Bilmediğim Bir Köşe Başında…
Ansız gelen bir gecenin karanlığındayım, yıldızsız bir gece, oysa ben yıldızları çok severim…
Bilmediğim bir sokak ortası
yürüyorum
Kulağımda yeni zamanların yeni gruplarından biri çalıyor,
Tüm dükkanlar kapalı, bakkallar bile…
Bakkallar… hani demirinde toplar asılı olanlar…
Kapanmışlar,
Tek katlı müstakil evlerin önünden geçiyorum, dertsiz tasasız, huzurlu evlerin…
pencerelerin kenarında, saksıda çiçekler var
biliyorum, bir tek o evlerin çiçekleri açıyor
Renk renk, çok güzel, bu karanlıkta bile seçiliyor, içlerinden birini koparmak istiyorum
Ama koparınca öleceğini biliyorum,
yapmıyorum
Hafif bir esinti var, yüzüme rüzgar çarpıyor
Rüzgarın özgürlük getirdiğini düşünüyorum.
Gecenin tüm karanlığına rağmen ışığıyla varlığını belli eden bir Ay var tepemde
bulutlar önüne geçmiş, kapatmaya çalışıyorlar onu, sanki bir savaştalar
sen değil ben görüneceğim savaşı
Ama yine de tüm ihtişamıyla oradan gülümsüyor bana, yıldızların yoksa ben varım diyor sanki.
Melodiler çarpıyor yeniden kulaklarıma, sözler karışıyor araya
şimdi, böyle daha çok özlüyorum seni
-Bana senden kalan hatıralar da yetmiyor…-
gittiğinden beri en çok bugün özlüyorum,
-Bu zalim dünyada hiçbi’şey beni ısıtmıyor-
En çok bugün yalnız hissediyorum
Gidişini sorguluyor yine beynim, ben çoktan kabullenmişken yokluğunu
Adımlarım yürüdüğüm yolların sana çıkmasını istiyor,
ben istemiyorum, onlar istiyor
-Ellerim üşüyor, fotoğraflar konuşmuyor-
Bir sokaktan dönüyorum,
Anılar geliyor aklıma yeniden yine,
Belki burdan çıkarsın diye arkamı dönüp adımladığım yerlere bakıyorum
bakıyorum
ama seni görmüyorum
Seni neden hiç göremiyorum?
-Bu dağ bu karları nasıl taşır? Anlamadım-
Bir defa daha görmeyi çok istediğim için mi hiç göremiyorum…
Yorgunum
Çok yol yürüdüm
Bu yollar yordu beni.
Bulutlar kazanmış savaşı, ay çekilmiş gökyüzünden
Tüm karanlık hâkimken bu sokağa, artık yürümek istemiyorum burda
Bana ışıklar lazım,
Karanlığı sevmiyorum…
Ama biliyorum, yarın da olsa bu karanlık yine yürüyeceğim bu yolları,
bu yollar sana çıkana kadar.
Rüzgar dindi, özgürlük bitti,
zaten sokak lambaları da yanmıyor.
Ben de eve gidiyorum artık,
daha da durmayacağım buralarda.
Ama merak etme yine bir gecede
yeniden geçeceğim bilmediğim sokaklardan
adını geçirerek aklımdan bir köşe başından çıkarsın diye bekleyeceğim.
ne olur çık ama, bir köşe başında çık karşıma,
çünkü ben de bir gün yorulmaktan korkuyorum.
Yorulurum da artık yürüyemem diye korkuyorum.
Hala halim varken yürümeye bu yolları, hala çok geç değilken,
Bu yolların birinde bul beni.
-Saatler geçmiyor, bu rüzgar artık esmiyor-

Merhabalar, ben Satınur Emir. KTÜ’ de İç Mimarlık öğrencisiyim. Ankara’da yaşıyorum. Ankara’nın güzel olmadığını iddia eden herkese karşı durup, güzel olduğunu savunuyorum çünkü burayı gerçekten seviyorum. Kitap okumayı, müzik dinlemeyi çok seven, tiyatroya-sinemaya gitmeye bayılan, arkadaşlarımın söylediğine göre neşeli biriyim. Ha ama eklemeden duramayacağım bir şey var ki o da geceyi çok sevmemdir. Geceyi çok severim, geceleri cama balkona çıkıp yıldızları izlemeyi çok severim. Işıkları çok severim, çünkü neden sevmeyeyim? Işıklar bize yolumuzu gösterir. Kaybolduğumuz anda bizi evimize ulaştırır. Siz de ışıkları sevin. Eğer kaybolmuş hissederseniz onları takip edin, size evinizin yolunu gösterecektir. :’)

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
su gibi akan bir yazı…
akan ama bittiğinde durdurup düşündüren…
sonra yeniden en başına döndüren…
duygu ne acayip bir şey…
bağırsan çağırsan öfkeden deliye dönsen anlatılmaz da birkaç kelime ile fark ettirmeden içine sürükleyiverir insanı…
tebrikler mi demeliyim…
yoksa susup bıraktığın duygu ile kalmaya devam mı etmeliyim…
ben de ben de kaldım…
ben duygularda kalmanızı öneririm sanırım… bu kadar güzel bir yorum için de teşekkür ederim…
Zifiri karanlık çepeçevre sarmışken insanı hiç ama hiç kimse göremez o çiçekleri.
Her birimiz yürüyoruz sokaklarda kimimizin yolları aydınlık kimlerimizinki nazaran karanlık. Belki biraz hadsizlik ederek söylemeliyim ki, Yolu dünyası karanlık olanlar en iyilerimiz. Sırf çevresinde tıpkı Ay gibi aydınlık olmamasından değil, kendilerinin bir yıldız misali kendi parıltısıyla yeşilliklerin çiçeklenmesini, güzelliklerinin ortaya çıkmasını sağlamasındandır.
Sen zifiri karanlıkta görüyorsan o çiçekleri anlamalısın ki dünya senin yörüngende dönmeli.
Yazı için teşekkür ederim
Okurken süzülen rüzgardaki melodiler sarıyor, gayri dünyaya nasıl bakacağını bilemeyenleri.
Umarım fazla olmamışımdır.
fazla olmak mı asla… çok teşekkür ederimm…
Şiir gibiydi hiç ara vermeksizin bir çırpıda okuduk bitti peki sonra.. Sonra anılardan anılara sürüklendik çokça umut ettik çokça hayaller kurduk ne de güzeldi bir umuda tutunabilecek satırlara rastlamış olmak yüreğine kalemine sağlık.
çok çok teşekkür ederiim…