Beynimiz Nasıl Çalışır
İnsan beyni üç kısımdan oluşur bunlardan ilki beyin sapıdır, kalbin kan pompalaması veya diyafram kasının kasılarak nefes almamızı sağlaması gibi temel yaşam faaliyetlerimizi sağlar. İkincisi tüm hayvanlarda bulunan limbik sistemdir. Sinirlenmek, öfkelenmek, kıskanmak, sevmek gibi temel dürtülerimizin oluştuğu kısımdır. Beynin üçüncü bölümü ise kortekstir. İnsanları diğer hayvanlardan ayıran kısımdır. İyi-kötü ayrımı yapma, geçmişle ilgili pişmanlık duyma ya da gelecekle alakalı tahmin yürütme gibi yüksek zihinsel aktiviteleri kontrol eder. Beynimizin gelişmeye en yatkın bölgesidir.
Peki beynimizde gelişim nasıl olur?
Duygular, görme, konuşma, duyma gibi fonksiyonları beynin farklı yerlerinde oluşur. Beynin yürütmek istediği bir fonksiyonu harekete geçirmek için bu bölgeye enerji taşınması gerekir. Kullanılma sıklığı ile bu bağlantı hatları genişleyip, güçlenebilir, kullanılmadığında ise ince ve güçsüz kalabilirler. Çok sık kullanılan patikalar alışkanlıklarımız, yerleşik düşünme, tepki gösterme ve hissetme yerlerimizdir. Bir düşünceyi her aklımızdan geçirdiğimizde ya da bir duyguyu her tecrübe edişimizde bu bağlantıları daha da güçlendiririz.
Yeni alışkanlıklar kazanmak hep zordur çünkü mevcut yetilerimiz beynimizde güçlü bağlantılar oluşturmuşlardır. Yeni alışkanlıklar ise zayıf bir bağlantıya sahiptir ve beynimiz fonksiyon oluşturmak için ilk olarak güçlü bağlantılara gider. Bir konu hakkında farklı bir şekilde düşünmeye başladığımızda ya da bir beceri edindiğimizde veya yeni duygular tecrübe etmeye başladığımızda beynimiz bu yeni bağlantıları kullanmaya başlayacaktır. Bunlar kullanılmaya başlandıkça beynimizdeki bu zayıf bağlar gelişir ve güçlenir. Söz konusu beceri ya da düşünme şekli kişiliğimizin bir parçası haline gelir. Artık beynimiz fonksiyon üretmek için eskideki güçlü bağlar yerine yeni oluşturulan bağları kullanır. Bu beyin gelişmesi olayı beraberinde kötü bir durumu da getirir. Eski bir Çin atasözünde ‘öğrenmek akıntıya karşı kürek çekmek gibidir, ilerleyemediğiniz takdirde gerilersiniz’ diye nasihat verilir. Bu durum tamamıyla doğrudur çünkü siz herhangi bir fiile veya alışkanlığa örnek verelim kitap okuma alışkanlığı, siz kitap okumayı bıraktığınız zaman beyniniz artık alışkanlığın kayıtlı olduğu yere enerji göndermemeye başlayacaktır ve bir süre sonra da tamamen kesecektir. Beyninizdeki kitap okuma için oluşturulmuş bağlantı yolları kullanılmadığı için zayıflayacak ve güçsüzleşecektir. Bir süre sonra siz yeniden kitap okumak istediğinizde ya da kitap okuma alışkanlığını tekrar kazanmak istediğinizde neredeyse sanki ilk defa kitap okuyormuşsunuz gibi zorlanacak, sıkılacaksınız. Bu yüzden bizim için faydalı olan bilgileri, hobileri, aktiviteleri hatta duyguları bile öğrenmeli, periyodik olarak tekrar etmeli yani yaşamalıyız ki ilerleyemesek bile en azından akıntıya kapılıp daha da gerilere gitmeyelim.

İsmim Bilal Güngördü, İstanbul Kadıköy doğumluyum, orta okulu Ümraniye’de, liseyi ise Çekmeköy Anadolu Lisesinde okudum. Altını çizerek belirteyim; 2019 da lise ikincisi olarak mezun oldum ve yine aynı senede ilk tercihim olan KTÜ makine mühendisliğini kazandım. 🙂 1 sene İngilizce hazırlık okumakla beraber şu anda ikinci sınıftayım.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim