Adolf Hitler Kimdir?
Dünya tarihinin gelmiş geçmiş liderlerinden biri, milyonlarca Alman tarafından ülkelerinin kurtarıcısı olarak efsaneleştirilen ya da milyonlar tarafından ihtiraslı bir demagog olarak insanlığı felakete sürükleyen bir psikopat. O Nazi Partisinin lideri, Alman kara, deniz ve hava ordularının başkumandanı ve devlet reisliği mertebesine kadar yükselmiş bir devrimcidir. Adolf Hitler birçok yönüyle tarihe kazınmış, kendisinden en çok bahsedilen bir adam olarak da halen anılmaktadır.
Adolf Hitler, 20 Nisan 1889 tarihinde Avusturya’da doğdu. Bilinenin aksine kendisi Alman değil, bir Avusturyalıydı. Gümrük memuru bir babanın evladıdır. Yetişmesinde babasından çok annesinin etkileri vardır. Çünkü babası zalim, nefsine düşkün, alkolik bir adamdı. Oğlunu hep azarlar ve döverdi. Bu durum, Hitlerin çocukluktan itibaren tüm yaşamında nasıl bir karaktere sahip olacağının da kanıtıydı. Babasının birçok özelliğini taşısa da babasının aksine kendisi alkolden nefret ederdi.
Adolf Hitler Eğitim Hayatı
Hitler, okulda başarısız bir portre çiziyordu. En çok tarih ve coğrafya derslerine ilgi duyar, diğer dersleri pek umursamazdı. Bu durum da öğretmenleri tarafından onun hakkında haylaz ve isteksiz öğrenci kanaati oluşturuyordu. Tarihe olan ilgisi babasının kitaplığında tesadüfen 1870-71 Alman-Fransız harbine dair bir kitabı okumasıyla başlamıştı. Bu kitabın kahramanlık hikayeleri şan-şeref sayfaları onu derin tesir altında bırakmış, bu kitaptan sonra sürekli Alman tarihiyle ilgili kitaplar okumaya devam etmişti. Kitaplardan öğrendiği bilgiler ışığında Almanya üzerinde düşünmeye başlamıştı. Küçük yaşında, özellikle Avusturya ve Almanya’nın aynı ırktan olmasına rağmen niçin ayrı birer devlet olduğunun muharebesini o günlerde yapardı. Babası öldükten kısa bir süre sonra verem olan Hitler hastalığı nedeniyle bir yıl okula gidememiş, nihayet zorla gittiği okulunu ressam olma sevdasıyla bitirmişti. Üzerinden büyük bir yükün kalktığını ve emellerine ulaşmak için adımlar atma vakti geldiğini düşünmeye başlar.
Hitler, annesinin de desteğini alarak 15 yaşında öteden beri düşlediği ressam olma hayalini gerçekleştirmek için Viyana’ya gitmeye karar alır. Fakat Viyana’ya gelen Hitler, bir umutla güzel sanatlar akademisine müracaat yapar fakat yetenek imtihanında başarılı olamaz. Şansını akademinin mimarlık bölümü için de zorlasa da ortaokul mezunu olduğu için o ümidi de boşa çıkar. Bu yüzden tekrar yaşadığı yere, linze geri döner.
Zor Günleri
Yıl 1909, 20 yaşındaki Hitler ebeveynlerini kaybedince beş parasız ve sefil bir durumda kalır. Hiç kimseden bir destek göremeyen Hitler kendi yoluna bakar. İki kardeşini Linzde bırakan Hitler tekrardan bir umut Viyana’ya gitmeye karar verir. Vatansız bir milliyetçi olan Hitler, Viyana da hayatta kalabilmek için önce düşkünler evinde kendine kalacak bir yer bulur, sonrada bedava yemek dağıtan yerlerden açlık ihtiyacını gidermeye çalışır. Hitler çoğu kez bu halinden tiksiniyordu ama gerçeklerden de kaçamıyordu. Hitler şehri biraz tanımaya başlayınca kenar mahallelerinde bir evin çatısına taşınır. Önüne gelen her işi yapmaya başlar ve bu şekilde para kazanmaya yolunu izler. Çizimleri iyi olan Hitler bu yeteneğini de kullanarak yaptığı çizimlerini satarak hayatta kalmaya çalışır.
Bu zor günleri Hitler şu sözleriyle anlatıyordu.” Hayatın güçlükleri ruhumu sertleştirdi ve bana yaşamasını öğretti.”
