştirdiği buluşun en üstün şeklini sunmak zorundadır. Aldığı bilginin kökeni, onu besler fakat beslenen fikir daha olgun bir meyve olmak zorundadır. Bunu başaramayıp tekrara düşerse, o zaman da almış olduğu fikre ihanet edip onu sadece fütursuzca harcar. Kişi, dışardan esinlense dahi ortaya çıkardığı ürün sanki ilk kez yapılmış gibi olmalıdır.
Süreci en iyi şekilde başarıp girmiş olduğu görevi tamamlarsa işte o zaman ödüllerini toplar. Hayalleri, sonradan edindiği fikirleri veya çektiği sıkıntıya bulduğu çareyi sadece kendi yararına kullanmaz, insanlığa da bunu sunar. İnsanlarca tanındığı an ise sunduğu ürün daha çok yayılır ve tamamıyla başarmış olur.

Merhaba, ben Alican Çağlar. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Kamu Yönetimi bölümü okuyorum. 3. sınıf öğrencisiyim. Düşüncelerimi ve fikirlerimi özgür bir şekilde bu dergi aracılığıyla sizler için yazmaktan onur duyarım.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim