Hayat Kısa, Penguenler Neden Uçamıyor?
Bir efsaneye göre uzunca vakit öncesinde penguenler Kuzey Kutbundan Güney Kutbuna uçarak göç etmişler. Evet evet bilinenin aksine aslında penguenler bir zamanlar uçabiliyorlarmış. Uçmak onlar için kolaymış fakat Güney Kutbuna adapte olmaları bir hayli zor olmuş.
Penguenler padişahı Padişah IV. Pengus, halkının adaptasyonda çok zorlandığını görünce buralardan göçsek mi diye veziriyle istişare yapmış. Vezir karşı çıkmış, demiş olmaz padişahım daha yeni geldik herkes birkaç güne tüy dökmeye başlayacak. Tüylerimiz olmadan o sımsıcak Güneş Ana bizi tavaya yapışmış hamsiye döndürür. Biz en iyisi kalalım burada. Halkımız alışacaktır, tek gereken zaman… Zaman neyi değiştirmez ki!
Bizim Padişah IV. Pengus yeni keşfettiği bir kayalığın ıssız bir yerine gitmiş oturmuş ve düşünmeye başlamış acaba bizim vezir haklı mı dediklerinde diye. Kara kara düşünürken bir ses duymuş -karın gurultusu gibi-. Ah demiş sanırım acıktım gitsem iyi olacak. Tam kalkarken gözüne bir ışıltı gelmiş. Bir anda gözleri kamaşmış. Gözleri kısık bir şekilde ışığın kaynağına bakmaya çalışırken açlıktan oldu herhalde diye düşünmüş. Sonra ne görsün, ışıltının kaynağı bir deniz kızıymış. Hani o bazen iyi kalpli olarak duyduğumuz bazen de kötü kalpli olarak duyduğumuz efsanevi yaratıklardan… IV. Pengus göz göze gelmiş güzeller güzeli deniz kızıyla… Sonra birden kaybolmuş deniz kızı…
Bizim padişah olayın gerçekliğinden emin olduğu için günde üç vakit o kayalığa gidip sevdalandığı deniz kızını bekliyormuş. Bir gelmiş yok, iki gelmiş yok, üç gelmiş yok derken dördüncü günde deniz kızı uzaktan izlediği padişaha göstermiş kendini… Meğer deniz kızı da bizim IV. Pengus’a sevdalanmış da utancından göstermiyormuş kendini.
Deniz kızı penguenlerin uçuşuna hayranmış tıpkı diğer deniz kızları gibi… Pengus da deniz kızının yüzüşüne, diğer penguenler gibi… Hal böyle olunca Pengus deniz kızına uçmayı, deniz kızı da Pengus’a yüzmeyi öğretmeye başlamış…
Zaman geçmiş ikilinin tutkulu sevdası deniz kızının okyanuslar imparatoriçesi annesinin kulağına gitmiş. Efsane bu ya imparatoriçe kötü bir büyücüymüş hakikatinde lakin bunu gizliyormuş.
İmparatoriçe kızını hapsetmiş , Pengus ile görüşmesin diye. Bizim zavallı sevdalı Pengus da durmamış sevgilisinin öğrettiği gibi yüzmüş yüzmüş ve onun hapsolduğu yeri bulmuş. Daha sonra tam sevgilisini kurtaracakken kötü kalpli imparatoriçe, Pengus’u yakalamış ve kanatlarının arasındaki inci gibi parlak uçma gücünü koparmış almış. Zavallıcığın kanatlarından güç alınınca halkının gücü de zayıflamış. Çünkü bir inanışa göre halkın uçma gücü padişahlarından gelirmiş.
Kötü kalpli imparatoriçe aldığı gücü tüm akrabalarına vermiş. Sonra kızını da alıp topluca uçarak göç etmişler. Bu olaydan sonra bir daha deniz kızlarını gören olmamış.
Bizim penguen halkı da uçma güçlerini eskisi gibi kullanamayınca git gide körelmişler ve uçamaz hale gelmişler. IV. Pengus da el mecbur yüzmeyi öğretmiş halkına… Hal böyle olunca Güney Kutbundan da göç edemez olmuşlar. Gel zaman git zaman penguenler, çok iyi yüzen fakat uçamayan kuşlar olarak hafızalara kazınmış…
Ne efsane değil mi?

Penguenler…
Penguenler, suya ve soğuğa en iyi biçimde uyarlanmış malumunuz uçamayan kuş grubudur. 17 ila 19 türü bulunan penguenler beyaz göbekleri ve siyah gövdeleriyle suda ve karada kamufle olabilirler. Küçük karides, balık, yengeç ve kalamar ile beslenmektedirler.
Sizlere sevimli mi sevimli penguenler hakkında bu tarzda daha çok bilgi vermek isterdim fakat istemediğimiz kadar çok kaynakta bu tarz bilgilere ulaşabiliyoruz. Ben bu yazımda daha çok sizlerde bir farkındalık oluşturmak istiyorum.
Bugün 25 Nisan Penguenler Günü…

