ULU’CANLAR
Bu yazıda sizlere Ulucanlar’ın buram buram yaşanmışlık kokan duvarlarını bol fotoğraflı bir şekilde bahsedeceğim. Ulucanlar 1925 ve 2006 yılları arasında Ankara’nın Altındağ semtinde var olan bir cezaevidir. 2010 yılında müze olarak ziyarete açılan Ulucanlar Cezaevi Müzesi, ilk kez 2016 yılında düzenlenen Müze Özendirme Yarışması’nın “Yaşam Kültürü Müzeleri” kategorisinde ödüle layık görüldü.
81 yıl faaliyet gösteren Ulucanlar’dan gelip geçenler ise hayli tanıdık. Bülent Ecevit’ten Muhsin Yazıcıoğlu’na Deniz Gezmiş’ten Yılmaz Güneye daha nice insan…

“Ulucanlar’dan şairler hiç eksik olmadı… Necip Fazıl Kısakürek de girdi, Nazım Hikmet de… Ahmet Arif de kaldı burada, Hasan Hüseyin Korkmazgil de… Necip fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet Ran, Sami Cebeci, Yılmaz Güney, Ahmet Arif, Hasan Hüseyin Korkmazgil, Metin Peker, Oral Çalışlar, İpek Çalışlar, Beyhan Cenkçi, Adnan Cemgil, Cüneyt Arcayürek, Fakir Baykurt ve Metin Toker Ulucanlar’da hapis yatan gazeteci, sinemacı ve edebiyatçılardandır…”




- Uçurtmayı Vurmasınlar filmi 1989 yılında bu cezaevinde çekilmiş.
(Uçurtmayı Vurmasınlar, yönetmenliğini Tunç Başaran’ın yaptığı 1989 yapımı uzun metrajlı Türk sinema filmi. Çekimleri Ulucanlar Cezaevi’nde gerçekleşti. Film, 62. Akademi Ödülleri’nde Türkiye’nin yabancı dilde en iyi film dalında Akademi Ödülü aday adayı olarak seçilmiştir.)
- Bunun yanısıra Yılmaz Güney’in Duvar filminin ilham kaynağı olmuş.




Ulucanlar’da yaşanan koca hayatlar… Yaşanan dediğime bakmayın Ulucanlar’da yaşam nedir bilmezmiş insanlar. Hırpalanan, işkenceye maruz kalan, solan nice hayatlar…
29 Eylül 1999’da başlatılan Hayata Dönüş Operasyonu sırasında cezaevinde 10 kişi ölmüş, 100’e yakın kişi de yaralanmıştır.
(Hayata Dönüş Operasyonu, Türkiye’de cezaevlerindeki bazı tutuklu ve hükümlülerinin F tipi hücre sistemine ve tecrit uygulamasına direnmek için 20 Ekim’de başlattıkları açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerine karşı, 19 Aralık 2000 tarihinde, 20 cezaevine birden yapılan, 2’si asker 30’u tutuklu 32 kişinin öldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı, yaklaşık 10000 güvenlik görevlisi tarafından gerçekleştirilen operasyonlara verilen resmi addır.)

Ulucanlar’ın bir sürü insanda bıraktığı telafisi olmayan yaraların izleri duvarlarda kalmış, tarih geçse dahi kimsenin silemediği acı dolu izler her biri…


Farkettim ki; anlatılmaya pekte müsait değilmiş aslında. Gidip görmeniz lazım çünkü Ulucanlar’ın duvarları size her şeyi anlatacaktır. Tüylerinizi diken diken eden bir gezinin sonunda gözyaşlarınızı tutamayacağınızı söyleyebilirim, zira o duvarlarda gerçekten ağlayan insanların yaşları birden yanağınızda beliriveriyor.





KAYNAKLAR:
https://tr.wikipedia.org/wiki/Hayata_D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F_Operasyonu
https://www.yenisafak.com/gundem/ulucanlar-cezaevinin-deposundan-utanc-cikti-276203
https://www.ankarahavadis.com.tr/kultur-sanat/o-odul-ulucanlar-cezaevi-muzesi-ne-verildi-h11802.html

Selaam:) Ben Zeliha Nurselin PEKER , neden bu kadar uzun bir adım var bilmiyorum:)) Tam bir Trabzonlu’yum ama mükemmel horonun adresi değilim. Gazi Anadolu Lisesi’nden mezun olup KTÜ isbb ye adım attım. Kendi çapımda bir şeyler çiziyorum ayrıca renkli çorapların hastasıyım. Büyüyünce de heçkır olacağım:)

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
Eline sağlık çok güzel bir yazı olmuş. Ankara’da gezilmesi gereken nadide yerlerden.
Mutlaka bir gün göreceğim bir yer kazandım. Ellerine sağlıkk hem yazdıkların hem de çektiklerin içinn.. 🙂
Okumak lazım, öğrenmek lazım. Yardımcı olduğunuz için teşekkürler (:
Gezilecekler listesine eklendi bile 🙂