Adolf Hitler Siyasi Görüşü
Bu zor günlerde Hitler’in siyasi düşüncesi de olgunlaşmıştı. Kadere inanan bir milliyetçi olmuştu. Ona göre Viyana da resmî makamları, Çekler işgal etmişler ve Almanya’ya karşı büyük bir nefret duyuyorlardı, Hitler o yaşlarında bile bu durumu asla kabullenemiyordu. Ve şöyle diyordu:
“İlk gençliğimden beri şuna inanmıştım ki Alman ırkının emniyeti için Avusturya’nın yıkılması lazımdı ve haneden vatanperverliğe milliyet hissi ile aynı şey değildi…”
Hitler Viyana’nın geleceği hakkında çok fazla kafa yoruyordu. Onu en çok düşündüren konu servetin en üst derecesiyle, sefaletin en alt derecesinin bu şehirde nasıl yan yana yaşıyor olmasıydı. Ona göre bu durum büyük iktisadi hatalardan ileri geliyordu.
Hitler Viyana da sefalet içinde gezerken, Alman ırkının tehdit eden üç etkenin olduğunu düşünüyordu. Bu etkenlerden ilki Yahudilerdi. Hitlere göre Yahudiler, Alman ulusunun tüm para kaynaklarının başına tutmuş ve milletin daha fazla fakirleşmesine sebep olmuştur. İkinci neden Marksizm’dir. Ona göre Marksizm, Yahudilerin dünya egemenliğini sağlamak için yine Yahudiler tarafından kurulmuş bir ideolojidir. Üçüncü neden ise demokrasiye dayanan Parlamenter sistemdir. Ona göre, demokrasi Marksizm’in güçlenmesi için uygun bir ortam yaratmaktır.
Hitler’in asıl politik yaşamı ise 1919’da alman işçi partisine üye olmasıyla başlar. Hitler bu partiye üye olduktan sonra partinin başkanlığına geçer. Ve partisinin adını Alman Nasyonal Sosyalist Partisi, Yeni Nazi olarak değiştirir. Hitler ve partisi böylelikle Almanya da yeni bir figür olurlar. Daha sonra Münih sokaklarında bir eylem gerçekleştirirler. Fakat o eylemden sonra başarısız olan Hitler, partisinin kapatılmasına ve kendisinin de beş yıl hapis almasıyla sonuçlanır. Hapis hayatı süresince ünlü eseri olan kavgamı kaleme alır.
Hapis sürecini bitirdikten sonra tekrar partisinin başına geçen Hitler, bir dizi başarısızlığın ardından 1933 seçimlerinde %43 oy alarak Almanya’nın başına geçmiş olur. İktidarının yıllarında birçok yenilikler yapan Hitler, kendine rakip olarak sadece Yahudileri görür. Hayatı boyunca da Yahudilerin deccalı olarak her daim enselerinde olur.
Yahudilere Karşı Tutumu
Hitlere göre, Yahudi meselesi bir akide meselesi değil bir ırk meselesidir. Hitler, Yahudilere karşı sert bir tutum sergiliyordu. Ve Yahudiler hakkında şöyle düşünüyordu.”Yahudiler, katiyen kendi malı bir medeniyete sahip olmamıştır. Onlar daima diğer halkların gövdesine parazit olmuştur. Daima yer değiştirmiştir. Fakat bir göçebe olduğu için değil, kötü muamele ettiği ev sahipleri tarafından bir memleketten başka bir memlekete kovulduğu için. Yahudi asla kendine mahsus bir devlet yaratmaya muktedir olmamıştır. Çünkü bir devlet için elzem olan şey, idealizmdir. Bu da Yahudilerde yoktur. Yahudi zekası asla yapıcı olamaz.” Şeklinde Yahudileri tanımlıyordu.
Adolf Hitler Hakkında Bilinmeyenler
- Hitler’in ilk aşkı bir Yahudi’ydi. Ancak hiçbir zaman cesaretini toplayıp ona bu hislerini açıklayamadı.
- Hitler tarihte halk için sigaraya karşı hareket başlatan ilk liderdir.
- Hitler bir vejetaryen idi. Ve hayvanların kesilmesini zorlaştıran yasalar çıkarttı.
- Hitler 1939 yıllında Nobel Barış ödülüne aday gösterilmiştir.
- 1.Dünya savaşı sırasında bir İngiliz asker, yaralı bir Alman askerin hayatını bağışladı. Fakat bu hayatında yaptığı en büyük trajik hataydı. Çünkü o asker Adolf Hitlerdi.
- Adolf Hitler 1983 yılında Times Dergisi tarafından yıllın adamı seçilmiştir.
- Kendisinin liderliğinde kurulan toplama kamplarına bir kez bile gitmedi. Ama orada onların sorumlusu kendisiydi.

Merhabalar, ben Çiğdem Bora. Tekirdağ’da yaşıyorum. Karadeniz Teknik Üniversitesi sosyoloji bölümü öğrencisiyim. Yazı yazmaktan, duygularımı sayfalara aktarmaktan keyif alıyorum ve bu keyfime ortak olmanız için yazılarıma bekliyorum. Şimdiden iyi okumalar.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim