Çıkmaz Sokağın Görünmez Tabelası
Hazır mısın? Şimdi; bana çok yakın, benden çok uzak, benim aynım olan bir ben, kendi hikâyesini anlatacak, düşünceler arasında kaybolmuş bir halde…
Aynalarla dolu bir odaya düştüğünü farz et. Aslında bir tanesindir, ama her yerdesindir. Nereye baksan kendini görürsün, ama kendine dokunamazsın. On metrekare bir odadasındır, ama sanki bir sonsuzluktasındır. Sen orada varsın ama gördüğün yerde bir aynasındır. Sadece kendinle aynısındır…
Düşüncelerimin çıkmazında, sorularımın cevaplarına ulaşamadığım bir yerdeyim. Tam olarak bilmiyorum, ben neredeyim? Ama sanırım, işaretlerin hedefindeyim. Bir şeyler yaşıyorum, ne yaşadığımı bilmeden. Duyduğum kelimeler aklıma kazınırken, söylediğim kelimelerin farkında bile değilim. Söylediklerime de duyduklarıma da inanamıyorum.
Sanki aynalarla çevrili bir yerdeyim. Ne dersem diyeyim, hep kendimleyim…
Ne zamandır böyle olduğumu, beni bu hale getiren şeyi arıyorum içimde. Acaba hayatımdaki bir olay mı beni böyle yaptı? Yoksa hep mi karmaşık düşünceler içindeyim? Her olayda böyle mi davranıyorum? Bir olay, bazen hayatındaki her olaydır ve hayatındaki her olay da bazen tek bir olaya bağlanır.
Saate bakıyorum. Saat 23.21, 23.23 olsa çok şey değişecek sanki. Bu bir işaret mi? Düşüncelerimin kördüğümünü, 23.23’mü çözecek yani? Keşke bir şey olsa. Bir işaret olsa da anlaşılsa her şey. Çözülse bütün düğümler…
Belki de bir işaret görme umuduyla sağa baktım, döndüm, sola baktım, arkamı döndüm bir daha baktım. Geçtiğim sokaklara, attığım adımlara, gözümün çarptığı ama önemsemediğim tabelalara, öylesine okuyup attığım tanıtım kartlarına, duyduğum, kulağımı kapattığım seslere… Döndüm bir daha baktım…
Yerimi şaşırmışım sanki, var olduğum yeri de konumu da beğenmiyorum, hep mutlu olacağım zamanı bekliyor ve o yeri bulmaya çabalıyorum. Tam olarak neyi istiyorum acaba? Mutluluğun para, şan, şöhret, evler, arabalar olduğunu mu düşünüyorum? İlerde param olursa diye başlayan cümlelerle hayaller kuruyorum, o zaman istediğim şeyleri yapacağıma inanıyor ve mutlu olacağıma emin oluyorum. Peki, bunun garantisini kim veriyor bana? Kim, tüm bunlar olurken aynı zamanda mutlu olacağımı söylüyor?
Evler, arabalar, hizmetçiler, uşaklar… Hepsi etrafımda dört dönsün isterse ama yine de yanında mutlu olduğum insanlar yoksa, aynalarla dolu odada sadece sonsuz sayıda kendimi görüyorsam, bu benim için tam bir mutluluk olur mu? Düşüncelerimin kapıları açılmaya devam ediyor. Etrafımda, aynalar dolusu bir ben duruyor. Yalnızca bir ben. İşaretlerin tümü beni gösteriyor. Aynadaki kişi, sonsuzluğa üç kelime bırakıyor: Hislerini takip et. Üç kelime, aynalarda sekerek çoğalıyor, üç cümle olarak sesleniyor: Hiçbir tabela, yolların dışında çıkmaz karşına. Doğru yol, doğru işaretlerle bir bütündür. Yolun, hissetmek yolu; önce hisset, sonra hislerini takip et…
Aynalara çarpan cümleler bir çığ gibi büyümeye devam ediyor ve bana daha uzun sesleniyor.