Yüzümüzü her halleriyle güldüren, çoğu zaman çizgi filmlere, filmlere, hikayelere konu olan penguenlerin günü…
Gelin görün ki bu özel günde bile penguen türünün üçte ikisinin nesli tükenmeye devam ediyor. Yapılan son araştırmalara göre yüzyıl sonunda özellikle ekranlarda sıklıkla gördüğümüz imparator penguenlerin soylarının geri dönüşü olmayacak şekilde tükeneceği öngörülüyor.
Peki nesillerinin tükenmesine ne sebep oluyor?
Bu sorunun cevabı çok açık: iklim değişikliği (küresel ısınma)…
Küresel Isınma ve Penguenler
Küresel ısınma durdurulmazsa penguenlerin hayatı ciddi bir tehlikeye girmiş olacak. Ve ne yazık ki hikayenin aksine bu tarz bir duruma adapte olmaları neredeyse imkansız. Isınma sonucunda bulundukları yerden ayrılmaya çalışacaklar. Çevik olmadıkları için dik kıyı arazileri boyunca karaya tırmanmaları da zor olacaktır. Birincil üreme habitatlarının yok olmasıyla üreme oranları ya çok az olacaktır ya da hiç olmayacaktır.Üreme için denize, deniz buzuna muhtaçlar.
Sadece penguenlerin ya da imparator penguenlerin türünün yok olması söz konusu değil. Eğer küresel ısınma süreci hızlanırsa birçok canlının hayatı sonlanabilir, nesilleri tükenebilir. Ne yazık ki bu olay ‘Buz Devri’ gibi bir filmin senaryosu değil. Sonuçlar en çok bizi etkileyecektir.
Son 50 yılda küresel sıcaklıkta gözlenen artışların büyük bölümünün nedeni insan kaynaklı sera gazı salımlarıdır. Yaptığımız sera gazı salımı okyanusların asitlenmesine, azalan kar yüzeyine ve deniz buzullarına, daha sık değişen sıcaklık dalgalarına, yoğun yağışlara ve daha şiddetli tropikal siklonlara sebep olacaktır.
Yani…
Bu iklim değişikliğini bir an önce durdurmamız gerekiyor.
İlk yapmamız gereken karbon emisyonlarını azaltmak.Bunun en çabuk ve masrafsız yolu enerji verimliliğine yönelik önlemleri almaktan geçiyor. Yenilenebilir enerji kaynaklarının sağlanması yapılabilecek ikinci önemli şey. Üçüncüsü ise zaten yapıyor olmamız gereken bir şey: ormanların kaybını durdurmak!

Penguenleri, hayvanları sevin, doğayı sevin… Onları koruyun… Doğayı kendi çıkarlarınız doğrultusunda yok etmeyi bırakın. Onları korumak kendinizi korumaktır, unutmayın!
🐧.
🐧.
🐧.
KAYNAKÇA:
https://www.worldwildlife.org/
http://www.dsi.gov.tr/docs/iklim-degisikligi/sikca_sorulan_-sorular.pdf?sfvrsn=2
https://www.newsweek.com/emperor-penguins-extinction-climate-change-scientists-warn-1470356
KISA BİR NOT: Yazının başındaki hikaye kurgusaldır.

Merhaba, ben Ayşe Hanım AŞIK. (Kod adım: AHA :D) Karadeniz Teknik Üniversitesi İçmimarlık öğrencisiyim.Kız kardeşimle vakit geçirmeyi, kendi çapımda sulu boya resim yapmayı, ne kadar zorlasa da bölümümü, maviyi, denizi (malum Ankaralı olmak bunu gerektirir) ha bir de okumayı çok seviyorum. Okuyarak doğru ve kibar düşünmeyi öğreniyorum. Biraz da yazmayı deneyeyim dedim…Heyecanlıyımmm… Yazılarımda görüşmek dileğiyle…

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
Yine alıştığımız gibi güzel bir yazı olmuş, eline sağlık. Okurken aklıma, yuva yapmak için arkadaşının taşını çalan hırsız penguen geldi 😀 Penguenler için taş çok kıymetliymiş birde her ne kadar uçmayı beceremeseler de buzun üstünde kaymayı ve paytak paytak yürümeyi çok seviyorlarmış. Hayat kısa penguenleri üzmemek lazım. 25 Nisan Penguenler günümüz kutlu olsun 🙂
🙂 Aslında bir kuş uçarken nasıl hareketler yapıyorsa bir penguen de yüzerken benzerini yapıyormuş (bence bu oldukça havalı). Yani uçamıyorlar diye üzülmeyelim:D 25 Nisan Penguenler günümüz kutlu olsun…
Sonuçta su da, hava gibi bir akışkan üstadım :)) Güzel bir kurguyla bağlanmış güzel bir yazı olmuş, tebrik ederim.
:)) Teşekkür ederim.
Mükemmell ❤❤
Ayyy ilk satırları gerçek diye okuyan bne:;(((( ahahahah güzel,sürükleyici,mantık dışı yazı olmuş beğendim ama beğenmedim görümcem olduğun için tebrikler şekerim:)))))))
:’D teşekkür ederimm