Hayallerim Suya Düştü
Çevremizdeki insanlar gibidir hayallerimiz. Nasıl çevremizdekiler bize kırılabiliyorsa, hayallerde kırılabilir. Bazen biz kırıyoruz onları, bazen de şartlar gereği kırılabiliyorlar. Gönül almak lazım. Hele ki kırılanlar, sizin için değerliyse. Kırılan hayaller değerlidir. Hoş. Kırılmayınca daha da değerlidir. Önce kuruluyor, sonra kırılıyor bazıları. Çok doğal.
Hayal kırıklığı yaşamak için, hayal kurmak da gerekmez aslında. Kendinden kurulu umutları vardır insanın. Yok diyen, yalancının en hayal yıkanıdır. İyi hayal de kursa, kötü de kursa. Herkesin bir “yıkıklığı” vardır. Umduğumuz dağlara, karlar yağıyor bazen. Ya da ummadığımız taş, baş yarıyor. En sağlam hayal bile, bir anda yıkılabiliyor.
Bu duygu, anlatması çok zor bir duygu. Bir anlık, hayatınız amaçsız gelebiliyor. Hayaller Paris, hayatlar Suriye diyen arkadaş mesela. Hayal kırıklığını güzel anlatmış. Bu tarz durumlarda ben; “o kadar hayalini kurmuştum boşuna mıydı?” derim. Baksanıza. Düşlediğim şeyin olmadığından çok, hayalini kurarken harcadığım zamana üzülüyorum. Neden mi? Yerine başka hayaller koyacak olabilirim. 🙂
Hayaller yok olmaz. Yıkılır, kırılır birazcık suya düşer. Ama hayal hep var. Kelime olarak da “hayat” kelimesine benziyor. Hayal ve hayat ikisi aynı şeyler. Biraz hayat yaşar, biraz hayal yaşarız. Bazen hayal kurarız, bazen hayat kurarız. Hayallerimiz yıkılınca, hayatlarımızı yıkarız. Yıkarız dediğim “yıkmak” değil, “yıkamak.” Hayatımızı yıkarız. Tertemiz, mis gibi bir sayfa açarız. Yepyeni, mis gibi hayallerle devam ederiz. Hayal kurmak, kotaya tâbi değildir. Sınırsız pakete, ücretsiz abonelik sonuçta. Sınırsızca hayaller kurarız…

En başta, hayalleri çevremizdeki insanlar gibi düşünmüştüm. Ufak bir değişiklik yapalım. Hayallerimiz, dut ağacı olsun. Meyveleri kopardıkça, yenileri çıkıyor. Bazı dalları kırılabiliyor. Kırılan dalların yerine, yenisi geliyor. Aynı anda tüm dalları kırılamaz sonuçta. Hayallerimiz, dut ağacının dalları gibi olsun. Dalları kırmazsanız, çok tatlı meyveler verecek. Kırılsa da üzülmeyin. Hem daha bir sürü dal var, hem de kırılan dalın yerine yenisi yakında çıkacaktır. Sever misiniz bilmem de, dut kadar tatlı günler diliyorum. Sevmiyorsanız, bunu okuyan kişi kadar tatlı geçsin gününüz. En tatlısı sizsiniz. Sonra hayalleriniz…

Onur Yağmur konuşuyor. (Kendisini merak edenler için kısa bir bilgilendirme.) Lise yıllarımda Bilişim Teknolojileri bölümünü okumanın ardından sektöre devam etmek istedim ve lisans eğitimi için KTÜ İstatistik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü ile Trabzon’a geldim. AÜ Medya ve İletişim bölümü mezunu ve İÜ Grafik Tasarımı öğrencisi olarak da eğitimlerime devam ediyorum. KTÜ Girişimcilik ve Pazarlama Kulübü başkanlığını devam ettirmekle beraber, Mercek Dergisi departman sorumluluğunu üstlendim. Hayallerimi hedeflere dönüştürerek yaşayan bir Malatyalıyım ve beni okuduğunuz için teşekkür ediyorum.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
Hayatıma güzel duygular ve düşünceler kattığın için teşekkürler.