Katman Katman Yaşam
Fark ettim ki yaşamda çoğu şey birbiri içinde yer alarak bir bütün oluşturuyor.
Başlamak, başarmak istemenin bir sonucu.
Umut etmek ise başarmanın yarısıdır.
Her biri ayrı bir katmanın parçasıyken, birlikte yaşam döngüsünü oluşturur.
Umut etmek her zaman çabalamakla olmaz; bazen vazgeçmek de bir umuttur.
Sana iyi gelmeyen yerlerden usulca uzaklaşmak da umut edebilmenin bir yoludur.
Hayatta aynı noktada dursak bile, aynı şekilde dönüp durmayız.
Çoğu zaman kazanmaya odaklanırken, öğrenmenin tadını kaçırırız.
Oysa hayatların desenleri farklıdır; bu da bakış açımızla ilgilidir.
İnsanlar ve yaşamları çoğunlukla tezatlarla örülü bir döngüde sürer.
Gürültülü bir zihnin sade bir yaşayışta huzur bulması gibi…
Düşüncelerimizi doğrudan kontrol edemeyiz, ama zihnin yönü gidişatı belirler.
Sonrasında, düşündüklerimizi yavaş yavaş yaşamımıza işleriz.
Bu yüzden insan, hem düşündüklerinin hem de düşünürken kaçırdıklarının bir toplamıdır.
Yaşamı katman katman ilerletiriz.
Bazen yeniden başlarız.
İlerlerken geri adım attığımız da olur.
Ama her seferinde bir başlangıç noktası belirler ve o doğrultuda yol alırız.
İlk başlarda zorlanabiliriz; rota yeniden çizilir.
Parmak izimiz kadar eşsiz bir döngüye sahip olacağımıza inanarak, acele etmeden ilerlemeyi seçeriz.
Böylece kat ettiğimiz yolun değerini artırırız.
Yetişmeye çalıştığımız bir yer yoktur aslında; belki de savrulmaya alışkanlığımızdandır.
Kendimize, yavaşlamanın hiçbir şey kaybettirmediğini hatırlatmalıyız.
Kendi içimizde var olmayı başardığımız an, aynada gördüğümüz yalnızca bir yansıma olmaktan çıkar.
Ayrıntılarda aradıklarımız çoğu zaman küçük ve görünmez noktalardan çıkar.
Belki de detayların kendisi bir illüzyondur.
Önceliklerimizi önceliklendirmeyi öğrenmeliyiz.
Her fırtına sarsmadığı gibi, her doğan güneş de yörüngemize ışık katmaz.
İlerledikçe, ilk baştaki hâlimizle şimdiki hâlimiz arasındaki fark bizi şaşırtır.
Ama şu an olmak istediğimiz kişiye dönüşmek, her şeyden daha öncelikli bir his verir.
Sonunda bambaşka birisi olarak devam edebildiğimiz bir hikâyenin içinde buluruz kendimizi.
Başlarda zorlasa da, doğru temeller üzerine kurulu bir hayatın verdiği his zihnimizi arındırır.
Ve belki de yeni hikâyemizi daha çok severiz, kim bilir.

Merhaba ben Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji 1. sınıf öğrencisi Sima Çakıcı.Yaşantımızın birer hatıra bulunduğumuz anın bize ait olarak kalacağı an’larımda yazıp hatıralarımın içine bıraktığım yazılarımı anında okumanızdan memnuniyet duyarım

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim