Hey! Z Kuşağı Geliyor…
Ön tekerlek nereye giderse arka tekerlekte oraya gider. Ama artık gitmiyor! Ya da daha farklı ifadelerle, armut dibine artık düşmüyor! Aslı ne ise nesli aynı olmuyor! Sebebi ise “Z kuşağı”
Kim bu Z kuşağı, kimler bu Z kuşağında? 1997’liler diyorlar onlara. Bazısı da 2000’den sonra dünyaya gelenler olarak da belirliyor bu kuşağın başlangıcını. Başlangıcından itibaren yaban, farklı bakılır hep bu kuşağın insanlarına. Kimisine göre farklı dünyanın insanları, kimisine göre ise milyonlarca ışık yılı uzaklıktan gelmiş kişilermiş gibi. Hep bir tepeden bakarlar, azarlarlar, kızarlar, cezalandırırlar… Ama hiçbir zaman anlamaya çalışmazlar. Çünkü kendileri gibi olmalarını isterler, kendileri gibi davranmalarını… Ama anlamadıkları bir şey var ki, artık armut dibine düşmüyor!
Çünkü; yıllar geçiyor, insanlar değişiyor. Teknoloji gelişiyor, alışkanlıklar farklılaşıyor. Kısacası hayat değişiyor. Böyle bir durumda nasıl beklenir ki hep aynı tip insan modeli?
Teknoloji çağının insanları bu“ Z kuşağı”. Teknoloji olmadan yapamayanlar. Dijital yerliler. Ayrıca; bağımsız, inatçı, kendine aşırı güvenli, hızlı ve pragmatik yapılara da sahipler. Bu özellikler dışında farklı sosyolojik gruplarla ilişki kurma konusunda, eski kuşaklara göre daha başarılılar. Haklarını aramada etkinler. Haklarını her zaman korurlar, korumayı bilirler. Bu yüzden haksızlığa asla sessiz kalmazlar. Kimi zaman sosyal medya çocukları olarak da anılırlar. Çünkü zamanlarını çoğunu belki de orada geçiriyorlar. En çok kullandıkları platform ise hiç kuşkusuz YouTube oluyor. Böylelikle günün trendlerine de hakim olmuş oluyorlar. Dünyadan bir haber yaşamıyorlar anlayacağınız.
Bu kuşak bireylerinin hiç mi eksisi yok? Tabi ki var. Eksikliklerinden biri belki de bireyci hareket etme güdüleridir. Her ne kadar farklı toplumlarla ilişkileri iyi olsa da toplumsallaşmaya pek sıcak bakmazlar. Mesela, ekip çalışmaları gibi alanlarda pek oralı olmuyorlar. Daha çok tek tabanca takılmayı tercih ediyorlar. Bu yüzden de hep bir kuşak çatışması yaşanır.
En önemli gayeleri ise dünyayı değiştirmektir. Çünkü kendi geleceklerinden ve dünyanın geleceğinden endişe duyuyorlar bu yüzden de her an patlamaya hazır bir stres topu gibi etrafta dolaşırlar. Hedefleri var çünkü bu kuşak çocuklarının.
Kendi çizdikleri yolda yürümek, o yolda arayış ve yön bulmak.
Sonucunda ise iyi bir gelecek, daha iyi bir DÜNYA!
Anlayacağınız gümbür gümbür bir nesil var artık!

Merhabalar, ben Çiğdem Bora. Tekirdağ’da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi sosyoloji bölümü öğrencisiyim. Yazı yazmaktan, duygularımı sayfalara aktarmaktan keyif alıyorum ve bu keyfime ortak olmanız için yazılarıma bekliyorum. Şimdiden iyi okumalar.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim