Kıymetini Bilemediklerimiz
Sağlıkla yaşarken on kere şükrediyorsak, sağlığımızı kaybedince neden bin kere dua ediyoruz? Bir şeyler cepteyken, değerini anlamıyoruz değil mi? Kıymet bilmezliğe bir giriş yapılacaksa, sağlıktan önce gelecek bir örnek düşünülemezdi. Kıymetini kaybedince anladıklarımız listesinin bir numarası sağlığımızdır. Yürüyüp koşabilmek, görüp duyabilmek, okuyup anlayabilmek, yazıp çizebilmek hatta çıkıp gidebilmek… Elimizde mevcut diye değerlerini bilmiyoruz bunların. Hemen hayalini kurun; istediğiniz yere yürüyemiyorsunuz, sevdiğiniz şarkıları dinleyemiyorsunuz, derdinizi anlatacaksınız ama konuşamıyorsunuz… Sağlık en değerli varlığımız hayatımızda. Bu nedenle elimizdeyken ona iyi bakmalı, bol bol şükretmeli, yerinde olmayanlara yardım etmeli ve bir gün bizim de sağlığımızı kaybetme ihtimalimizi düşünmeliyiz.
Elimizdekilerin kıymetini bilmiyoruz dostlar… Özgür olmadığınızı düşünsenize. Birilerinin kölesi olduğunuzu, onların her dediğini yapmak zorunda olduğunuzu. Aç kaldığınızı düşünün. Sevdiğiniz yemekleri bırakın, hiçbir şey yiyemediğinizi düşünün. Kuru kuruya bir lokma ekmeğe muhtaç kaldığınızı. (Ayran düşünmeyeceksiniz bile) Hayatınızda sevgi olmadığını düşünsenize, ne ailenizden ne arkadaşlarınızdan. Kimsenin sizi sevmediğini düşünün. Ya da çok sevdiğiniz birinin, hayatını kaybettiğini düşünün. Onu bir daha göremeyeceğinizi. Bunu okuyan öğrenciler! Düşünsenize okulunuz ne kadar değerliymiş. Okulumuzdan mahrum kaldığımız bu dönemde onun da değerini kaybedince anladık.
Böyle düşününce hayatımız çok değerli. İşimiz ve çalışarak para kazanmamız çok değerli. Okumamız ve bir amacımızın olması çok değerli. Tatillere gidip güzelce eğlenebilmek, gidemesek bile evimizde dinlenmek çok önemli. Sevdiğimiz yemekleri annemize sipariş verebilmek çok değerli. Birini sevmek, birinden sevgi görme ihtimali bile inanılmaz. Özgürlüğümüz çok değerli, kimseye bağlı kalmadan yaşamak çok önemli. Deniz kenarında oturmak da, şehrin kalabalığına girmek de. Doğanın derinliklerinde nefes almak da, alışveriş merkezinde dolaşmak da. Uzak yerlere uçakla kısa sürede gidebilmek, sevdiğimiz bir diziyi izleyebilmek, o bize güç veren veya duygulandıran şarkıları dinlemek, sevdiklerimize sıkı sıkı sarılabilmek hepsi çok değerli. Desteklediğimiz takımın maçlarını izleyebilmek, telefonu elimize alıp tüm dünyaya erişebilmek, oynadığımız oyunlar, çay içmek, duş almak, uyumak, hayal kurmak, yolculuk yapmak, çikolatalı süt içmek hepsi çok değerli şeyler.
Çok zengin olmasanız da, hatta durumunuz çok kötü de olsa yaptığınız çok değerli şeyler var. Şükretmek için milyonlarca sebebiniz var. Hem, şükretmek kalbe iyi gelir. Uyumak bile bence şükür sebebi. Mucize gibi değil mi? Hayattan kısa bir süre yok olmak, uzaklaşmak. Yaşadığımız her şey bir mucize ve hepsi çok özel duygular içeriyor.
“Kıymetini bileceğim hiçbir şey yok!” diyorsanız mutlaka yalan söylüyorsunuz. Her şeyden evvel siz değerlisiniz. Yaşıyor olmanız çok değerli. Bu dünyayı kıymetini bile bile yaşarsak, diğer tarafa daha rahat gitmez miyiz? Yaşadığımız hiçbir anın kıymetini bilmeden yaşarsak, zaman kaybetmiş olmaz mıyız? Şimdi öleceğini düşün. Yapmadığın birçok şey varken, hemen şu an hayatını kaybedeceğini düşünsene. Daha yapmadığın çok şey var. Belki pişmanlıkların, yapmak istediklerin, yapıyorken kıymetini bilemeyip aklında kalacaklar, sen gidince ardında kalacaklar… Neresinden bakarsan bak. Hayat şükretmeye ve kıymetini bilmeye değer. Her şeyden önce, sen buna değersin. Kimse için olmasa bile kendin için. Kendin için kendi kıymetini bil. Kendi kıymetini bilirsen, hayatın da kıymetini anlayacaksın ve elbet mutluluğa ulaşacaksın. Şükretmelisin ki bu güzel satırları yazan bir Onur Yağmur var. 🙂 Ego değil sadece kıymetimi biliyorum ve böyle de çok mutluyum. Hadi sende bana katıl! Yaşamımızı birlikte güzelleştirelim…
Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah azabınızla ne yapsın? Allah şükrün karşılığını verendir, bilendir. (Nisa Suresi, 147. Ayet)

Onur Yağmur konuşuyor. (Kendisini merak edenler için kısa bir bilgilendirme.) Lise yıllarımda Bilişim Teknolojileri bölümünü okumanın ardından sektöre devam etmek istedim ve lisans eğitimi için KTÜ İstatistik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü ile Trabzon’a geldim. AÜ Medya ve İletişim bölümü mezunu ve İÜ Grafik Tasarımı öğrencisi olarak da eğitimlerime devam ediyorum. KTÜ Girişimcilik ve Pazarlama Kulübü başkanlığını devam ettirmekle beraber, Mercek Dergisi departman sorumluluğunu üstlendim. Hayallerimi hedeflere dönüştürerek yaşayan bir Malatyalıyım ve beni okuduğunuz için teşekkür ediyorum.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
Yazılarınız çok güzelmiş Onur bey başarılarınızın devamını dilerim