Yazmayı Deniyorum
Zamansız doğuyor, zamanla büyüyor, zaman sonra gidiyoruz.
Zamanı kendimizce yorumluyoruz. Vakit, bizimle akıyorsa normal, biz duruyorken akıyorsa yavaş, biz koşuşturuyorken akıyorsa hızlı geçiyor.
Ve biz hep bekliyoruz.
Zamansız gelenlere şaşıyor, geç gelenlere burun kıvırıyor, daha çok bekler hale geliyoruz.
Yaşam boyunca paha biçilemeyen ve ölümle elimizden uçup giden, telafisi olmayan zamanımıza kıymet verirken tahammülsüzleşiyoruz. Adım atmaya takatimiz kalmıyor. Mesela daha fazla insan tanımak istemiyoruz. Bir “merhaba” ağır geliyor dilimize. Bu kadar yükün üstüne bir insan yükü daha eklemek istemiyoruz-belki de haklı olarak.
Oysa zamanla büyürken özenle seçmiyor muyduk hayatımıza girecek insanları?
Tanıdıkça öğreniyor, öğrendikçe kaçıyorduk. Peki bu zamansız kaçışlar nereye?
Nereye olduğunu bile sorgulayamadan telaşa kapılıp kaçmaya devam ediyoruz. Böylece yalnızlaşıyoruz, en azından öyle hissediyoruz. Ve dalıyoruz hayal dünyasına. Önce o dünyayı bir güzel temizliyoruz. Sonra besliyoruz onu, okuyarak. Sözcüklerin kabarcıklarında nefesleniyoruz. Kitaplarda seviyoruz, kitaplarla ağlıyoruz, kitaplara gülüyoruz. Kaçıyoruz onlara. İyice dertlendiriyor kitaplar bizi. Bulutun yağmura doyması gibi doluyor yüreğimiz anlam veremediklerimizle.
Doyan bulut yağar. Dolan yürek ne yapacak?
Yalnızlığımıza çare ararken bir de bu doluluğa çare arar oluyoruz. Fıtrattan kaynaklı olsa gerek kalem alıyoruz elimize. Bir şeyler karalasak bir yudumluk nefes alacak gibiyiz. Peki ne yazılır? Nasıl yazılır? Neden yazılır? Ne zaman? Kime?
Yazmak…
Yazmak bence seni dinlemeyenlere inat bir bardak çay eşliğinde kendinle ettiğin sohbettir, damakta lezzeti kalan. Yazmak içindeki çocuğu kucaklamak, ona pamuk şeker ısmarlamaktır. Yazmak kendine vakit ayırmaktır. Anne şefkatiyle okşar gibi yoklamaktır yüreğini. Dış dünyanın dayattığı ezbere karşın inatla akıldan konuşmaktır yazmak. Yazmak silmektir, kendi ellerinle çizdiğin sınırlarını.
Bizce ile başladım, bence ile sona geldim. Peki yazmak nedir sence?

Merhaba, ben Ayşe Hanım AŞIK. (Kod adım: AHA :D) Karadeniz Teknik Üniversitesi İçmimarlık öğrencisiyim.Kız kardeşimle vakit geçirmeyi, kendi çapımda sulu boya resim yapmayı, ne kadar zorlasa da bölümümü, maviyi, denizi (malum Ankaralı olmak bunu gerektirir) ha bir de okumayı çok seviyorum. Okuyarak doğru ve kibar düşünmeyi öğreniyorum. Biraz da yazmayı deneyeyim dedim…Heyecanlıyımmm… Yazılarımda görüşmek dileğiyle…

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim
Oysa zamanla büyürken özenle seçmiyor muyduk hayatımıza girecek insanları?
Neden yazar insan?
Bir sonbahar sabahında sıcak çayını içme hayali yaşamak için yazar insan.
Ona söyleyemediklerini yazarak söyler insan. Merhaba hasretini yazarak cevap alır insan.
Yazmak bir merhaba ile başlar.
Merhaba
Doyan bulut ne yağar, dolan yürek ne yapar?
Yüreğine dolan dert gibi görünse de kalan ömrüne bir rehberdir nihayetinde… O rehberin pusulası yazı, ibresi kelimeler… Bırak taşsın yüreğin, ibre dönsün, pusulan seni hep layık olduğun yerlere götürsün…
İlham gelsin yazacağım dedim ama ne kadar gelirse gelsin senin kadar güzel şeyler yazamayacağım galiba..düşüncelerimi dökmüşsün.”yazmak bence seni dinlemeyenlere inat bir bardak çay eşliğinde kendinle ettiğin sohbettir,damakta kalan.” Benim gözümde bir Canan Tan’dan fazlasın şuan
Harikasın canımmm herşeyi çok güzel yaptığın gibi bunuda başarmışsın tebrikler görümceciğim.
Ellerine sağlık kardeşim , yine çok güzel bir yazı olmuş , sen yaz biz okuyalım 🙂 Nereden başlarsan başla ne yazarsan yaz kendini okutacağına eminim 🙂 Yazıyı okurken sık sık kendimle hesaba girdim kendimle ama bu hesap kaç yaşında olursam olayım sonu anlaşmaya varamayacak bir hesap gibi geldi bana , hadi buna insanın fıtratından ya da benim fıtratımdan diyelim. Yazıyı okurken bunu farketmek karanlığa bir ışık tutmak gibi oldu. Nereden Başlamalalı ? sorusuyla başlamalı o halde 🙂
Yazmak yalnızlığı unutmaktır. Yalnız kalınca kendisi ile dertleşir insanlar. Zaten insanı en iyi kendisi anlar. Bu yüzden yazmak en çok kendine güvenmektir. Bence yazmak bir terapi de olabilir. Yazarken sen iyileşirsin okurken bir başkası…