Çok Özledim
Sabahın ilk ışıkları ile başladım bugüne. Hava aydınlanmasına rağmen henüz sönmeyen sokak lambaları var. Türlerini bilmediğim kuşlar ötüşüyorlar sabahın sessizliğinde. Sabahın sessizliğine belki bir haykırış, belki bir sitem, belki bir kahkaha bırakıyorlar. Belki de uzaktaki akrabalarını özlemiş onlara seslenmeye çalışıyorlardır. Kuşlar da özler miydi acaba? Uzaktaki birini özleyecekse neden kanatları var ki bu kuşların? Özlediği kişinin istediği an yanına gidemeyecekse, neden uçabiliyorlar ki? Özlemiyorlar mı? Özlediklerine gitmek için uçmuyorlar mı? Özlemek bir boşluk bence, kuşlar da hep boşlukta süzülmüyor mu?
Peki kimi özlerdi insan? Ulaşamadıklarını mı? Ulaşmak istediklerini mi? Ulaşmak isteyip de ulaşamadıkları, çok sevip de kavuşamadıklarını mı?
Yıllardır görmediği birini mi özlerdi insan? Yoksa hiç görmediği birini mi? Geceden vedalaşıp sabaha özlemek, sabahtan vedalaşıp hemen özlemek de dahil miydi bu duyguya? Ellerini bırakamamak özlemek midir, özlemek çok sevmek midir? Çok sevince özlemek mi gerekir?
Soru işaretlerimin tümünü beyaz sayfalara bırakıyorum ben. Hep yapılmış ya zaten. Özlemi anlatmışlar; seslerle, melodilerle, notalar harflere karışmış, cümleler sayfalara katılmış, tuvaller rengarenk boyanmış… Yine de anlatılamamış özlem. Özlem bir sanat olmuş, aramıza karışmış; insanlar okudukça kafaları karışmış. Çünkü özlem okunamaz, duyulamaz, izlenemez. Her şey yetersiz kalır bu duygunun ifadesinde. Kokusunu aradığını özlersin, ismini kafanda dolaştırıyorsan özlersin, seviyorsan özlersin. Özleme sakın, delirirsin…
Böyle bir sabahta özledim ben de. Her yiğidin özleyişi farklıdır. Anlatamayarak özledim ben de. Sanki söylediklerim hep bir yarım, hep bir yavan. Böyle bir tatsız özledim ben de. Gün iyice aydınlandı. Uykusuzluğum duygularımı kararttı, sanırım gözlerim kapanıyor. Şehir hareketlenmeye başladı, trafiğin sesi geliyor uzaktan kulaklarıma, böyle bir karanlıkta özledim ben seni. Hiç görmediğim, uzun zamandır görüşmediğim, daha gece ayrıldığım, sabah zor bıraktığım. Öyle bir özlemişim ki hepsi oldun sen bana. Son defa görmedim ben seni. Ama bir sonrakine kadar hep özleyeceğim…
Özlemek sondan sonra mı gelir? Bir sonrakinden önce mi?

Onur Yağmur konuşuyor. (Kendisini merak edenler için kısa bir bilgilendirme.) Lise yıllarımda Bilişim Teknolojileri bölümünü okumanın ardından sektöre devam etmek istedim ve lisans eğitimi için KTÜ İstatistik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü ile Trabzon’a geldim. AÜ Medya ve İletişim bölümü mezunu ve İÜ Grafik Tasarımı öğrencisi olarak da eğitimlerime devam ediyorum. KTÜ Girişimcilik ve Pazarlama Kulübü başkanlığını devam ettirmekle beraber, Mercek Dergisi departman sorumluluğunu üstlendim. Hayallerimi hedeflere dönüştürerek yaşayan bir Malatyalıyım ve beni okuduğunuz için teşekkür ediyorum.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim