Metaverse
Tekerlekten arabaya, telgraftan telefonlara, çiplerden uzay araçlarına… Teknoloji ne kadar da hızlı gelişti değil mi? Bundan 100 yıl öncesinde, bir adam çıkıp “ileride istediğiniz herkesle her an konuşabilecek, haber alabilecek, hatta havada uçarak saatler içinde Dünyanın diğer ucuna gidilebilecek” deseydi herkes gülüp geçerdi herhalde. Onlar için “mümkün olmayacak” bir durumdu.
Ama bizler teknoloji çağında yaşayarak, eskilerin “mümkün değil” dediği icatlara bizzat şahit olarak “mümkün değil” demek yerine Metin Yalçın’ın dediği gibi “Teknoloji yarışında bitiş çizgisi yoktur.” diyoruz. Dünya var oldukça bu yarış hep olacaktır. Vee bu yarışa yeni bir isim daha ekleniyor! Çok yeni olmasına rağmen gündeme bomba gibi düşen şimdiden milyonlar, trilyonlar kadar para yatırılan yepyeni bir icat “METAVERSE” Henüz yeni bir şey olduğu için bir tanımını yapmak oldukça güç. Kelime olarak Meta “öte” Verse “evren” anlamlarına gelir. Yani “evrenin ötesi.”
Metaverse , internetin ete kemiğe bürünmüş halidir. Metaverse ile oynadığınız oyunlarda, izlediğiniz
filmlerde bizzat siz olacaksınız. Ülke ülke gezip, yemeklerini tadabilecek, insanlarıyla konuşabilecek ve
gerçekten gitmiş gibi hislere kapılacaksınız.
Şöyle açıklayayım ; sizin kendinize ait bir avatarınız oluyor ve avatarınız mağazalara gidip alışveriş yapıyor, geziyor, ev, araba alıyor. Yani istediğiniz her şeyi yapabileceğiniz gerçek gibi görünen sanal bir
alem. Kulağa ne kadar da güzel geliyor değil mi? Ama o kadar güzel değil.
Metaverse ile sevdiğiniz bir film karakteri olabileceğiniz gibi; bir korku filminde muazzam korkular da yaşayabilirsiniz. İnsanların psikolojisinde ağır hasarlar bırakabilecek, sosyal bir varlık olan insanın asosyal yapabilecek, çevresiyle ilişkilerini kesip sanal alemde yaşayacağı ve daha bir çok felaketlere yol açabilecek bir buluş. Gerçek bir Dünya vaat eden ama ne kadar da sahte bir dünya. Tek bir hayatı yaşamak bile bu kadar zorken ikinci bir hayatı kaldırabilir miydik?
Teknolojinin gelişimini bana hiç masum gelmiyor. Daha çok korku duyuyorum. Aslında korkum teknolojinin gelişiminden değil teknolojinin kötüye kullanılmasından. Güç zalimin elinde olursa zulüm
de kaçınılmaz olur. Umarım güç zalimin elinde değil de vicdanlı, merhametli, insanların elinde olur.
Sevgilerle…

Merhaba, ben Nida Yaşılak. Malatyalıyım. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Hemşirelik bölümünde okumaktayım. İnsanlara yardım etmekten, gezmekten ve bir şeyler öğrenmekten müthiş mutluluk duyarım. İleride kendini geliştirmiş ve güzel içerikler üreten bir yazar olup, gençlerin hayat yolculuklarında onlara yoldaş olmak istiyorum.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim