Gökyüzünün Denizi
Çocukluktan beri en büyük hayalim deniz görmek, deniz kabuğu toplamaktı. Sonra denizi olan bu şehire geldim. Trabzon’a. Sandım ki deniz görmek filmlerdeki gibi hissettirecek. Ama ben o bozkırda, o yeşil denizde gökyüzüne bakmaya öyle alışmışım ki, masmavi çarşaf gibi önümde duran denize bakmayı bırakıp yine o gökyüzüne çevirdim kafamı. Alışmış olmamdan mıdır bilinmez… Son zamanlarda kafamda sürekli dönen şey bu. Sahile gitmek. Bir zamanlar gerçekten en büyük hayalim olan şeyi görmek. Heves miydi? Sanmıyorum. Bildiğim tek şey bir insanın ruhunu neyle doyurursa ona döndüğü. Ben ruhumu hep yıldızlarla doyurmuşum. Benim sırdaşım hep yıldızlar olmuş. Güzel haber aldığımda denize değil göğe koşmuşum, göğe bakmışım. Hiç göremeyeceğim sandığım o deniz şimdi burada; dizimin dibinde, odamın manzarasında, iki adım uzağımda, gözümün önünde. Belki de denize alışmaktan korkuyorumdur. Belki de ya bir daha göremezsem korkusu vardır. Bazı insanlar hiç göremeyeceği bir şeye daha çok bakar ya. İşte tam tersi. Ya özlersem. Ya istersem. Gökyüzü hep üzerimde. Yıldızlar her kafamı kaldırdığımda. Ve her ânıma şahitlik ediyor. Memleketime giderken yol boyunca yanımda olan beni takip eden tek şey mesela. Bakın, gördünüz mü. İşte, işte o çok istediğim deniz ve mavisi beni nasıl da çabucak bırakıveriyor. En azından gökyüzü evime kadar beni takip ediyor. Hatta ay ve yıldızlar bile…

Merhabalar ben Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 2. Sınıf öğrencisi Yaren Yüsra Öğünçmert. Hayat aslında bir yapbozdur. Anlarımız ise birer yapboz parçası. Bende yazılarımla yapboz parçanıza bir nebze olsun dokunabilmek; içimden geçenleri,duygu ve düşüncelerimi aktarmak için buradayım. Keyifli okumalar diliyorum…

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim