Yenilmediğimiz Her Gece
İçinde yanan yangınlar, kül tutmaya yakın olmuş ama kimse ne görmüş ne duymuş ne hissetmiş.. Herkesin vardır bir yılı beş yıl gibi yaşadığı bir sene. Zaman sanki hiç geçmiyor. O anlar, hisler, yaşananlar.. İçine çekmiş tüm kasvetiyle. Neresine dokunsak hüzün, gözyaşı, keder.. Dokunmaktan kaçınır olmuş. Ya kanarsa dindiremezsem diye. Halbuki oluk oluk kanasa söner mi bu içimdeki yangın? Hissizleşen hislerim görülür mü?
Ah kalbim koşsan peşinden kimse görmese, duymasa, hissetmese bile yakalasan hislerini. Gece yarılarına kadar konuşsan. Çözümlesen kördüğüm yaralarını.
İyileşmeye yüz tutmuş yaralarına Sezai Karakoç reçete uzatır adeta:
“Geceye yenilmeyen her insana; ödül olarak bir sabah, bir gündüz ve bir güneş vardır.”
Geldik yine o sabahlara. İnsanın kendinden kaçtığı yeni bir gün daha.. Kendisiyle yüzleşmek acı verir. İçine attıkları yük olur sırtına. Bir ömür taşımaya yemin etmiş gibi atmaz sırtından yüklerini. Halbuki bıraksa onları istediği yerlere koşma gidecek. Tek bırakmak değil mesele asıl onları iyileştirmek. Yaraları pansuman etmek. Tam da burada Sezai’nin reçetesini tekrar yazdırmak gerekir:
Yenilmediğimiz her gecenin sabahına, bir gündüz ve bir güneş…

Merhaba, ben Nazire Köksal. Trabzonluyum. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Kamu Yönetimi 4. sınıf öğrencisiyim. Kendi yolculuğumda hissettiklerimi yazmak ruhuma iyi geliyor. Umarım yazılarımda sizin de ruhunuza dokunabilir. Keyifli okumalar dilerim.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
“Herkesin vardır bir yılı beş yıl gibi yaşadığı bir sene.” İçinde bulunduğumuz ifade edemediğimiz duygu durumunu bu kadar iyi bir ifadeyle anlatman kalbimin derinliklerine dokundu. Kalemine sağlık<3