Mart Ayının Altın Bileziği: Marteniçka
Her ritüel veya her bayram belli başlı zamanlarda, belirli amaçlar doğrultusunda kutlanır. Fakat genel olarak bakıldığında çoğunun amacı baharın gelişini kutlamaktır. Bu kutlamalardan biri olan Marteniçka, baharla anlam kazanan ritüellerden bir tanesidir. Mart ayı boyunca süren bu etkinlik, aslında Nevruz Bayramı’nın bir parçasıdır. Genel olarak Marteniçka olarak bilinse de “Martinka”, “Marta Nine”, “Martipi” ve “Martenista” gibi isimlerde kullanılmaktadır.
Uzun yıllar boyunca Bulgaristan’da yaşayan Türkler, kendi ülkelerine göç etmesiyle beraber hem fiziki olarak kendilerini hem de manevi olarak orada kazanmış oldukları kültürlerini de kendi yurtlarına taşımıştır. Bir Bulgar geleneği olan Marteniçka’da, yaşanan göçlerle beraber Türkiye’ye taşınmış bir ritüeldir. Yaygın olarak Trakya ve Batı Anadolu bölgesinde uygulanmıştır ve günümüzde de halen uygulanılmaya devam edilmektedir.
Mart, bahar dönemini temsil eder ve bu dönemde leylekler göç etmeye başlar. Mart ayı boyunca doğanın uyanışına eşlik eden martinkalar da bu göç ile takılmaya başlanır. Tercihe göre bileğe ya da yakaya takılarak bir dilek dilenir. Daha sonra leylek görüldüğü zaman takılan süs çıkartılarak çiçek açan bir ağaca, eğer ağaç yoksa taşın altına koyulur. Taşın altına koyulduktan bir süre sonra bolca karınca görülürse o yılın bereketli geçirileceğine inanılır. Martinka kırmızı, beyaz yün iplerden yapılır ve bir rivayete göre kişinin kendisi değil sevdiği birinin ona bu süsü takması gerekir. İplerin bu renk seçilmesinin nedeni kırmızının sağlığı ve gücü, beyazın ise uzun ömrü simgelemesidir. Aynı şekilde Türk kültüründe de kırmızı ve beyaz renk birden fazla sembolik anlam içerir ve bu anlamlardan biri Türk bayrağının ana renklerini temsil etmesidir.
Martinkanın ya da diğer ismiyle marteniçkanın ortaya çıkışıyla ilgili birden fazla rivayet bulunur. Bunlardan biri, Nuh Tufanı’nda kara parçası gördüğünü haber veren güvercin ağzında beyaz ip parçası taşımaktadır, fakat yolda yaralanır ve ipe kan damlar. Daha sonra bu ip kutsal hale gelir. Diğer bir rivayet ise, bir kırlangıç Bulgarlar arasında habercilik yapar. Verimli bir toprak bulduğunu haber veren kırlangıç yolda yaralanır ve mesajın üzerine kanı damlar. Mesajı açan kişi de bu kırmızı beyaz nesneyi kutsal bulup koluna takar. Daha sonraları bu gelenek haline gelir.
Mart ayının ortalarını yaşıyoruz, fakat marteniçka takmadıysanız ya da unuttuysanız hala bir şansınız, gerçekleşmeyi bekleyen bir dileğiniz olabilir. Vakit kaybetmeden siz de kırmızı- beyaz iple kendinize bu süsünü yapıp leylek görmeyi bekleyebilir ardından bir ağacın dalına ya da bir taşın altına koyup bereket dileyebilirsiniz.
Taşın altında bol karınca görmeniz dileğiyle…

Merhaba! Ben Rümeysa Demircan. Karadeniz Teknik Üniversitesi sosyoloji bölümü öğrencisiyim. Kendi çapımda bir şeyler üretmeyi ve bunları yazıya aktarmayı seviyorum. Bu yazılarımı sizinle paylaşmaya geldim. İyi okumalar dilerim…

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim