OYALAMA DÜNYA, AYRILACAĞIZ
Bazı cümleler vardır; bir kitaptan, bir sokak duvarından, belki bir şiirden rastgele gözünüze ilişir ama içinize usulca yerleşir. Bir yabancıdan duymuş gibi değil de, sanki içinizde biri yıllardır bunu söylemeye çalışıyormuş gibi. “Oyalama dünya, ayrılacağız” tam da öyle bir cümle benim için.
Yıllar önce karşılaştım bu sözle. Hayatın yorgunluğunun içime çöreklendiği bir dönemdi. Ne ileri gidebiliyordum ne de olduğum yerde kalabiliyordum. Sanki dünya beni sürekli bir yerlere sürüklüyor ama hiçbir yere götürmüyordu. İşte o zaman bu cümleye rastladım. Ne büyük bir isyan vardı içinde, ama bir o kadar da teslimiyet… “Oyalama” diyordu — yani boşuna umut verme, avutma, erteleme. “Ayrılacağız” — yani zaten bitecek, zaten gideceğiz. Geçiciliğin en yalın ama en sarsıcı hali.
O zamandan beri bu cümleyle tuhaf bir bağ kurdum.Bazen anlamını yitiriyor gibi oluyor, bazen yeniden canlanıyor. Gün geliyor dünya oyalar gibi oluyor beni; yeni umutlar, yeni insanlar, yeni yollar sunuyor. Ama içimdeki ses hâlâ temkinli: “Oyalama dünya, biliyorum ayrılacağız.”
Ben hayata daha çok tutunduğum için sevmiştim bu cümleyi. Çünkü ayrılacağımı bildiğim için daha dikkatli bakıyorum şimdi her şeye. Bir gün gideceğimizi bilmek, her anı daha gerçek, daha kıymetli kılıyor.
Bu cümle bana sadece geçiciliği değil, değer bilmeyi öğretti. İçinde isyan var evet, ama aynı zamanda bir kabulleniş, bir farkındalık da var. Hepimiz oyalanıyoruz bir şeylerle: hayaller, planlar, ertelemeler… Ama o son sahne gelip çattığında, “oyalanmış olmak” ne tuhaf gelir insana, kim bilir.
Ben hâlâ bu cümleyi taşıyorum yanımda. Belki hayat boyu taşıyacağım. Çünkü bana her defasında şunu hatırlatıyor: Bu dünya uzun bir hikâye gibi görünse de, her an bitebilir. Bu yüzden her sayfasını sindire sindire okumak gerek.
Oyalama dünya… Biliyorum, ayrılacağız. Ama o zamana kadar, izin ver içten içe sana tutunmama.

Hayat, anıyla birlikte bir hikaye yazıyor; Bazıları muhteşem izler bırakırken, bazıları biz bilmeden akıp gidiyor. Merhaba ben Karadeniz Teknik Üniversitesi Sosyoloji 1. sınıf öğrencisi Büşra Yaren Öztürk. Burada, gençliğimi birleştirmek unutmamak ve paylaşmak için varım. Hissettiklerimi, düşüncelerimi nasıl paylaştığımı görmek üzere davetlisiniz. Hikayeme hoş geldiniz!

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim