Bir Ağustos Gecesi bölüm 3
Bir Ağustos gecesi
Bölüm 3
“Merhabalık insan”
“Saatler, günler, aylar, yıllar ve larlar… Bugünü ben seçmedim. Yarını da ben yaşamadım. Doğduğumda kış olmasını ben istemedim. Büyümeyi ve böyle konuşmayı ben istemedim. Hiçbirini ben seçmedim. Sizler, hep ben seçmişim gibi konuştunuz. Siz hayatınızı hep seçmiş gibi konuştunuz. Sizler hayatı boyunca hiçbir güce gelememiş canlılarsınız. Sadece yaşamak ve kendinizi üsttün tutma sanatında başarılı olacaksınız.” Demişim en son yazdığım yazıda. Ne için yazdığımı bilmiyorum. Belki de doğru düşünmüyorumdur.
Sen rahatsın tabii. Sıcak bir yuvan var kedicik. Senin adını koymak lazım. Ama önce işlerimi halletmem lazım. Şu sütü ve suyu buraya koysam rahat olur herhalde. Aa senin aşırılarını da yapmak lazım şimdi. Onu da yarın yaparız. Görüşürüz kedicik.
En son ne zaman birisine görüşürüz dedim hatırlamıyorum. Ufak adımlarla merdivenden inerken düşünmeye çalıştım lakin gelmiyordu aklıma.
Kapıda açtığımda sesler geliyordu.
“Katilim ben, katil oldum ben”
Bu sesler neydi. Baktığımda adını ve kendisini tanımadığım birisi. Lakin yollarda ve mahallede gördüğüm birisi idi.
Bana yaklaştı hiç bakmadan yürüdüm. Sesi buraya kadar geliyordu. Yaklaşıyordu. Önüme geçti. Önce göz göze geldik. Anlatmak istediği bir şey vardı.
- -Ben büyük bir seri katıl oldum
- -Ne anlamadım?
- -Seri katil oldum
- -Nasıl?
- -Beni kim üzdü ise hepsini öldürdüm. Hiç korkmadım. Yıllarca bunu yapmak için çok düşündüm. Sonunda yaptım. Bana öyle bakma. Bunu yaparken kan akmadı… Sadece saniyeler saçlarımı beyazlatırken onları. Zamanın içinde yok ettim. Şu an aklımın en derin mezarlığına gömüyorum.
- -Sadece 1 tanesi için çok ağladım. Bak gözüme bir tane yaş var mı? Yok. Onu gömerken göz yaşlarımı görsün istedim ve gömdüm. Şimdi oldukça mutluyum.
- -Korkarak dile getiriyorum ama ne yaptınız?
- -Hepsini aklıma gömdüm. Canlı olarak hayatlarını sürüyorlar. Benim düşünce evrenimde ise öldüler.
- Durdu ve bir anda yüz ifadesi değişti. Üzülmüştü. Değişik bir ruh haline geçti. Şimdi ağlamaya çalışıyor gibi idi.
- -Şimdi ise çok korkuyorum.
- -Neden
- -Yalnız kaldım. Topraktan çıkarırsam yaşarlar mı? Ama o zaman yine…
- -Ne yine?
- -Dur gitme!
Koşarak uzaklaştı. Nasıl bir an yaşadım. Ne olmuştu bu adama. Çok tuhaf bir andı.
Yoldan geçen tanıdık yüzleri görünce merhabalaşmak çok güzel. Ya da kimisine göre yoldan geçen bir merhabalık insandım.
İşlerimi hallettim ve deniz kıyısına her zaman yerime oturdum. A yine o kadın orada idi. Ellerim ve bedenim otura dursun kafamı ona doğru çevirip baktım. o da bana bakmış idi. Gülümsedi. Bende ona hafifçe gülümsedim.
Bana baktı ve bana doğru gelmeye başladı. Şimdi ne yapacağım. Yavaş adımlarını ve rüzgârdan dalgalanan saçlarını ağırlaşmış şekilde izler gibiydim bana yaklaştı ve
- Merhaba.
Devamı bir sonraki ağustos akşamında…
Birinci Bölüm : Bir Ağustos Gecesi bölüm 1
İkinci Bölüm : Bir Ağustos Gecesi bölüm 2
Üçüncü Bölüm : Bir Ağustos Gecesi bölüm 3
Dördüncü Bölüm : Bir Ağustos Gecesi bölüm 4
Fotoğraf : İnanç Akyazı arşivinden bir videodan alınmıştır. (5846 kanunu ile korunmaktadır.)

Merhaba, ben İnanç Akyazı. Karadeniz Teknik, Atatürk, Trabzon ve İstanbul üniversitesinde okumaktayım. Felsefe, edebiyat , teknik-bilim pazarlama, reklamcılık ve sanat ile uğraşmaktayım.

SİMANIN KIYILARINDA: “YILDIZLARIM”
Güven
Birer Toplam
Kalbim