Kaybediş
Dinlediğin şarkıları her notasına kadar içime çekmeye çalışıyorum. Anlayamıyorum ne kadar anlamak istesem de. Yüreğimdeki son kıpırtılar uçup gidiyor. İçimdeki çocuk yavaş yavaş yok oluyor. Gitmeye çalışıyor, bileğinden tutup dur diyorum. Sonunda bileği morarıncaya dek tutuyorum. Sustun. Sadece sustun. Şu an farklı denizlerin kokusunu içimize çekiyoruz. Kalbimde saplanan bu keskin ağrı ne zaman geçer, bilemiyorum.
Duygularımı anlatmakta bir hayli zorlanıyorum. Halimi sorduklarında boğazım düğümleniyor adeta, yutkunamıyorum. Artık kalbimdeki ağır yükü taşımaktan çok yoruldum. Sokağın ortasında bağırıp çağırmak istiyorum. Acıyor. Ve acıyı anlatamıyorum, hiç geçmeyecekmiş gibi duruyor. Öyle derine inmiş ki yara kalbimi açıp sarsanız geçer belki.
Unutmaya çalışıyorum. Sensizliğin bana iyi geldiğini söyleyip kendimi kandırıyorum. Duvara toslamış gibi oluyorum. Sokaklara atıyorum kendimi. Belki dolaştığımız o yerlerde anılarımızı tekrar yaşamak için. Sen yoksun. Yine kendimi daha fazla yaralamaya çalışıyorum. O anılardan geçerken sızlıyorum. Kendimi ararken her seferinde daha çok kayboluyorum.
Varoluş
Kötü anılarımın başlangıcı olarak belirlediğim şarkıyla barıştım. Artık kaçmıyorum ondan. Sadece tınısına, melodisine veriyorum kendimi. Tamam içinde hala olumlu sözler yok ama gözlerimi kapatıp müzik aletlerinin sesine odaklandığımda keyifleniyorum nedensizce. Birçok şey ile barıştım belki de. Değişen zamanla, hayatla, en çok da kendimle. Kendime kızmayı bıraktım artık. Mantığımın önüne geçti hislerim. Akışım belirsiz, ben durgun.

Merhabalarr, ben Günay Koz. Karadeniz Teknik Üniversitesi İç Mimarlık öğrencisiyim, Trabzon’luyum. Genelde hayatı olabildiğince dolu dolu yaşayan ve her alanda küçük de olsa kendime bir şeyler katmaya çalışan biriyim. Yazılarımı bir çok faktör etkileyeceği için içerik hakkında bilgi veremeyeceğim. Yani sürpriiiz. 🙂 Yazılarımın evreninde buluşmak üzere…

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim