AH BE MUAZZEZ
Bu haftaki yazımda sizlere yıllar önce beni derinden etkileyen ve not defterime kaydettiğim bir efsaneden bahsedeceğim.
Cemal Süreyya, evet yanlış okumadınız iki tane ‘y’ kullandım. Cemal Süreyya ve Sezai Karakoç Ankara Üniversitesi ’nde iken iki yakın dostlarmış. Sınıflarında Muazzez Akkaya diye güzel mi güzel bir kadın varmış. İkisi de bu Muazzez’i gizliden gizliye severlermiş. Sınıfta gün boyu aynı kadına duydukları ilgiyi birbirlerine anlatır dururlarmış. Hatta ona yazdıkları şiirleri devamlı birbirlerine okurlarmış. Sonra bu aşk zamanla kızışmış ve birbirlerine ‘ben elde ederim, sen edersin…’ derken ‘kim elde edecek?’ diye iddiaya tutuşmuşlar. Kaybeden ise büyük bir bedel ödemeli ve bu bedeli ömür boyu üzerinde taşımalı demişler. Bu fiziksel bir zarar olmamalı diye de karar kılmışlar. Ve sonunda adlarını değiştirmeye kadar gelmiş olay. Cemal Süreyya kazanırsa, Sezai Karakoç soyadındaki ikici ‘a’ yı sildirecek ve ömrüne Sezai Karkoç olarak devam edecek. Sezai Karakoç, kazanırsa Cemal Süreyya soyadından bir ‘y’ harfini atacak ve Cemal Süreya olarak kalacaktır. Tahmin ettiğiniz gibi iddiayı Cemal Süreyya kaybeder ve gidip tek ‘y’ harfini attırır soyadından.


Cemal Süreya aynı sınıftan Seniha Nemli ile evlenirken peki Sezai Karakoç ve Muazzez Akkaya’ya ne olmuştur?
Bu soru üstünde de bir çok teori vardır aslında ama kesin bilginin gelişi şöyle olmuştur: birkaç yıl önce bir yazıda Muazzez Akkaya’nın adı geçer ve kızı Ayşe yazı sahibine mail atar. Mailinde annesi Muazzez Hanım’ın Sezai Karakoç aşkından haberdar olmadığını sadece okul yıllarında paltosunun ceplerinde şairi meçhul şiirler bulduğunu söyler. Yazarımız Muazzez Akkaya hakkında bilgi istediğinde ise okul yıllarında pingpong şampiyonu olduğunu da iletir. Bu ise Sezai Karakoç’un Ping-Pong Masası adlı şiirine yöneltir bizleri, o dizelerde ise şunlar vardır:
“Ha Sezai ha ping-pong masası
Ha ping-pong masası ha boş tüfek”

Sezai Karakoç’un Mona Roza’sına baktığımızda ise her kıtanın baş harflerini yan yana sıraladığımızda MUAZZEZ AKKAYAM çıktığını görüyoruz. Bu büyük aşkın karşılıksız kalması ve Sezai Karakoç’un bu aşkına karşı ömür boyu evlenmemiş olması…
MONA ROZA
Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kirik kus merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller, ak güller
……………………………………………………
Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yağmur igri igri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar
……………………………………………………
Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakisin ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek..
……………………………………………………
Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Bende çıkar güneş aydınlığa
Bir nisan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatıyor her zaman bana
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi
……………………………………………………
Zambaklar en issiz yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en issiz yerlerde acar
……………………………………………………
Ellerin ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli oluyor bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin ellerin ve parmakların
……………………………………………………
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat on ikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
……………………………………………………
Akşamları gelir incir kuşları
Konar bahçenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kimisi sari
Ahhh! beni vursalar bir kus yerine
Akşamları gelir incir kuşları
……………………………………………………
Ki ben Mona Roza bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu bos yelkeni
O masum bakışlar su kenarında
Ki ben Mona Roza bulurum seni
……………………………………………………
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım sığmaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kursun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
……………………………………………………
Artık inan bana muhacir kızı
Dinle ve kabul et itirafımı
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sizi
Alev alev sardı her tarafımı
Artık inan bana muhacir kızı
……………………………………………………
Yağmurlardan sonra büyürmüş basak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurlardan sonra büyürmüş basak
……………………………………………………
Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kanlı kus tüyüne
Bir tüy ki can verir bir gülümsesen
Bir tüy ki kapalı gece güne
Altın bilezikler o kokulu ten
……………………………………………………
Mona Roza siyah güller, ak güller
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kirik kus merhamet ister
Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
Mona Roza siyah güller, ak güller
Sezai KARAKOÇ
Kaynaça:
https://www.antoloji.com/ping-pong-masasi-siiri/
https://www.hurriyet.com.tr/muazzez-akkaya-yi-buldum-5420684
https://www.gzt.com/lugat/sezai-karakocun-sevda-hikayesi-3126939
http://www.radikal.com.tr/hayat/cemal-sureya-kimdir-soyadindaki-y-harfi-nasil-silindi-1268753/

Selaam:) Ben Zeliha Nurselin PEKER , neden bu kadar uzun bir adım var bilmiyorum:)) Tam bir Trabzonlu’yum ama mükemmel horonun adresi değilim. Gazi Anadolu Lisesi’nden mezun olup KTÜ isbb ye adım attım. Kendi çapımda bir şeyler çiziyorum ayrıca renkli çorapların hastasıyım. Büyüyünce de heçkır olacağım:)

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
Erkekleri şair etmek kolay değildir 🙂 helal be Muazzez
Gerçekten etkileyici bir yazı olmuş tebrikler
Birbirine saygı ile bakan ve sözünü tutan ,kalemlerin konuştuğu adil bir savaş. Edebiyatımızın değerli kalemlerinin kayda değer mazisi.
Edabiyatimizin değerli yazarlari gözünüz arkanızda kalmasin yeni bir sezai karakoç yeni bir cemal süreyya geldi .Size yetişiyor haberiniz olsun
Kıtaların baş harfleri mevzusunu ilk kez burda okudum. Doğrusu bi hayli de şaşırdım. Şairlerin şiirleri pek sorgulanmaz. Ne anlatmaya çalıştıkları da pek anlaşılmaz bazen. Ama öyle sanıyorum ki, bundan sonra daha bir anlamlı gelecek bana “Mona Rosa”. Eyvallah dostum, kalemine sağlık vesselam.
Gerçekten çok güzel olmuş. Çok etkilendim .
Hayatın Muazzez kısmında olduğumuzu hayal ettim bir an her şeyden habersizz.
Ve *Mona Rosa* şiirini baya miktar sevip okumama rağmen ilk defa burda okudum baş harf olayını ilginç şeyler KATIYORSUNUZ yazar hanımefendi 😉 Ellerinize Sağlık.
Çok etkilendim güzel yazı olmuş..
Muazzez akkaya sezai karakoç’u anlayacak derinlikte ve kişilikte bir karakter değildir benim gözümde. Fakat şairler ile olgunlaşır. Aşkına kavuşamaması belki yüreğinde fırtınalar estirmiş ve şairlik yolunda üstadlığa terfi etmiş bu yolla. Fakat Muazzez hanım gözümde zayıf bir karakter. Böyle şaire böyle sevdaya bin can feda edilir.
Fakat şairler acı ile olgunlaşır * olacaktı yukarıdaki yorumumun eksik hali.
Gençlik fotoğrafı olarak verilen ilk fotoğrafta ortada kişi Özdemir Asaf’ın Lainya şiirine konu olan kişidir yani Mevhibe Meziyet Beyat
Lavinya olacaktı