İnsan gerçekten nerde mutluysa oraya çevirmeli yönünü. Çünkü insan sadece mutluluğu değil ait olduğu yeri de arıyor. Yolun hissetmek yolu dedik ya, hisset ve gerçekten ait olduğun yeri bul. Sıcak, sevgi dolu insanların yaşadığı bir yer… Paranın değil sevgi dolu insanların hüküm sürdüğü bir yer… Paranın değil mutluluğun hüküm sürdüğü bir yer… Sen orayı bul, sonra her şey seni bulacak. Mutluluk, sevgi, aşk… Tüm işaretler yolun içinde. Gittiğin yolda bir kere de olsa dön bir sağına soluna bak.
Fark etmediğin her şeyde gizli aslında mutluluğun… Hadi, bugün bir farklılık yap, dikkat etmediğin her şeye dikkat et, üzerine düşünmediğin, göz önünde bulundurmadığın, görmediğin her şeye gözünü aç, duymadığın her şeye kulak kabart. İnan bana, onlar seni ait olduğun yere götürecek. Olur ya hani, çok kaybolmuş gibi hissedersen, en olmadı yıldızlara bak… Onlar da sana yolunu gösterecektir. Çünkü evren ne görmek istiyorsak onu gösteriyor aslında bize.
Aramaktan vazgeçme.
Yerini bulacaksın.
Sadece işaretleri takip et. İşaretler de seni takip eder. Saymaya kalksan ne sonu görünür ne de biter. Bir gün değil bir an yeter. Sen, inan, yeter.
Gör bak dünyan nasıl değişecek.
İşaretleri daha iyi okuduğumuz, hayatın rüzgârında savrulduğumuz daha güzel günlere ulaşmak dileğiyle… Çünkü bazen sadece savrulmak gerekir…


SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
Önemli olan biziz. O aynada sadece gerçek hislerimizi görürsek işte o zaman Dünya daha da güzelleşecek. Sizde o aynada gerçek hislerinizi görmüşsünüz ve bu kadar başarılı bir yazı yazmışsınız. Devamını diliyorum…
İşaretleri görmeyi o kadar çok istiyorum ki şu an, Mutlu olduğumuz yeri seçmeliyiz dediğiniz gibi kesinlikle ama ya mutluluk bizi seçmez ise uzun zamandır kaybettiğim ikizim gibi şu an mutluluk, tekrar işaretleri görüp mutluluğa kavuşmak dileğiyle hepimize mutluluklar diliyorum yazınız çok güzel olmuş… Ellerinize sağlık..
Emeğinize sağlık inandığımız sürece başaramayacağımız bişe yok . Umarım devami gelir .
Aynalarda gördüğümüz bizler de böyle düşünüyor mudur acaba. Ardı sıra dizilmiş yüzlerce, belki binlerce bende benin onun hakkında düşündüklerimi benim için düşünüyor olabilir mi. Bu sorunun cevabını bilmiyorum fakat söylemek isterim ki belki de yolumuzu bulmak için başkalarının yerleştirdiği değil kendi tabelalarımızı görmeliyiz. Zira başkalarının kılavuzluğunda ancak onların gittikleri yerlere gidebiliriz.
Yazı için teşekkür ederim biraz hadsizlik ederek üzerine konuştum ama gerçekten saatlerce sohbet edilebilir.
Devamını bekliyor olacağım.
Değerli kardeşim, herzamanki gibi mükemmel bir yazıya imza attın.Okumaktan ve hayal etmekten zevk aldım. Devamını kesinlikle bekliyorum. Yeni yazı ortağınında katkılarından ötürü teşekkürler
Mutluluğu gelecek hayallerde değil de yaşadığımız an da, yanımızda bütün benliği ile var olan insanlar da bulabilmek ne büyük nimet.. Varlığıyla mutluluk veren, sizlerin, emeklerine sağlık..
Eline sağlık yine çok güzel bir yazı olmuş. Ayrıca ‘Olur ya hani, çok kaybolmuş gibi hissedersen, en olmadı yıldızlara bak… ‘ kısmını çok beğendim. Yazılarının devamı gelir umarım :))
Mükemmel olmuş, emeğinize sağlık..