YEDİKLERİMİZE BAĞIMLI MI OLUYORUZ?
Yeme alışkanlıklarımız kişiden kişiye ne kadar değişiyor değil mi? Yediklerimizin sağlığa etkisi de bununla değişiyor. Peki yeme alışkanlıklarımızı belirleyen şey ne? Doğrusu tek bir neden yok, her biri ayrı ilgi çekici olan bir sürü etken var. Gelin bu konuya bilimsel verilerden yardım alarak bir bakış atalım ve kendi hayatımızdaki örneklerini inceleyelim.
Yiyip içtiğimiz şeyleri belirleyen etkenler arasında genetik, sosyal etkenler, bağırsağımızdaki mikroorganizmalar, ekonomik durum gibi pek çok etken vardır. Bu yazıda hepsini ele almamız çok zor. Bu sebeple bu yazıda en az bilinen faktörlerden birini, bağırsağımızdaki mikroorganizmaların -ki bağırsak mikrobiyotası da denir- beslenmemize etkisini ve yediğimiz besinlere bizi bağımlı hale getirebilmesinin mümkün olup olmadığını inceleyeceğiz.
Bazı bakteriler bağırsakta yaşar bağırmasak da. Bu soğuk espriyi bir kenara bırakırsak bağırsak, sindirim sistemi için çok önemli olmasının yanı sıra sinir sistemleri için de oldukça önemlidir. Sinir sistemi derken genelde merkezi sinir sistemi düşünülür ki bağırsak bu sinir sistemiyle doğrudan iletişim ağına sahiptir. Bunun yanında sindirim faaliyetlerini düzenleyen enterik sinir sisteminin de önemli bir parçasıdır. Merkezi sinir sistemiyle iletişimi bağırsak-beyin ağı ile gerçekleşir. Burada vagus sinir ağı ile bağırsak sinyalleri beynin bilişsel ve ödül merkezlerine bağlanır. Bu sebeple insan davranışlarına etki edebilir. Burada bağırsaktaki mikroorganizmaların(mikrobiyota) bir faktör olduğu fark edilmiştir. Bu mikrobiyota pek çok farklı bakteri türünden oluşan dinamik bir popülasyondur. Bu mikrobiyotadaki farklı bakteri türlerinin kendilerine göre farklı beslenme alışkanlıkları vardır. Bizim beslenme stilimize göre yani tükettiğimiz besinlere göre bu türlerin beslenebilme miktarı ve popülasyon içerisinde sayılarının artıp azalışı değişebilir. Bağırsaktaki baskın mikrobiyotanın pek çok daha farklı faktöre(örneğin doğum öncesi faktörleri, doğum sonrası ve daha pek çoğu) göre değişebileceğini ve bu konunun derin bilgi ve araştırma gerektirdiğini belirtelim. Bu sebeple o kısma çok girmeyip uzmanlarına bırakıyorum. Bu bakteriler miktarlarına bağlı olarak yani olası şekilde beslenme stilimize bağlı olarak beynin ödül mekanizmalarını ve hormonal dengeyi etkileyebileceğinden pozitif bir geri besleme mekanizması oluşturması olasıdır. Yani yediğimiz besinlerin bağırsak mikroorganizmalarını,bağırsak mikroorganizmalarının da yediğimiz besinleri etkileyerek bizi onlara bağımlı/alışkan hale getirmesi mümkün olabilir gibi görünüyor [1].
Buraya kadar bazı bilimsel verilerden yardım aldık. Biraz da gerçek hayat örneklerine bakalım. Gündelik hayatta belirli besinleri tükettikçe onları daha da tüketme isteğimiz oluştuğunu çok görüyoruz. Özellikle de fastfood ürünleri gibi aşırı işlenmiş ürünler bizi kendilerine bağımlı hale getirebiliyor. Tabi bunda illaki pek çok faktör vardır ve bu konu da diğeri gibi ek bilgi ve araştırma ister, şimdilik uzmanlarına açıklamayı bırakalım. Buradaki faktörlerden biri de bağırsak florası olabilir. Tükettiğimiz besinlerin alışkanlığa dönüşmesinin yanında bazılarını bıraktığımızda eskisi kadar aramadığımızı da mesela cips, hamburger, kola gibi ürünlere ara verdiğimizde görüyoruz. Tabi burada ara verme süresi de önemli. Bu besinleri yeterince süre tüketmediğimizde bağırsak florasının normale dönmesi beklenir. Anlaşılan yediğimiz besinlerin beslenme stiline dönüşmesi olası. Beslenme stilini etkileyebilecek pek çok faktör olduğundan bahsetmiştik. Peki diğer faktörler? Genetik, sosyal etkenler, ekonomik durum? Eh, bu da başka bir yazının konusu( Evrim Ağacı topluluğuna selamlar😊 ).
[1] Erkul, Cahit, and Ezgi Sakar Schoınas. “Yeme Bağımlılığına Bağırsak Mikrobiyotası Üzerinden Bakış.”

Merhaba ben Furkan Yıldırım. Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği son sınıf öğrencisiyim. Popüler bilim, genel olarak bilim ve de teknoloji alanını önemli ve ilgi çekici buluyorum. Bu alanda hem kendim araştırmayı ve öğrenmeyi hem de bunu başkalarıyla paylaşmayı seviyorum. Keyifli okumalar!

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim