Dünyanın 6. Büyük Deniz Gücü: PEPSI
Pepsi’nin dünyanın 6. büyük deniz gücü olduğunu biliyor musunuz?
Makalenin başlığı okuyucular için garip görünebilir. Bazıları, haklı olarak burada bir yazım hatası olduğunu düşünebilir. Çünkü aynı cümlede “Pepsi” ve “askeri güç” kelimelerini kullanmak normalde gerçekten zor. Pepsi ve Coca Cola savaşı bizim kuşağımızın açık bir fenomeni. Pepsi’nin gerçek bir donanmaya sahip olduğuysa az bilinen bir gerçektir. Evet, Pepsi 1990’ların başında büyük bir deniz kuvvetleri edinmişti. Ama nasıl? Hikayeyi okuyalım.
Soğuk Savaş sırasında ABD Başkanı olan Eisenhower, kapitalizmin komünizm üzerindeki faydalarını göstermek üzere Amerikan yaşam tarzını sunmak için Sovyet sosyal hayatına girmeyi planlıyordu. ABD hükümeti Temmuz 1959’da Moskova’da “Amerikan Ulusal Sergisi” ni düzenledi ve Amerikan hükümetini temsil etmek için Nixon’u (ABD’nin gelecekteki başkanı) gönderdi.
Sergide Sovyet lideri Kruşçev ve Nixon bir araya geldi. Komünizmin ve kapitalizmin yararları hakkında bir tartışma başlattıklarında Amerikan teknolojisindeki ve tüketici ürünlerindeki en son gelişmeleri izliyorlardı. Konuşma baskısı ve sıcak hava Kruşçev’i belirgin bir şekilde terletti. O zamanlar Pepsi’nin pazarlama başkan yardımcısı Donald M. Kendall, Kruşçev’e yardım etmeye koşarak ona bir bardak Pepsi uzattı.
Bu yeni içeceğin, 1972’de Pepsi ürünlerini ülkelerine kalıcı olarak getirecek bir anlaşma yapmak isteyen Sovyet yetkilileri üzerinde önemli bir olumlu etkisi olmalıydı. Ancak, paraları dünya çapında kabul edilmediğinden, bu ithalatın karşılığı olarak nasıl ödeme yapacakları konusunda bir sorun vardı. Çözüm votka ile ödeme yapmaktı. Sovyet hükümetinin elinde büyük miktarda votka vardı, çünkü bu içeceğin markalarının çoğu devlete aitti. Bu yüzden SSCB’nin Stolichnaya votkasıyla ödeme yapacağı kabul edildi. Bu anlaşma ile Pepsi SSCB’de satılan ilk Batı ürünü oldu.
Pepsi Deniz Filosu:
1980’lerin sonlarında, Rusya’nın, ülkelerinde Pepsi’ye hizmet etme konusundaki ilk anlaşmasının süresi dolmak üzereydi, ancak bu sefer votkalarının maliyeti karşılamak için yeterli değildi. Ayrıca, 1980’de ABD, SSCB’nin Afganistan’ı işgali nedeniyle votka içeren Sovyet ürünlerini boykot etti. ABD devleti artık Rus votkasını kabul etmese de, Pepsi ihtiyaç duyduğu parayı farklı bir şekilde istedi. Bu sırada SSCB, uluslararası piyasalarda ruble değişimi konusunda hala zorluk çekiyordu, bu yüzden alternatif bir ödeme yöntemi bulmak zorunda kaldılar.
1989’da Sovyet hükümeti ve Pepsi, Pepsico’nun 17 eski denizaltıyı ve bir kruvazör, bir fırkateyn ve bir muhrip de dahil olmak üzere üç savaş gemisini hurdaya çıkarmak için aracı görevi gördüğü garip bir anlaşma imzaladı. Bu deniz varlıklarıyla ne yapacağını bilmeyen Pepsi, başlangıçta teklif konusunda ihtiyatlıydı. O zamanlar dünyanın 6. büyük donanması olan bu filonun toplam değerinin 3 milyar dolar olduğunu öğrendikten sonra Pepsi anlaşmayı kabul etti.
Sadece birkaç gün…
Bu 17 denizaltı, Pepsi’yi birkaç gün boyunca dünyanın 6. en büyük askeri gücü haline getirdi. Ancak Pepsi gemileri hurdaya çıkarılması için hemen Norveç’e gönderdi.
İlk duyduğumda ben de şaşırmıştım. Güzel bir hikayesi olsa da köklü bir geçmişi olmayan bu hikayeyi ilginç bulduğum için konu edindim kendime. Yazıyla alakalı düşüncelerinizi yorumlarda benimle paylaşabilirsiniz. Burada noktalayarak sizi Allah’a emanet ediyorum. Yeni yazılarda görüşmek üzere. Selametle!

Makina mühendisliği öğrencisi olan amatör bir fotoğrafçı. Aklı biraz “havada” 🙂


SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim