Gelgit Peronları
Heybemde yazılar vardır, okumak isterdim kimi zaman, apansız bir cadde bağrışları kulağımın pasını sildiği zaman. Gelip anlatın bana mor papatyaları ve sümbüllerin mora çalmış rengiyle, bir çobanın ahenkle çalan kavalını kim dinlemek istemez ki?
Ve… gidiyoruz, damla damla. Biriktikçe tükeniyoruz, sessizleşen dertlerimde çocuklaşan semtleri görüyorum bir yandan, alafranga düşüncelerin şehre yansıması dalga dalga yükseliyor, biliyorum ki insanlık düşündükçe kayboluyor. Artık yeniden titreyiş ve tüm bedeni uyuşukluktan kurtarma idrakı, saf saf dizilen olaylar silsilesinde doğru kartı oynama zamanı. Yükselen çağın koridorlarında iletişimsizlik hastalığına kapılmış nice hasta bakıcıları vardır, kimi küçük kapı gıcırtısında irkilir, kimi de bir kapı tıkırtısında meraklı gözlerle takip eder, ademoğlunun küçük bir röntgenidir.
Adım adım ağırlaşan merdivenlerde apansız solukların ıstıraplı izleri var, insanoğlu bir bina misali kimi zaman bir merdiven oda kısaca çalkalanıyor hafriyatlar içinde, kendi dünyamızda kendi binamızda, yığınlar içinde yardım bekleyen insanlarız. Her geçen gün elimizden kayıp gidiyor, arta kalan ise hatıralar oluyor, geriye bakıp düşündüğünde kimileri göçmüş kimileri de başka yerlerde, hayret edilecek şeyler de var aslında diyorum ya her geçen gün elimizden kayıp gidiyor, çağlar boyunca gelen alışkanlıklarımız bizi ele veriyor, hayata karşı sistemler nasıl birbirine benziyorsa insanlarda az çok birbirine benziyor, farklılıklarımız sadece yaşanmışlıklarımızdır, geçen hayata karşı bir bakışımız olduğu gibi bir de duruşumuz var. Bakışımız yaşantımız, duruşumuz neticelerimizin bize bıraktığı yansımadır. Yolu yürümeye başlarsan yol sana gözükür. Kısaca şunu söylemek istiyorum, biz yoldan ayrıldık ve kaybolduk.

Merhaba ben Veysel. Ankara’da yaşıyorum. Avrasya Üniversitesinde Gıda mühendisliği son sınıf öğrencisiyim. Edebiyatla ilgilenmeyi seviyorum.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim