Yaz Gelirken Yaz
Bir Yıl Önce…
Havaların iyice ısınmasını fırsat bilmiş, bütün kışın kirini fayanslarında taşıyan balkonumu yıkamaya karar vermiştim. Yaz sezonuna geçerken, balkondaki çay sefalarıyla da buluşma vakti gelmişti. Karton toplayan yaşlı amcanın kafasını izlerken içeceğim çaylar…
Küçüktür evimin balkonu. Bir ben sığarım, bir de demliğim. Bazen ince bellim eşlik eder bize bazen de kupa bardağım. Manzaram da çok güzel değildir. Diğer binalar ile çok yakınızdır. Sanki elimi uzatsam diğer balkonlarda çay içen ailelerden bisküvi alabilecekmişim gibi. Çay sefasını birlikte yapıyormuşuz gibi. Birbirimize çok yakınız, birbirimizden çok uzağız.
Balkonumun tam önünde bir çöp tenekesi var. Bazen koku yapıyor. Bazen birisi ateş atıyor. Gözümün önünde cayır cayır yanıyor. Kiminin eski eşyaları, kiminin bitirdiği kitapları, kiminin kurtulmaya çalıştıkları, kiminin yemek artıkları.
Karton toplayan amca geliyor her gece. Birilerinin geçmiş kırıntılarında kendi geleceğini arıyor. Birilerinin bıraktıklarına tutunarak bir şeyler kurmaya çalışıyor. Bir çöp tenekesinde yeni umutlar arıyor.
Bugün…
Karton toplayan amca artık hayatımda yok. Eskisinden daha farklı bir çevrem, bambaşka bir manzaram var. Bugün piyano, keman ve gitar çalabilen cilveli bir kız çocuğu gördüm. Piyano çalmak için oturduğunda ayakları yere yetişmiyordu. Bembeyaz elbisesinin altında babet ayakkabıları vardı. Ailesinin ona verdiği kıymet, giyimdeki özenden kolayca anlaşılıyordu.
Bir konser akşamı, balkonda çay sefası yok. Havaların ısınması ile beraber dünya telaşı daha sıkıcı bir hal almıştı. Akşam içimden geçen tek şey ise soğuk bir kola olmuştu. Karanlık bir odada diğer insanlardan uzaklaşıp kendi benliğini yazan biri olmuştum bu sene.
Geçmişte yaşadıklarım da bugünkü telaşlarım da hepsi benim yaşadıklarım. Kendi benliğimi yazmak demek yaşadıklarımı hazmetmek kendime kabullendirmek demek. Yaşadığım duyguların içime dokunmasına izin vermek demek. Karton toplayan amcayı özledim. Evimin çöp tenekesini gören manzarasını da. Bu gece kimse ile konuşmadan kendi benliğine dokunan biri olmaya çalıştım. Buna ne kadar ihtiyacımın olduğunu da geçen yıl bu zamanlar yazdığım yazı ile anladım.
Anıları yazmak aslında ne kadar da kıymetliymiş. Bir anımı okumak beni bugünkü duygularıma dokunmaya kadar sürükledi…
Bu sene yaz çok iyi geldi. Bu yaz, sen de yaz…

Onur Yağmur konuşuyor. (Kendisini merak edenler için kısa bir bilgilendirme.) Lise yıllarımda Bilişim Teknolojileri bölümünü okumanın ardından sektöre devam etmek istedim ve lisans eğitimi için KTÜ İstatistik ve Bilgisayar Bilimleri bölümü ile Trabzon’a geldim. AÜ Medya ve İletişim bölümü mezunu ve İÜ Grafik Tasarımı öğrencisi olarak da eğitimlerime devam ediyorum. KTÜ Girişimcilik ve Pazarlama Kulübü başkanlığını devam ettirmekle beraber, Mercek Dergisi departman sorumluluğunu üstlendim. Hayallerimi hedeflere dönüştürerek yaşayan bir Malatyalıyım ve beni okuduğunuz için teşekkür ediyorum.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim